Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
322
 

Amerikali gaziler ve ahde vefa duygusu

Amerikali gaziler ve ahde vefa duygusu
 

Bu akşam odama geldiğimde kapımda bir not buldum. Üzerinde “Gazilerimize teşekkür ettin mi?” şeklinde bir soru ve bir etkinlik daveti vardı.

Bütün ABD de oldugu gibi bulunduğum countyde (Bir yerel idari birim, bizdeki iller gibi) çeşitli etkinliklerle gazilerine olan vefalarını göstermek için halka çağrı yapıyor.

Okuduğum üniversitenin yurtlarına kadar her yere bu çağriılar ulaştırılıyor. Odama girip okuma fırsatı bulamadığım üniversite gazetesine göz attığımda yine birinci sayfada gazilere yönelik bu etkinliklerin haberi vardı. Televizyonlarda gazilerle ilgili bu haberlere yer veriyorlar.

Evet bir ulus kendisi için fedakarlık yapan evlatlarına sahip çıkıyordu. İşin ilginç tarafı hiçkimse de bu yapılanlara faşistlik yaftası yapıştırmıyor. Çünkü gazilerin gösterdiği fedakarlığın ciddi bir ahde vefa duygusu gerektirdiğini biliyorlar. Bunun bütün siyasi ilintilerden alakasız insani bir gereklilik olduğunun farkındalar.

Gencecik yaşta ülkeleri ve ulusları için bir daha hiçbir gülümseyişi görmemeyi, bir kızla dans edememeyi, en sevdiklerinin sesini duymamayı, kolları olmadığı için onları kucaklayamamayı ve daha nice dile getirilmemiş sancıyı göze alan kahramanlarına karşı onları insan kılan bir mahcubiyetleri var. Baş çevrilen umutların, yitirilen gençliğin, bir daha asla elde edilemeyecek yitirilmişlerin, darmadağın olmuş ruh dunyalarının cefasını çeken gazilerine karşı her türlü taktire sayan bir durulşarı var.

İşin ilginç tarafı Amerika da zorunlu askerlik yok. Askerler çok ciddi maaşlar karşılığında bu görevi yapıyorlar. Belli bir görev yılını tamamladıklarında üniversite giderleri devlet tarafından karşılanıyor. Kısaca burada askerliğe meyilli gençlerin büyük kısmı bu işi maddi nedenler yüzünden seçiyor.

Buna ragmen Amerikalıların çoğu gazilere her türlü imkanın sağlanmasıyla birlikte ahde vefanın asla maddi ve fiziksel düzenlemelerle sinirli kalamayacağının bilincindeler ve bunun gereğini inanılmaz bir sevgi ve minnet duygusuyla ortaya koyuyorlar.

Bizim ülkemizde işe yatalak annesini, hasta babasını, eşini ve iki çocuğunun gecçimini sağlayan tek kişi olmasına rağmen Güneydoğuda askerlik yapan gençlerimiz vardır. Askerlik parasızdır. Gençliğinizin en güzel yılllarından önemli bir kısmını gider devletiniz için harcarsınız. Para pul, gelecek vaadi, üniversite bursu falan da yoktur.

Gençlerimiz bu parasız ve ölümcül hizmeti davulla zurnayla kutlayarak kabul ederler. Bu durum sosyolojik olarak incelenmeye değerdir, zira dünyada eşi de yoktur. İşte vefasızlık yaptığımız hiçbir karşılık beklemeden ölümü göze alan bu gençlerimizdir. Onlar dağlarda aç susuz, yazın elli derece sıcaklarda kışın ise soğuklarda simsiyah kalan, vefasızlıklarımızla kurşuna dizdiğimiz kahraman gazilerimizdir ve ne yazık ki para için savaşan Amerikalılar kadar değerleri yoktur.

Gazilerimize olan saygı tamamen laftadır ve göstermeliktir. İnsanlarımiz bir gaziyle karşılaştıklarında ilk soruları devletten ne kadar maaş aldıklarıdır! Gazilerimizin sosyal hayata katılımı için neredeyse hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Devlet kurumlarından tutun özel kuruluşlara kadar tüm ülke korkunç bir umursamazlık içindedir. Gazilere, engellilere ayrılan otoparklara park etmiş araçlardan ne polisimiz ne vatandaşımız hesap sormaz.

Anlamak zor, çünkuü vefasızlık akılsızlıkla da iç içedir. Bunca belanın içinde yaşayan bir ülke olarak her zaman fedakarlıklarına ihtiyaç duyacağımız gençliğimizden gazilerinize yapılan muameleler ortadayken nasıl ne yüzle görev isteyeceksiniz? İşini kılıfına uydurup bedelli askerlik yapan gençlerinize, askerlikten kaçanlara ne hakla kızacaksınız. Çöküş nasıl usulca geliyor görebiliyor musunuz peki…

Türk tarihinde ilk kez gazilerimiz madalyalarını kaldırıp yerlere atıyor. Meydanlarda içlerini hiç bu kadar kanatmamış ihanet duygusuyla yüzleştiler. Anadolunun her yerinde acılarına dayanmalarına imkan veren inançları yerle bir olan gazilerimizin boyunları bükük. Kore gazimiz Nazi kamplariındaki esirler gibi dükkandan bozma odasında açlıktan bir deri bir kemik kalmış şekilde sessizce ölebiliyor… Kimseye de bu durum garip gelmiyor. Oysa onurlu bir milletin bu gazimizin açısını yüreğinin en derinlerinde hissetmesi gerekmez miydi?

Amerikalı gazilere gösterilen vefa bizi vefasızlığımızla, yanlışlarımızla yüzleştirmelidir. Sevgisi garanti diye korkmadan hoyratça davranılan anneler gibi sırf ülkemizi çok seviyorlar diye gazilerimizi yok saymaya hakkımız var mı?

İnsaf dinin yarısıdır demiş yüceler. % 99u müslüman olan bir ülkede bunca vefasızlığın, kul hakkının açıklaması var mı? Bırakın dini, en basit insanı duyguya bu vefasızlıklar sığar mı?

O kahramanlar ki

Ülkelerine duydukları sevgi hoyratlığınızda kanıyor.

Görüyor musunuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kurtuluş savaşı gazilerimiz öldükleri vakit ölüm ilanları verilirdi. Dikkatimi çeken aileleri olanlar, huzurla ölmüşlerdi , lakin kimsesiz olanlar o yaşlı halleri ile ne perişan şekilde bir köşede ölmüşlerdi. pek içim sızlardı bu unutuluşu haketmiyorlardı. bugünlerde ise teröre kurban verdiğimiz şehitlerimiz ya da gazilerimiz bırakın saygı görmeyi tatlı su aydınlarımız! tarafından nerdeyse suçlanacaklar bile... SAYGILARIMLA....

Meltem Şahin 
 14.01.2010 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

İletişim Egitimi aldım. Üniversiteden sonra ABD de politik bilimler ve kriminoloji dersleri aldığ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster