Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '17

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
127
 

Amatör Ruhlar- 2 (Tiyatro)

Amatör Ruhlar- 2  (Tiyatro)
 

“Tiyatro Zenginleştirir,   Tiyatro Özgürleştirir.”

Yazılarım da ara sıra, kendim de dâhil olmak üzere, kültür- sanat dalında amatörce uğraş veren isimlerden bahsediyorum.  Bu kez, yaklaşık 10 yıldır amatör bir ruhla tiyatro yapmaya çalışan Rana Ceylan’dan bahsedeceğim.

Rana, gerçek bir amatör ruh… Tiyatroda oynarken ne bir kazanç,  ne şan ne de şöhret peşinde koşuyor; O, sadece tiyatro yapmak istiyor… Kendisine,  tiyatroya nasıl başladığını,  tiyatro yaparken hangi duygulara kapıldığını sordum. Şunları söyledi;

Bir gün  tiyatro kursu ile ilgili bir ilan gördüm. CUMOK (Cumhuriyet Okurları Kulübü) bir tiyatro kursu düzenlemişti. Merak ettim, katılmak istedim. Bu  zorlu ve güç bir yoldu, tabi ki tereddütler doğdu. Ama bu kursa devam edemesem de tamamlayamasam da,  denemek istedim. Kursa yazıldım. Bizlere eğitim veren iki değerli hocamız vardı. Çok değerli bilgilerle donanıyorduk. Benimle birlikte onlarca arkadaş vardı kursa gelen. Çalışmalar çok güzeldi, zaman zaman zorlansam da bırakmadım ve severek devam ettim. Sonra ne yazık ki katılımlar azaldı, kurs kapandı. Ben bu kez farklı kurslara devam ettim. Bu kısır döngü yine devam etti. Son olarak ilk başladığımız hocalarımdan biri ile yine yollarımız kesişti, kursta öğrenci olarak iki arkadaş kaldık ve yaklaşık 5-6 yıl önce iki kişilik bir oyun oynadık.  Son kalan arkadaşımın da ayrılması ile birlikte  oyunculuk  yolunda tek başıma kaldım. Tabi ki hocam ile birlikte…

Ancak ne olursa olsun bu bizi durdurmamalıydı, durduramadı da…  İnsan, inandığını yaptığı sürece önünde hiçbir engel kalmaz, diye düşünürüm hep… Ve artık oyun yapma  zamanı gelmişti. Teknikten sorumlu bir arkadaşımızı  da dâhil ederek, tiyatro grubumuzu kurduk.   2014-2015 sezonunda tek kişilik bir oyun sergiledik. Bu bizim  için müthiş bir deneyimdi.  İzleyenlerin oyun  sonrası güzel geri dönüşlerde bulunması çok mutlu etti bizi. İnsanları biraz olsun düşündürebildiysek, onlara hayaller kurdurabildiysek ne mutlu bize.

Oyunlar da seni en çok neler etkiler dedim; verdiği yanıt şöyle oldu;

“ Bir oyunda beni en çok etkileyen şey,  oyuncuların canlandırdıkları kişilerin hayatlarını, ruh hallerini içselleştirerek gözlerimizin önüne sermeleri ve bu insanlarla duygudaşlık yaşamamızı  sağlamalarıydı. Bu farkındalık ile kendimizin dışında başka kişilerin gözünden de dünyaya bakabiliyor, iç dünyalarını hissedebiliyor, onların yaşamlarına dokunabiliyorduk ki; bu  çok büyülü bir durumdu benim için. O insanla gülüyor, ağlıyor, o insanla düşünüyordum. “

Tiyatro da sadece oynamak yetmez diyor Rana Ceylan, yüksek kaliteli, iyi oyunlar izledikçe  biraz daha zenginleştiğini söylüyor ve ilave ediyor;

Bu hayatta emeğimizle var olmalıyız, diye düşünenlerdenim. İnsanlık yararına,  sevgiyle güzel işler üretmeliyiz. Sanırım  benim bunu en iyi ifade ediş  biçimim  tiyatro. En büyük isteğim,  sergilediğimiz oyunlarla insanların başka hayatlar üzerine de düşünmesini sağlayıp farkındalık yaratmak. Böylece dünya daha âdil, daha yaşanılası bir yer olur. “

Rana Ceylan,  tiyatro grubu “Sahne D”  ile  2014- 2015 sezonunda “ Çatıdaki Yarasa” isimli tek kişilik bir oyun sergiledi. Oyun, psikolojik sorunları olan bir kadının dünya ile kurduğu ilişki, yasadıklarına, geçmişine, duygularına bakarak kendini bulma, anlatma ve aşma çabasını anlatıyor.  Oyunu, Vala Thorsdottir yazmış, Semih Çelenk dilimize çevirmiş. Yönetmen, aynı zamanda da Rana Ceylan’ın hocası olan çok değerli Tamer Aydos; Işık ise Cengiz Güven’ e emanet edilmiş.

Tek kişilik oyunlar beni her zaman etkilemiştir. Yıllar önce,  Ferhan Şensoy’un,  “Ferhangi Şeyler” isimli tek kişilik oyununu izlemiştim; Ferhan Şensoy tek kelimeyle muhteşemdi. Daha sonra da Özkan Uğur’ un (MFÖ) canlandırdığı “Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor” isimli oyunu izledim. Bu oyunda bir iki kişi daha vardı ancak Özkan Uğur büyük bir bölümünü tek başına götürüyordu ve sergilediği başarı inanılmazdı… Tek kişilik oyunlara ruh vermek her kişinin harcı değildir. Hele de bir amatör tiyatrocunun bu işe kalkışması, profesyonel oyuncuların bile zorlanacağı bir karakteri canlandırması cesaret ister.

Nasıl ki amatör yazarların yayınevi, dağıtım, tanıtım gibi zorluklarla başa çıkmaları gerekiyorsa, amatör tiyatrocular da salon bulmakta, bulsalar da kiralamakta, sahne giderlerini karşılamakta zorlanıyorlar. Onlar, profesyonel tiyatrolar gibi yıllar süren sezonlara da maalesef sahip olamıyorlar. Genellikle de oyunun harcamalarını kendileri karşılıyorlar.

Amatör ruhlarımıza sahip çıkalım. Emin olun gösterdikleri olağanüstü çaba ve sarf ettikleri emeklerle bunu fazlasıyla hak ediyorlar. Arada sırada popüler olmamış bir yazarın kitabını alın; (benim kitabımı da alabilirsiniz J) küçük bir tiyatro topluluğunun oyununu izleyin; İnanın, çok şey kazanacaksınız…

Rana Ceylan’ın ifadesiyle;

Nice özgür yarınlara…

Tülay Hergünlü

İstanbul, 18 Ocak 2017

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1111
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster