Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '06

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
538
 

Altta kalanlar

Altta kalanlar
 

" Batı' nın bugünkü uygar İngiltere' si, milyonlarca ezilmişin cesedinin yer aldığı temel üzerinde inşa edilmiştir. " " Londra' da öyle sokaklar vardır ki, burada yaşama gözlerini açan çocukların yüzde ellisi, iki yaşına varmadan ölür. Geriye kalan çocukların yüzde ellisi de beş yaşına ulaşmadan yaşama gözlerini yumar. Denilebilir ki, buralarda korkunç bir katliam hüküm sürmektedir. Londra'nın kenar mahalleleri, ucu bucağı belirsiz bir mezbahadır."

Jack London 1901 yıllarında İngiltere'nin Doğu Yakası'nda insanların arasına karışarak onlar gibi yaşayarak, ordaki sefalet, yoksulluk, hastalık açlık, ölümü kitapta kendi üslubuyla anlatmaktadır. Bu kitaptaki gerçeklerle yüzleşmek, günümüzde çok acı ve korkunç olsa da gerçektir.

Yazar Jack London eskiciden aldığı eski bir ceket ve pantol onun tek sermayesidir artık. Birde gömleğinin dirsegine diktiği altın lira , belkide bu kefen parası olacak. Doğu yakasında yaşamaya başladığında gerçekler tüm çıplaklığıyla yüzüne vurmaya başlar yazarın.Yaşam şartları burda korkunçtur. kimsenin gelecek hayalleri yoktur, olamaz da.

Kaldıkları evler küçük kutu gibi ve yaşam burda zor ve kirlidir.Dönecek yer bile olmayan kutuyu andıran odalarda 6,7 kişilik bir aile duş yapma olanağı olmayan, bu yerlerde eski ve harap eşyalarla yaşamaya çalışmaktadır doğu yakasının insanları. Ama birde yatacak yeri olmayanlar onlarda parklarda, kapı eşiklerinde uyumaya çalışmaktadırlar.Tabi polis yakalarını bırakmazsa çünkü gece parklarda uyumak yasaktır.

İnsanlar burda hep sarhoştur. çünkü içtikçe mutludurlar, kazandıları birkaç şilini içkiye yatırarak sorunlarını herşeyini Doğu yaksını unutmaktadır. Bunların gelecekleri yoktur. burda kapana kısılmış fare gibi kalmakta ve cılız bedenlerini ölüme yavaş yavaş hazırlamaktadırlar. Kadın, evlilik onlar için çok uzak ve sorun içermekte, bunlardan uzak durmaktadırlar,kadın onlar için bela,polis ve mahkeme demek, zaten aldıkalrı haftalık kazançları ile aile kurmak imkansızdır bu insanlar için.

Dayanamayan cılız bedeler genelde kurtuluşu intiharda aramakta başarılı olanlar, kurtulmuş sayılmaktadır.Halbuki koca İmparatorlukta diğer kesim , onları yönetenler rahat bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ölümler açlıktan,bakımsızlıktan, kötü gıda zehirlenmesinden olması olağan sayılmakta.

Çalışan insanlar, çalışma şartlarının çok ağır olamasından ve iş kollarında insan sağlığına zararlı maddelerle devamlı temas halinde olmaları ve hiç bir sağlık tedbirinin olmaması çalışan insanların emekli olmadan zehirlenmeler, mesleki hastalıklarla ölümlerine sebep olmakta ve genç kadın ve erkek işçiler ölmekte veya sakat kalmaktadır. Doğu yakasın da sakat kalan işçi içinde yaşam açlık, sefalet ve yoklukla, sokaklarda yatmayla baş başa kalmak demektir.

Yazar gördüğü ve yaşadığı bu dramı kendi ulubuyla çok güzel anlatmıştır. itapta son cümlede ise olayı tüm çıplaklığıyla özetlemiştir."

"Açlıktan ölen her çocuk, sokaklarda etini satan her genç kız, kanala atlayarak yaşamına son veren her işçi, tüm gücüyle haykırmalıdır. Yönetenlerin yediği her öğün yemek, içtiği içki, üstündeki giyisi, oturduğu ev, bu sözü edenlere yapılmış bir meydan okumadır. Anlatılanlarda hiç bir yanlış yok. Gerçek tüm çıplaklığıyla ortada"...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 951
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 6329
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Ey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster