Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
469
 

Altıncı mektup

Şubat 2001, Ankara

Mektuplarını alınca çok seviniyorum Recai...

Sanki sen Anadolu’nun bir dağ köyünde yalnız biri; bense, ülkenin başkentinde, yığınlarca insanın içinde yalnız bir adamım. Böyle düşünüyorum kimi zaman…

Gidip gelenlerse iki yalnız adamın mektupları...

Biliyorsun 26 Şubat Hasan Âli Yücel’in ölümünün 40. yılı. Bununla ilgili sinevizyon programı hazırlamak istedik. Maddi alt yapıyı çözemedik. Kamera, kurgu ünitesi, sponsor bulamamak bir yana, gönül adamı, ilgili birilerini bulamamak beni üzdü...

Yine de sesimizi duyuralım, Hasan Âli Yücel’i anlatalım insanlara dedim. Yazı yazdım. Mete de yazdı. Mete’nin yazması çok hoşuma gitti. O çaba, o coşku görmeye değerdi doğrusu. Mete’nin yazısının yayınlanmasını benim yazımın yayınlanmasından daha çok istedim.

Olmadı, yazılarımızı yayınlayacak bir dergi bulamadık. Ne Mete’nin yazısı yayınlandı ne benimki...

“Yılmayacağız elbette, eli kalem tutan yazacak.” demişti yıllar önce Ankara’da bir sohbette, rahmetli Abdulkadir Bulut...

Yazacağız evet, aydınlık için, paylaşmak için, çoğalmak için. Yazmamızı istemeyenlere inat olsun, hep yazacağız...

Yazmak, resim yapmak, türküler söylemek...

Kendimizi anlatmanın, çevreyle iletişim kurmanın farklı yolları...

Hepsi de çok insanca, insana özgü...

Yazı yazan, resim yapan, türkü söyleyen bir inek olduğunu sanmıyorum.

Yazıdan korkan, resimden kaçan, türküleri ürkütücü bulan, inek gibi insanlar var mı peki?...

Evet, var!.. Hem bunların sayısı epey de çok...

Olsun, yine de yazmalı, resim yapmalı, türküler söylemeliyiz...

Bu arada, senin resim çalışmaları nasıl gidiyor Recai?...

Yeni çalışmalarını merak ediyor, görmek istiyorum. Bir de, önceki mektubumda anlattığım, Mustafa Necati, Hasan Âli, onların çevresi, yaptıkları konulu resim çalışmalarına hayır demediğini, ortam olduğunda bu tür çalışmalara gireceğini düşünüyorum. Yanılıyorsam, yanıldığımı söyle...

Unutmadan, o günlerle ilgili fotoğraf, çizim vb. görsel gereç bulursam sana göndereceğim. Çerçeveyi oluşturmada kimi ipuçları verir belki...

Kimileri çalıp çırptıklarıyla var bu dünyada, kimileri ürettikleriyle...

Kuşkusuz biz ikinci grupta yer alıyoruz...

O halde, her zaman, her yerde, her koşulda üretime devam...

Ne kadar üretirsek o kadar var oluruz diye düşünüyorum...

Dileğim, üretimin, mutluluğun çok, dertlerin, sıkıntıların yok olsun...

Gelecek günlerde yine haberleşmek, görüşmek umuduyla...

Fuat OVAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 860
Kayıt tarihi
: 30.06.10
 
 

Kamu yönetimi alanında yüksek lisans yaptım. İletişim, medya sektöründe çalışıyorum... Yazmayı se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster