Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
13735
 

Amaçsızlık dipsiz bir kuyudur

Amaçsızlık dipsiz bir kuyudur
 

Büyük olsun küçük olsun herkesin amaçları, varmak istediği hedefleri vardır. İşte bu hedefler bizi yaşama bağlar ve diri tutar. Çünkü eğer bir amacımız varsa yaşamımız boş değildir, bir yönü vardır ve hayatımız çabamız ölçüsünde o istikamete doğru akmaktadır.

Hedeflerimiz çeşitlidir: Mesleki hedefler ya da özel yaşamımızdaki hedeflerimiz gibi. Kimimiz işinde çok başarılı olup yapabileceğinin en iyisini yapmayı amaçlar ve bu çok güzel bir hedeftir. İşle ilgili beklentisi olmayanlarsa çocuğunu en iyi şekilde yetiştirebilmeyi ya da mutlu bir özel yaşama kavuşmayı hedeflerler kendilerine.
Ancak insanı psikolojik olarak çok yıpratan ve yaşama isteğini sıfıra indiren bir şey vardır ki o da hedefsizliktir. Hayatta hiçbir amacı ve beklentisi kalmayan insanlar adeta nefes alıp veren bir bitki gibi yaşarlar ve içlerindeki amaçsızlığı bir hedefe yönlendiremedikleri müddetçe büyük bir bunalımın içinde debelenip dururlar. Çünkü insanlar düşünebilen varlıklar olarak yaşamdaki yerlerini ister istemez sorgulamaktadırlar. “Ben ne için yaşıyorum?, Hayattaki amacım nedir?, Olmam gereken yer neresidir?” gibi soruları olasılıkla birçok kişi hayatının bir döneminde kendisine sormuştur. Bu sorulara verilen yanıtlar ise kişinin geleceği ile ilgili planlarını ve hedeflerini belirleyen anahtarlardır. Önemli olan bizim yaşamda olmamız gereken yeri seçip oraya varmak için tüm gayretimizle çalışmamızdır. Zaten varılmak istenen hedeflere ulaşmak için gösterilen çaba kesinlikle yormaz insanı. Yeter ki insan yaratıcılığını, bilgisini ve birikimini gerçekten aktarabileceği, yapmaktan mutluluk duyduğu bir işle uğraşsın ve gelecekle ilgili hedeflerini de bu iş üzerine kursun.

Büyük ruhsal çöküntülerin ve depresyonların en önemli nedeni çoğu kez hedefsizlik ya da daha doğru bir şekilde ifade etmek gerekirse hayattan bir beklentinin kalmaması durumudur. Tabi ki insanı bu kötü noktaya getiren başarısızlık ya da ne yapmak istediğine karar verememe gibi nedenler olabilir. Bununla başa çıkabilmenin ve yaşama sevincini yeniden kazanabilmenin tek yolu kişinin kendisine bir amaç belirlemesi ve amaçladığı noktaya ulaşabilmek için derhal işe koyulmasıdır. İşte o zaman kişi yaşamının bir anlamı olduğunu hissedecek ve kendisini mutluluğa kavuşturacak bir ışığa kavuşacaktır.

Amaçsızlık dipsiz ve karanlık bir kuyudur. O karanlığı geride bırakmanın tek yolu yaşadığımızın ve bir şeyler yaptığımızın bilincinde olabilmektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4737
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster