Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '16

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
105
 

Amaçlarımız ve biz

Merhabalar, sizlere bugün yaşanmış bir hikaye anlatarak; neler yapabileceğimizi, nerelere gelebileceğimizi ve aslında yapamam diye birşeyin olmadığını dile getirmeye çalışacağım.

Yaklaşık 8 sene önce bir bayanla tanıştım. Adı İnci, zaman içerisinde arkadaş olduk. 16 yaşında evlendirilmiş. Akraba evliliği; bu evlilikten 3 tane çocuğu var. Hepsi okuyor. Kendi okuyamadığı için onların okuması için çok çabalıyor. Bir dönem memleketlerinde yaşıyorlar evlendikten sonra, ilerleyen zaman içerisinde eşinin işi gereği İstanbul'a geliyorlar. 

İnci, okuyamadığı okulu dışarıdan okumaya başlıyor, diplomasını almak ve sonrasında üniversite de düşünüyor. Çok azimli, hırslı ve çalışkan. Hiç yıldığını, yorulduğunu görmedim. Sürekli bir koşturma halinde. İlk başlarda ofis işleri ile işe başlıyor, yeri geliyor temizliğe gidiyor hiç yüksünmeden. Akşamları gidebildiği kurslara gidiyor. O kadar çok ki öğrenme isteği. 

Hayalleri güzel bir ev, güzel bir iş, araba v.s. Aslında bunlar hemen hemen herkesin hayalleridir. Ancak bazıları sadece oturup hayal kurur ve gökten inmesini bekler yada pes edip ben yapamam der. Oysa İnci hiç pes etmedi. Hep hayata olumlu ve güzel baktı. 

Kendini hep geliştirdi, eğitti sürekli bir adım daha ileriye gitti. Hiçbir zaman KEŞKE demedi; çünkü KEŞKE kelimesinin umutsuzluk, çaresizlik, sorumluluktan kaçma göstergesi olduğunun farkındaydı. Keşke dediği anda ileri değil geriye gidiceğini biliyordu. 

Evet İnci bu 8 sene zarfında eşine destek olarak çalışmasıyla; evlerini aldılar, arabasını aldı, çocuklarını okutuyor ve çok güzel bir işe sahip oldu. Çevresince sevilen gıpta ile bakılan. 

Bir gün bir sohbetimizde bana dedi ki: çalıştığı yerde kadınlarla arasında bir konuşma geçmiş, nasıl başardın diye sormuşlar. İnci'de : Ben sizler gibi evde oturup, gelip gidenin dedikodusunu yapmadım, ben gece gündüz koşturdum. Siz benim arkamdan dedikodumu yaparken; ben kurslara gittim. Sizin söylediklerinize kulaklarımı kapadım ve işte şimdi ben buradayım demiş. 

İnanın çok takdir ettiğim biridir İnci. Umarım hayatı boyunca bu enerjisini hiç kaybetmez. 

Unutmayalım; Ben kimim, neyim, hayatım nereye gidiyor? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar sizlerin birer seçimidir. Ve bizler seçimlerimiz doğrultusunda yaşarız hayatımızı.

Muharrem Soyek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte buna kendini bilmek derim ben. Kendini bilmek sadece ne olduğunu değil aynı zamanda ne olabileceğini de bilmektir.

Muharrem Soyek 
 12.07.2016 11:24
Cevap :
Kesinlikle, insan kendisini yeterki geliştirmek, değiştirmek istesin. Üstesinden gelemeyeceği sorun yoktur. Aslında önemli olan; kendimize olan güvenimizi engellememek işte o zaman herşey güzel olur.  12.07.2016 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 97
Kayıt tarihi
: 26.02.16
 
 

   02/08/1973 Füssen / Almanya'da doğmuşum. Yaklaşık 30 seneye yakın çeşitli firmalarda muhasebec..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster