Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
194
 

Amerika'nın Uzun Elleri

Amerika'nın Uzun Elleri
 

Amerika gerçekten büyük bir ülke. Büyük olmasının belki de en önemli nedeni diğerlerinin gerçekten de küçük olması mıdır, yoksa aşırı büyütülmesinden mi kaynaklanmaktadır bilemiyorum. Ancak bizlerden farklı bir mantıkla, farklı bir mantalite ile yönetildiği kesindir. Onları anlamamız; en azından benim için, kuzunun, aslanın ruh halini anlamaya çalışmaya benziyor hissine kapılıyor.

Amerika’nın gücü sadece kendi gücünden kaynaklanmıyor. Aynı zamanda paranın, ekonominin, gücün merkezinde olmasının yanı sıra, sahip olduğu kabiliyetler sayesinde kısmen zayıf ülkelerin de beyin gücünü almaya muktedir. Misal Türkiye’nin en zekileri Amerika’da burs ayarlayıp o ülkede kalabilmeyi kendilerine gerçek ideal kabul ederken, birçok insan orada pompacı, bebek bakıcısı ve birçok işlerde çalışmak için can atıyor. Birçok üniversite mezununun ülkemizde de öğrendikleri yarı-tarzanca İngilizce ile sanki kişiye bilim kazandırıyormuş gibi, bir nitelik kazanılıyormuşçasına dil öğrenmenin bu kadar özendirildiği tüm alt toplumlarda ve ülkelerde medeniyetin olmazsa olmaz kuralı olarak İngilizce bilmek ve bunun için de gerekirse orada her türlü ahlaki, yasal, gayri yasal, gayri ahlaki yaşantının dil bilmekle örtüldüğü zamanları yaşayan bizim standartlarımızdaki ülkeler varken de asla insan kaynağı sıkıntısı çekmeyecek olan Amerika, yetişmesinde hiçbir katkısı olmayan gencin verimli, üretebilir hale geldiğinde gönüllü olarak gelip kendini sağdıran inekler benzeri bir zenginliği yaşarken gücünü uzunca yıllar sürdüreceğe benzer.

Askerinden, polisine kadar personelini üçüncü dünya ülkelerinden bedavaya ithal eden Amerika personel yetiştirme maliyetlerini düşürdüğü gibi, kendi ülkesi hakkında en değerli istihbaratı veren kamu görevlilerini de gerektiğinde kendi tarafına çekmeyi başarıyor. Elinde her kapıyı açmak için farklı anahtar bulunduran ve bize göre son derece gelişmiş Amerika olmasa belki de bu denli kolaylıkla bu yazıyı yazıp paylaşamıyor olabilirdik. Ekonomik olarak ciddi bir sıkıntıya gireceği öne sürülen Amerika; Avrupa’dan Asya’ya hatta ülkemiz de dâhil, ultra zenginleri son yıllarda ülkemizden de istatistiklere göre binlerce milyon dolar servete sahip zenginleri ülkesine çekmeyi başarabiliyorken, birçok ülkenin Amerika’daki bir şirketin patronunun bir cebindeki para kadar bütçesi olan ülkelerin gelecekte de Amerika’ya rakip çıkarması beklenemez.

Bizler artık şunu iyice biliyoruz ki; ülkemizdeki hemen her musibet Amerika ve onların izin verdikleri veya destekledikleri kişilerle bizim ülkemizde hemen her türlü operasyonu yaptılar. Bir emirle sanayimizi ortadan kaldırdılar. İnsan kaynaklarını denetimlerine almakla kalmadılar, Rusya’ya sözde karşı operasyonlarla ülkenin en önemli ve kritik noktalarını işgal ettiler. Kısacası onlar ne istediyse o oldu. Daha önceki tüm askeri darbelerde parmakları olduğunu itiraf eden söz konusu ülke, en son operasyonu da farklı yaptığı görülüyor. Düz mantık şudur; “gâvurun ekmeğini yiyen kılıcını da sallar” derler ki bu kimin ne olduğunun anlaşılmadığı günümüzde yine ülkemizde karmaşa başardılar.

2. Dünya Savaşı sonrasında dünya dengelerinin merkezine ABD’nin geçtiğini biliyoruz. O kadar bilginin arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin uzunca süre parasını İngiltere’nin bastığı, aslında tam bağımsızlığın dilde kaldığını da göstermeye yetiyorken, kendi kendine yetmeyen bir ülkede eğitim programları için ABD’den uzman istendiği bir ülkede yaşadığımızın uzunca bir süre sonra haberdar olabiliyorken, ülkemiz açısından çok boyutlu ABD, İngiltere ve hatta Fransa kuşatması altında kontrol altında olduğu anlaşılıyor.

Makine yapmak önemli bir devrimdi. Şüphesiz insanın yapacaklarını yapan makine yapmak sanayileşmenin önemli bir adımıydı. Sanayi Devrimi İngiltere’de yapıldığında Orta Avrupa çok daha ilkel bir yaşantı sürdürürken, Protestan toplumların geleneğinde dünya ve akıla verdikleri önemden ötürü, onları bir adım öne çıkaran inançlarından gelen özelliklerdi. Makine elemanlardan oluşur. Sistematik geliştirmeyi hedefler. Aynı şekilde işe yarayan ve gerçek işi yapan iş parçaları ve birçok parçanın oluşturduğu “komplex” yapıyı felsefelerine de yerleştiren bu medeniyet bizler elle kukla oynatırken, onlar kuklayı da kuklayla oynattırmayı çok daha önceden keşfetmişlerdi. Makine mantığının insana mükemmel uygulanışını izlediğimiz Amerikan medeniyeti içeriden yıkılmazsa dışarıdan yıkmak çok zor görünüyor. Makine yapanlar, makine yapma mantığı ile insanı da eğitir olmaya başladıkları andan itibaren, insanlar başka bir seviyeye yine onların maharetiyle ulaştılar. Amerika birçok ülkede birbirinden habersiz, hatta rakip grupları elleri olarak kullanmayı bilen ehil bir tüccar gibi görünüyor...

makine ile ilgili görsel sonucu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2262
Toplam yorum
: 322
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster