Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
202
 

Amaç nedir, onu anlayamıyoruz.…

Amaç nedir, onu anlayamıyoruz.…
 

PKK’nın tasfiye edilmesi ve terör belasının sonlandırılması için başlatılan ve adına “Barış süreci” denilen süreç sürüyor. Sürecin şu anda en çok konuşulan aşaması “Akil adamlar” oldu.

Hükümet, 63 kişiyi seçmiş. Seçim sonrası iki kişi “Özür” dilemiş, sayı altmışbire düşmüş. Sonra Yeni Akit Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya, guruba dâhil edilmiş, olmuş altmışiki kişi…

Neden Hasan Karakaya’nın adını özellikle belirttim, onu açıklayayım…

Bu kişi, gazetesinin köşesinde yazdığı yazılar ile önüne gelene çamur atan, hakaret eden birisi. Elbette düşünceleri beni ilgilendirmiyor, istediğini düşünebilir, inanan da inanır, o başka bir konu. Ancak yazdıkları itibariyle eğer “Akil” böyle olacaksa, bu heyetten ne beklediğimizi sorgulamak gerekir.

“Akil adamlar” grubunu başbakan bugün Dolmabahçe sarayında topladı…

Katılımcılara ne diyeceğini merak ettim doğrusu. Öyle ulu orta “Görev tebliği” olmayacağını biliyorduk. Nasıl görev yapacakları da açıklanmayacaktı elbette.

O zaman başbakan ne dedi ki?

Aslına bakarsanız hiçbir şey demedi, havadan sudan söz etti… Daha doğrusu, basına açık bölümde hiçbir şey söylemedi.

Konun içeriğine giremezdi, girmedi da zaten. Çünkü “İçerik” şeffaf değil, kapalı kapılar ardında yürütülüyor.

Bize “Çözüme karşı mısınız” diyorlar…

Hayır, kesinlikle “Çözüme” karşı değiliz. Ancak kafamız karışık, “Çözüm sürecinin içeriğini” bilememenin verdiği kuşkular kafamızı kemiriyor.

Örneğin BDP ve PKK, Apo için istedikleri var. Başbakan bu isteklere “Olmaz” diyor…

PKK, Türkiye’den çıkmak için meclisin devreye girmesini istiyor, başbakan “Silahlarınızı da bırakıp gideceksiniz” diyor ve silahlı çıkmaları halinde başlarına her şey gelebileceğini ima ediyor.

Başbakan “Abdullah Öcalan’a hiçbir şey vaat etmedik” diyor. O zaman terörist başı yakalandığı gün “Beni öldürmeyin, kulanın” dediğine mi geldi?

Böyle ise PKK’nın dağ kadrosu buna ne diyecek?

BDP, “Anayasal düzenlemeler” içinde taleplerini bildiriyor, oradan mı taviz vereceğiz?

Bu benzer tüm içeriği bilmek istiyoruz…

Konu, sadece başbakanın kafasından yürütülecek bir konu değil. Anacak başbakan “Ben ne dersem o” keyfiyetinden asla vazgeçmiyor. Vazgeçmediği gibi, muhalefet edenleri de “Güç bende, siz de kimsiniz” havasında karşılıyor.

Başbakanın “Akıllı adamlar ile toplantısı” akşam geç saatlere kadar “Kapalı” sürdüğünü sanıyorum. Bugüne kadar her ortamda kendisini “Koşulsuz” destekleyenler” olarak da tanımlayabileceğimiz kişilerden ne istediğini anlatıyor olmalı.

Hadi bakalım hayırlısı…

Sonunu görünce “tatmin olmayı” umuyorum…

06 NİSAN 2013
İBRAHİM PEKBAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aziz kardeş Allah sabrımızı artırsın.İyi ki sizin gibi değerli yazarlarımız var.Atalarımız,'Birlikten kuvvet doğar' dedikleri halde birileri bizi nerelere sürüklüyor değil mi?Avrupa ülkeleri bütün farklılıklarına rağmen özellikle Çelik-Kömür Birliği,İnsan Hakları,Savunma,Ortak çıkarlar ve diş geçirebilecekleri ülkeleri parçalamak için AB ile AP kurmadılar mı? Ziya Gökalp'in Kürt Aşiretlerinin Sosyolojik Tetkiki(1922) adlı araştırmasını okumayan danışmanlardan dolayı Terör Sorunu çözülememiştir kısaca.Yörede geçmişin özelliklerindne gelen yoğun bir aşiret yapılanması vardır:Özellikle Türk-Kürt kaynaşmıştır.Ne yazık ki iktidar Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi yerine terör örgütü ile onun siyasi uzantılarının söylemine kapıldı.Oysa Doğu Anadolu'da bu yapılanma yıllar sonra çözülmeye başlamıştır.Çağdaşlaşma,eğitim,göç ve terör yüzünden yöredeki çözülme de artmış olsa bile Toprak Ağalığı yöredeki topraksızlığın önündeki en büyük engel.Bence terör üyeleri babaocağına dönmeli.Saygılarımla.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 07.04.2013 17:14
Cevap :
Sayın Ömer Faruk Bey... Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Birçok noktaya açıklık getirdiğiniz için de teşekkür ediyorum. Saygılarımla...  08.04.2013 15:24
 

İbrahim Bey ne güzel anlatmışsınız! İşte bütün mes'ele bu: Bu ilginç Batı kokulu ve Osmanllı'nın İşgalinin beşinci ayı biter bitmez yola çıkan Heyet-i Nasiha benzeri bu 'örgütlenme' hangi amaca hizmet edecek, bende anlayabilmiş değilim. Ayrıca hangi meydan savaşından sonra hangi meş'um mütareke (görüşme) sürecine girildi belli değil. Akil İnsanlar baştan beri duruşları, konuşmaları,yazıları ve kitapları ile iktidarın yanında değiler miydi? Kaldıki toplum neyi anlayamadı ki bir de muhteşem karşılanmaları,ziyafetleri,konaklanmmaları,basın açıklamalarını ve günü gününe yazılacak bazı yazıları okumak zorunda kalacak. Bu arayış Batı'da son kırk yıldan bu yana gelişen Zeus ile Dionysos örgütlenmesi ile Japonya'daki 'lider odaklı canlı kültür' oluşumunu hatırlatıyor. Buna doğrudan doğruya lidere bağlı siyasi propaganda heyeti, demekte mümkün olsa gerek. Yorumunuza katılmamak mümkün değil. Var olunuz...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 05.04.2013 15:03
Cevap :
Sayın Ömer Faruk Bey... Yorumunza eklenecek tek kelime yok. Çok teşekkür ederim. Biz de bunlara karşı memleket savunmasında kalacağız. Saygılarımla...  07.04.2013 16:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster