Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
281
 

Ama hangi hijyen?

Ama hangi hijyen?
 

Uzunca bir aradan sonra tüm Milliyet Blog okur ve yazarlarına merhaba.

Bu yazımda çevremde edindiğim bazı izlenimlerden yola çıkarak ve insanların bir çoğunun doğru bildiği bazı yanlışları bir nebze de olsa düzeltmek adına sağlık ve hijyen konusunda yazmayı düşündüm.

Bir çoğumuzun bildiği gibi hijyen, sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmazdır. Bunun en önemli ayağı ise geleceğimiz olan çocuk gelişimi ve sağlığıdır. Kendi mesleğimle de olan bağlantısından dolayı bu yazımda hijyenin paraziter hastalıklara karşı alınabilecek ne denli büyük bir önlem olduğundan bahsedeceğim.

İnsanlık, gerek biyolojik gerekse de kültürel evrimin, devam etmekte olan bir sonucu olarak, önemli ölçüde doğal yaşamdan uzaklaşmış ve kendi habitatını bir ölçüde kurmuştur. Oluşa gelen bu izolasyonun faydalarının yanında zararlarından da uzunca söz etmek mümkündür ancak ana temadan uzaklaşmamak gerekiyor. Bu yüzden bu konuyu, affınıza sığınarak yüzeysel olarak geçiyorum. Bahsedilen bu izolasyonun ve uzaklaşmanın bir sonucu olarak ortaya yeni hastalıklara karşı daha az direnç gösterebilen bir insan türü çıka gelmiştir. Bu da uzun vadede biz insanları yeni tedavi ve koruma-kontrol arayışlarına sürüklemiştir. Gerek insan gerekse de diğer hayvan türlerinin doğal bir hijyen ve bağışıklık sistemi özelliklerinin yanında bizler de zamanla bir çok farklı yöntem geliştirdik.

Peki hijyen neden bu kadar önemlidir?

İnsanlar ve diğer canlılar günün her dakikası, patojen mikroorganizma olarak adlandırılan hastalık yapıcı mikroskobik canlılara maruz kalmaktadır. Ancak bu mikroorganizmaların da hastalık oluşturabilmesi için aşması gereken bir çok bariyerden biri de en düşük mikroorganizma dozu (MID50)dur. Bu miktarlarda alınan etkenler eğer bireyde yeterli bağışıklık sistemi ve hijyen yoksa kaçınılmaz sona yani hastalığın ortaya çıkışına neden olur.

Hijyen, tüm yaş grubundaki insanlar için önem taşımasına rağmen gelişim çağındaki çocuklar için ayrı bir önem arz eder. Bunun sebebi, bu yaş grubundaki bireylerin henüz bağışıklık sisteminin gelişmemiş veya gelişme aşamasında olmasıdır. Başka bir önemli nokta ise bu yaşlarda meydana gelebilecek hastalıkların çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini uzun vadede ve geri dönüşümsüz etkilemesidir. Bundan dolayı hijyen denilince ilk akla gelen, paraziter hastalıklardır.

Bizler mesleğimizde doğrudan müdahaleden önce, yayım tekniğini kullarınız. Bunun da ebeveynler tarafından çocuklara uyarlanması gerekmektedir. Çünkü bir çok konuda olduğu gibi hijyen de etkili bir yayımla başlar. Bu nedenle gelişme çağındaki çocuklara örnek teşkil edecek davranışlara özen göstermek gerekir. Örneğin sebze-meyvelerin tüketilmeden önce yıkanması ve tembihlenmesi özellikle etkili bir yayımdır. Bir çok parazit türünün insanlarda hastalık meydana getiren biyolojik formu sebze-meyveler ve yeşil bitkiler üzerinde bulunur. Bu nedenle sadece çocuk sağlığı değil, genel yaş grubu sağlığı amacıyla sebze-meyvelerin iyice yıkanması gerekir. Halk arasında bir çok ebeveyn, çocuklarının evcil hayvanlarla etkileşim içerisinde olmasını istemez. Bu da bir hijyen yaklaşımı olmakla birlikte çocuk gelişiminde hayvan ve doğa sevgisinin yadsınamayacak öneminin olduğu ve geleceğimizi oluşturan bireylerin doğa ile birlikteliği de engellenmemelidir. Ancak dikkat etmek gereken en önemli nokta, hayvanların da bizler kadar hijyene tabi tutulmasıdır.  Bir takım paraziter hastalığı hayvanlardan aldığımız bir gerçek ancak bir çok hastalığı da yaymalarına neden olan da yine bizleriz.

Paraziter Hastalığı Nasıl Anlayabilirim?

Var olan bir çok organ ve sistemlerimiz paraziter hastalıklardan etkilenmekle birlikte en önemli etken alım yolu ağız yoludur. Bu nedenle bir çok paraziter hastalık, sindirim sistemini etkiler. Çocuklarda bunu doğrudan anlamak pek kolay değildir çünkü bunu yeterince iyi bir şekilde ifade edemezler. Ancak bir takım bağırsak parazitlerinden ileri gelen enfeksiyonlarda şu bulguları görmek olasıdır:

·         Karın ağrısı.

·         İştahın yerinde olmasına rağmen zayıflama veya iştahsızlık.

·         Uyuyan çocuklarda yastığın salya ile bulaşık olması.

·         Tenya enfestasyonu olanlarda makat bölgesinde kaşıntı. Bu bulguya hayvanlarda da özellikle atlarda belirgin bir şekilde rastlanır.

Elbette bu bulgulardan birini görmek “Evet parazit enfeksiyonu var hemen tedaviye başlayalım” anlamına gelmiyor. Bu nedenle belli aralıklarla çocuklara idrar ve dışkı tahlillerinin yaptırılması, koruma-kontrol ve etkin bir tanı için önemlidir. Bunların dışında genel olarak çocukların ve biz yetişkinlerin paraziter hastalıklardan korunması için başlıca dikkat etmemiz gereken noktalar şunlardır:

·         Çocukların kumlu-topraklı yerlerde kontrollü bir şekilde oynatılması.

·         Sahip olduğumuz evcil hayvanların ilaçlarının ve aşılarının düzenli bir şekilde yaptırılması.

·         Sebze-meyvelerin mutlak surette iyice yıkanarak tüketilmesi ve çocuklara bunun öğütlenmesi.

·         Şahsi kesim yapılan yerlerde hayvanların hastalıklı organlarının kesinlikle kedi ve köpeklere yedirilmemesi, imha edilmesi.

·         Hayvansal ürünlerin mutlaka pişirilerek tüketilmesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5205
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

27 mart 1989 yılında Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Zengen kasabasında doğdu. İki yaşına kadar B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster