Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
513
 

Aman Dr, canım gülüm Dr derdime bir çare

Aman Dr, canım gülüm Dr derdime bir çare
 

Çaresiz dertlere düştüm Dr bana bir çare.


Sayın başbakan ben ülkenin doktoruyum diyince hemen aklıma bu eski şarkı geliverdi. Sorunun psikolojik olduğunu söylemiş. Yalnız psikolojik mi acaba diye düşündüm. Sorunlar neden bukadar büyüdü! Bu halk nasıl bu duruma geldi! Mademki halkın doktoru olduğunu söylüyor Sn. Başbakan, o zaman, teşhisini koyduğu bu hastalığın tedavisini de bilmelidir.

Başbakan çoğu zamanını dış seyahatlerle geçirse de, neticede uzayda yaşamıyor elbet. Yoksulluklar, açlık, işsizlik ve pahalılık ayyuka çıktı. Sanıyorum başbakana çevresi durumu anlatmıyor ve hep pembe tablolar çiziyorlar. Mecliste eline yazılı kağıtlar veriliyor ve mutlu edici rakamlar .. Başbakan da o çok iyi nüktedanlığı içerisinde okuyor ve masal gibi anlatıyor. Hayatın içerisinde yaşamasak, neredeyse ben bile inanacağım. Oh! Ne güzel. Ortalık güllük gülistanlıkmış diyeceğim.

Tanıdıklarımın içerisinde kocaları işlerinden çıkartılan arkadaşlarım var. Bazı arkadaşlarımın üniversite mezunu çocukları aylardır işsizler, iş bulamıyorlar. Elektriğe, doğalgaza yapılan uçuk zamlar bir yandan, temel gıdalara yapılan zamlar bir yandan, halkın ümüğünü sıktı. Değerli başbakanımız meclis konuşmasında da bilmem kaç yılında yumurta şu parayla bu kadara alınıyordu, şimdi ise neredeyse aynı parayla dört misli alınıyor, diye anlatıyor. Elindeki kâğıdı okuduğundan emin olmasam başbakanımız bizimle gır gır geçiyor sanacağım. Yapmayın Allah aşkına sayın başbakan! Şöyle bir tebdili kıyafet ile halkın arasına girin de yakınmaları, bedduaları işitin olmaz mı? Hani çağ atlatıyordunuz ya! Elektriği idare edelim derken neredeyse karanlıklarda oturuyoruz. Doğalgazı yakmayalım diye paltolarımızla veya battaniyeye sarılıp evlerimizde oturuyoruz. Borç batağına batan iş adamlarımız birer birer intihar eder oldular. Fabrikalarımız mecburi ücretsiz izin veriyorlar çalışanlarına veya kapanıyorlar. Emekli ise sürünüyor. Aldığı üç beş kuruş, ev kirasına anca yetiyor. Kredi kartı borçluları yandım Allah dedirtiyor. (Milletin aylığı yetmeyince dayanıyor kredi kartlarına.Ne yapsınlar ki!.) Eee! Bu durumda milletin psikolojisi de bozulur, depresyona da girer elbet. Daha ne olsun ki sayın başbakan! El aman yaaa! Canımızdan bezdik artık. Yoksa size karşı olanların tek tek intihar etmelerini mi düşünüyorsunuz! Sanmam, o kadarda merhametsiz değilsinizdir değil mi?

Hele şu son günlerde yerel seçimler için yapılan sanal kayıtlar yok mu? Boş arsalara yazılan kayıtlar, 40 günlükken vefat eden bebeğin dirilmesi ve seçmen olma mucizesi, inşaatı na tamam boş binalara, adı olup mevcut olmayan sokaklara, olmayan evlere yazılan seçmenler var ya! Resmen çıldırtmaya başladı artık. Bundan dolayı da “çıldırmaya az kaldı doktorum nerde” şarkısını da söyleyeceğim.

Sayın başbakan, bir de diyorsunuz ki, “ seçimlere gölge düşmemiştir, biz çalışmalarımızı rahat bir şekilde yapıyoruz.”

Hoppala! Bunca olay karşısında nasıl bu kadar rahat olabiliyorsunuz anlamam mümkün değil.

Bunun sırrı nedir? Mademki başbakanlıktan doktorluğa da soyundunuz reçetemizi yazıverin, bizde biraz rahatlayalım olmaz mı?.

Ayrıca, 2009 bütçesindeki konuşmanızda “ekonomik kalkınmaya odaklanmış, bireysel ve toplumsal refahı gözeten sosyal yönü güçlü bir bütçeyi Türkiye’ye kazandırdık.

6 yıllık iktidarımız boyunca bunu yaptık. Biz Türkiye’ye, Türkiye’nin potansiyeline, zenginliklerine, dinamik iş gücüne, girişimci iş gücüne inandık. Kaynak Türkiye’dir dedik ve Türkiye’nin kaynaklarını, yine Türkiye için aktif hale getirdik”

“Elde ettiğimiz her başarıyı, 'kriz sonrası toparlanma' olarak değerlendirenler, ülkemizin, hükümetimizin başarılarını şansa, tesadüfe havale edenler oldu. Milletin sevincini, başarısını, umudunu karartmaya çalışanlar, başarılara kulp takıyorlar. 6 yıllık performansımız ortaya koydu ki, hiçbir başarı tesadüf değildir” dediniz hatırlarsanız. Dediniz, demesine de, o zaman size sormazlar mı ?

Türkiye neden bu hale geldi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Aman Dr, canım gülüm Dr derdime bir çare" isimli paylaşımınızı yorumlarken sergilemeye çalıştığım İRONİ ümit ederim ki tarafınızca yanlış anlaşılmamıştır.
Sevgi ve saygılarımla. Kevni KUŞCU

TEKBAŞINA 
 01.01.2009 14:17
Cevap :
İlginiz beni çok mutlu kıldı.Benden de size sevgi ve saygılar.  01.01.2009 15:02
 

Önemli bir farkla elbette Cumhuriyet ve elbette Demokrasi. Partilerin ve anlamsız rekabetlerin olmadığı, tüm milletvekillerinin sadece çözüme odaklandığı bir meclis var ütopyamda :) Malesef ülkemiz ekonomisinin kişiliğinde 1994 ve 2001 krizlerinden kalan hatırı sayılır bir ürkeklik var. Kolay değildi o kriz yılları. Hele öyle bir 15 gün vardı ki, Acaba Arjantin gibi olurmuyuz, acaba bizim ülkemizde de marketler yağmalanırmı korkusunu milletçe iliklerimizde yaşamıştık. Ben o günleri bize yaşatanları ve o zihniyetleri asla unutmadım ve bu millette asla unutmayacak. İşte o günlerin bir mirası olan önemli bir ekonomik ürkeklik var insanlarımızda ve özelliklede işadamlarımızda ve bunun sonucu olarak bu tür kriz ortamlarında piyasada dolaşması gereken para ya yastık altına giriyor ya da bi şekilde ekonomide dolaşması gerektiği bibi dolaşmıyor. Ekonomide dolaşan para miktarı azalırsa var olan kriz daha da büyür. İşte bu nedenle halka özgüven aşılayıcı sözler söylenmeli. Sağlık ve sevgiyl

Tecettin KIYICI 
 30.12.2008 11:21
Cevap :
Merhaba.İnsanların yaşamlarından hüzünleri çıkartmak ve ütopyanız şahane. Mesleğiniz çok zor aslında.Çünkü günümüzde mutlu insan okadar az ki.Ekonomide ise, bence onca yıllar ürkeklik değilde ,siyasi beceriksizlik yatıyor. Halkın öz güven duyabileceği gerçek vatansever bir iktidar başa gelmedikten sonra insanları mutlu edebilmek veya umutlandırmak için sihirli bir değnek gerekir kanımca.Bu durumda karınları aç insanlara özgüven verici sözler söylesek kendimizide kandırmış olmaz mıyız?Halk söz değil,iş,aş istiyor.Bu bireysel olarak hüzünleri silmeye benzemiyor.Size gelebilmek,biraz olsun rahatlamak bile neticede paraya dayanıyor.Yorumunuz için çok teşekkür eder ,hüzünlerin yaşanmayacağı,katliamların son bulacağı barış ve sevgi dolu nice mutlu yıllar dilerim.Sevgiyle kalın.  31.12.2008 12:24
 

Gerektiğinde doktor, gerektiğinde ekonomist, gerektiğinde savcı, gerektiğinde hoca, gerektiğinde ABD ve İMF'ye kafa tutan kahraman olmalıdır. Ne mutlu bize, ne mutlu bize.
Paylaşımınız için teşekkür ediyor ve iyi seneler diliyorum.
Esenkalınız...

TEKBAŞINA 
 26.12.2008 23:10
Cevap :
Çok teşekkürler.Her şey olan aslında hiç bir şey olamaz diye bir söz vardır hatırladınız mı? Bende sizin gibi renk,dil,din,ırk ayırt etmeden insanları ve doğayı seviyorum.Size ve tüm sevdiklerinize nice mutlu sevgi dolu yıllar dilerim.Sevgiyle kalınız.  27.12.2008 14:19
 

Artik ülkeyi refaha götürmek icin ne yapmaliyim diye sormuyor politikaci,secimi nasil kazanirim diye soruyor nasilsa 20 million oy alinca is bitiyor.Öyle degilmi??

yasar demir 
 26.12.2008 3:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 766
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 787
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster