Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '07

 
Kategori
Perakende / Toptan
Okunma Sayısı
2222
 

Aman veresiyenin ucunu kaçırma

Aman veresiyenin ucunu kaçırma
 

Pantolonu dar.

Ceketinin önünü zor iliklemiş.Düğmeler iliklerle helalleşmek üzere…Bir takım elbise, bir adama bu kadar mı eğreti durur!

“ Buyurun nasıl yardımcı olabilirim?”

“ Beyim kusura bakmayın rahatsız ettim..Benim bir maruzatım vardı”

Boş koltuklardan bir tanesini gösteriyorum..

“ Oturun lütfen”

Koltuğun ucuna oturup, ellerini bacaklarının arasına sokuyor.. “Kesin borç para isteyecek” diye geçiriyorum içimden… Dur bakalım….

Sigara ikram ediyorum..

“ Teşekkür ederim, kullanmıyorum”
İki tane çay söylüyorum…

Çaylar geliyor…

Bardağı tutan eli titriyor.. “Şimdi dökecek çayı derken” odanın içini bir ‘hüpleme” kaplıyor..

“ Beyim ben onaltı sene fabrikada kalorifercilik yaptım. İki ay önce, tazminatımı verip işten çıkarttılar..İlkokul mezunuyum..Bu yaştan sonra ne iş yapacağım diye çok düşündüm..Hazıra dağ dayanır mı? Dayanmaz. Araştırdım bir bakkal dükkanı açmaya karar verdim..Geçen hafta kutu gibi bir dükkan tuttum, boyattım..Rafları da dün taktılar..Malcılar ( Toptancılar) dükkana gelip gitmeye başladı……..”

Utandım kendimden, adamı borç para isteyecek sandım..Meğer o müşterimiz olmak için gelmiş…

Uzatmayayım…İsmail Ağabey ile o gün tanıştım…

Bana gelmesinden yaklaşık bir ay sonrada dükkanına ziyaretine gittim..

Şıkır şıkır yapmış her yeri..Çeşidi bol..Tertemiz beyaz bir önlük giymiş üzerine..

Takıldım..

“ Doktor gibi olmuşsun İsmail Ağabey!”

O yılların en popüler içeceği kuş burnu..

“ Estağfurullah beyim ne haddimize, otur sana bir kuş burnu yapayım!”

Kuş burnunu içtim, biraz işlerden konuştuk..

Çıkarken de adet olduğu üzere, nasihatte bulundum..

“ Aman veresiyenin ucunu kaçırma batarsın valla!”

Çok biliyorum ya ben her şeyi!

Fabrikada uzun yıllar çalışmış bir kalorifercinin ticaret hayatına atıldıktan sonra başarılı olma ihtimali yüzde kaç sizce….?

Tahminde bulunmadan önce hikayenin sonunu okuyun isterseniz…

İsmail Ağabey dükkanı açmasının ardından, düzenli çalışan müşterilerimizden bir tanesi oldu.

Peynirin en güzelini, zeytinin en hasını o getirdi.. Bir süre sonra kiraladığı kutu gibi dükkanı ve onun yanındaki dükkanı satın aldı...Aradaki duvarı kırdırdı…

Tabelasındaki bakkal yazısını süper marketle değiştirdi…

O sıralarda benim de sorumlu olduğum bölge değişti...

Bir süre haber aldım İsmail Ağabeyden…Aklıma geldikçe telefon ettim, sağ olsun o da beni aradı sordu..

Zaman geçince atalarımızın söylediği gerçek oldu “ Gözden ırak olan gönülden de ırak düştü”

Bir gün cep telefonumu büyük alışveriş merkezlerinden bir tanesinin tuvaletinde unutunca eski ahbapların hepsi tarih oldu…..

***

Aradaaaaan uzun yıllaaar, kuş burnunun da modası geçti..

Millet üçü bir yerde karıştırıp içer oldu…

Ben de bolca kilo aldım, Şakaklarımda bulduğum beyazları kimseye belli etmeden koparmaya başladım…

Evden telefon ettiler bu akşam iftara misafir gelecekmiş…

Uzunca bir alışveriş listesi verdiler…

Kasaptayım..Önümde kalantor bir ağabey var… Siparişlerini söylüyor; “Pirzola iki kilo, antrkot, incik………”

Ağabeyin uzun süren alışverişi bitti..Poşetler elinde kapıdan çıkmak üzereyken göz göze geldik….

“ Koçum ne haber?”..

“ Teşekkür ederim siz nasılsınız” dedim ama tanıyamadım adamı…

Arkasından, gri Grand Cherokee'ye binene kadar baktım…

Alışveriş bitene, eve gelene kadar o adamı nerden tanıdığımı düşündüm…

Asansöre binerken, köşeli jetonum düştü…Hatırladım…..

İsmail ağabey……..

Şimdi tekrar soruyorum;

Fabrikada uzun yıllar çalışmış bir kalorifercinin ticaret hayatına atıldıktan sonra başarılı olma ihtimali yüzde kaç ….?

Benim nasihatimi dinlerse yüzde yüz!!!

Ne demiştim?

Aman veresiyenin ucunu kaçırma…….”

Foto:http://www.ideefixe.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu dakika önce arzugg ile yorumunuzu okudum bayıldım biz satışlar niye pazarlamayı sevmeyiz diye düşündüm.Öyle kırk yılda bir gelip bunu niye yapmadın deyişlerine mi gıcık oluruz.Yoksa yıl sonunda bizi kıyasıya eleştirmelerine mi?ben karar veremedim.Demekki öğüt işe yaramış diye düşünüyorum.Ya banada bir öğüt verseniz ay sonunda karı koca evin yolunu zor buluyoruz da :)) kaleminzie sağlık Sn Gülcü

HAYAL ARSLAN 
 13.09.2008 17:05
Cevap :
Biz çalışanlara verilecek öğüt şu olurdu herhalde, “ veresiye almayın, ipin ucunu kaçırmayın, ayağınızı yorganınıza göre uzatın, yorgan kısılırsa fazla takılmayın”  16.09.2008 14:09
 

Sahadan gelme pazarlamacıyım,satışın tozlu yollarında,sektör aynı olmasa da cephede de savaştım desem,doğan görünümlü şahin hesabı:)) Satışta da hep vardır bu pazarlama gıcığı diyecem ayıp olacak,başka bir platformda tartışırız,hatta ben bi blog yazayım en güzeli:) Versiye konusu tamamdır ama:) Sevgiler&Saygılar

A1b2c3 
 06.10.2007 10:50
Cevap :
Gerçekten haklısınız satıştakiler genelde pazarlamacı ve finansçıları sevmez.Detayları ayrı bir tartışma konusu..Satıştan pazarlamaya geçtiyseniz, cephedekiler gibi düşünebiliyor ve onları anlayabiliyorsunuz demektir...Şirket için çok büyük bir artı.. O zaman bir slogan bulalım hemen,......Hatta içimizden biri başarı hikayesini anlatsın, geri kalanlar kariyer planlarını düşünürken, hayallerimiz yazıp masanın üzerindeki kutunun içine atalım...En çok beğenilen hayale sürpriz hediye var.....  06.10.2007 16:43
 

gıda sektöründe faaliyet gösteren özel bir şirkette pazarlama müdürüyüm,bana bir öneriniz olur mu Ali Bey:))) Valla İsmail ağabey işin sırrını çözmüş,artık genetik midir,gizli potansiyelin açığa çıkması mıdır,zeka mıdır,öğütün kritik önemi ne kadar olmuştur,naçizane düşüneceğiz yine..

A1b2c3 
 05.10.2007 17:00
Cevap :
Pazarlama Müdürü mü?..Tam da adamından yardım isteniz..Uyuz olurum ben pazarlamacılara..Mamulü bin dereden su getirip satarsınız, satış noktasının en güzel yerini de alırsınız..Palet açarsınız, olmadı ikincil sergi, yada sıcak satıl rafı yaparsınız..Fiyat etiketlerini de koyduktan sonra ürün satılsın diye beklersiniz….Ürün satılmaz..Pazarlamadan destek istersiniz..E-mailinize karşılık gelir.. “ Nasıl yardımcı olabiliriz?” Bilsem yardım istemeyeceğim zaten…Bölgeye inin biraz, cepheyi görün…Araştırma firmalarının rakamlarını almışsınız elinize, klimalı odalarda “dahiyi” oynamakla olmaz bu işler…Veresiye de vermeyin..:)))  06.10.2007 0:00
 

Ali bey utandırdınız beni çok sağolun böyle düşünmenize sevindim..zevkle paylaşıyorum düşüncelerimi..uzun zamandır blog okuyucusuyum bende siz değerli yazarlar gibi yazmak istiyorum Milliyet blog sayfalarında..inanın bana şimdi cesaret verdiniz..Pozitif olmam konusuna gelince Ekim güneşi 3 Ekimde doğdu..şimdi her yer aydınlık :)) sevgilerr..

Ekim Güneşi 
 05.10.2007 9:35
Cevap :
Aydınlığınız yanınızda olsun o zaman yazılarınızı merakla bekliyorum..Kaçırırsam…Bilgilendirme notu atarsınız…Selamlar…  06.10.2007 0:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7728
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster