Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
550
 

Amerikan kültürü varmış…

Amerikan kültürü varmış…
 

Hele şükür…

Elbette Hakan Şükür değil, Allah’a şükür…

Şu mübarek Ramazan ayının içinde Yüce yaratan Allah’a hamdüsenalar olsun ki, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, Amerika’da yayımlanan Wall Street Journal Gazetesi kıdemli editörlerinden Robert Pollock’a “Heppened” dememiş.

Robert Pollock, Başbakan Erdoğan'la röportajında "Başbakan bana 'Happened'(yaşandı, oldu) diye bir kelime kullanmadı. Ben 'Happened'' kelimesinin Başbakan Erdoğan'ın bana anlattıklarının özetlemek için kullandım" diyerek düzeltmiş.

Pollock yazısının yanlış anlamaya yol açmasından rahatsız olduğunu da belirterek, yazısında ne demek istediğini “Amerikan kültürüne vakıf” herkesin kolayca anlayabileceğini vurgulamış…

A be kardeşim, bizler sizin kilometrelerce doğusunda bir ülkenin insanı olarak “Amerikan kültürü”nü nasıl bilebiliriz?

Robert Pollock’u doğrulayan bazı Amerikan vatandaşları da olayı şöyle özetlemişler: “Ne kadar İngilizce bilseniz ve hatta ne kadar Amerikan kültürü ile iç içe yaşıyor olsanız yine konuyu anlamama ya da yanlış anlama olasılığınız vardır. Bu her ülke için geçerlidir. Ancak Amerika'da yüksek ve uzun süreli eğitim görmüş olmayan ve Amerikan kültürünü yaşıyor olmayan kişilerin Wall Street Journal, New York Times, Washington Post, Los Angeles Times gibi gündem belirleyen siyasi gazetelerin, üstelik editörleri tarafından yazılmış yazıları idrak etmeleri vurgulanan noktaları belirlemeleri her zaman mümkün olmamaktadır. Bu da uzmanlık isteyen bir iştir"

Demek ki neymiş?

Eğer Amerikan kültürüne “VAKIF” değilseniz, uzun zamandan beri Amerika’da yaşamıyorsanız, onların gazete editörleri ki, gündemi de onlar belirliyorlarmış, aba altından gösterdikleri sopanın ağaç cinsini ve uzunluğunu bilemezmiş siniz.

Peki, ne yapmış Sayın Başbakanımız?

Atatürk’ün lehinde de aleyhinde de bir şey söylememiş.

Bu zaten bizim için şaşırtıcı bir şey değil. Türkiye’de yaşamayan, Osmanlı’nın küllerinden nasıl devlet kurulduğunu bilmeyen, devrimlerin neden yapıldığını idrak edemeyenler de zaten bunu anlamazlar. Bu da “Amerikan kültürü” gibi Türkiye’ye özgü bir durumdur. Yaşamayan anlamaz, anlamayan da böyle abuk-sabuk anlayıp aktarmaya gayret gösterir.

Burada Atatürk’e “Heppened” demediğini anlayınca elbette rahatladık da, bu arada bir şey daha aklıma geldi.

Hani gazetelerde günlerce yazıldı durdu. Sayın Başbakan’ın danışmanlarından Cüneyt ZAPSU, Amerika’da Dışişleri Bakanlığı bilgisi dışında Başbakan adına yaptığı ve “Başbakan’ı kanalizasyona süpürmeyin, kullanın” dediği (Galiba böyleydi) günler…

O zaman da gerek Başbakanlık, gerekse bizzat Cüneyt ZAPSU tarafından yapılan açıklamalarda böyle bir şey söylenmediği ifade edilmişti.

Demek oluyor ki “Amerikan Kültürü” denilen şeyde, ne dediğiniz önemli değil, ne demek istediğinize bakılacak. Sonunda da “O cümlenin anlatmak istediği şey şuydu” diye yeni bir açıklama gelecek. Yani “Gündem” yaratılacak, tartışma olacak, o arada da sen ne yapmak istiyorsan, kargaşadan yararlanıp işini göreceksin.

Hele Türkiye’de bu kadar önemli meseleler varken, neden ikide bir gündemi “Gereksiz şeyler” işgal ediyor diye düşünüp duruyordum. Demek ki biz de “Amerikan kültür”ünden etkilenmeye başlamışız.

Geç mi uyandık dersiniz?

Yok canım, çok da geç uyanmadık. Etrafınıza bir bakın, her yanımız “Amerikan kültürü” ile süslenmiş durumda.

Siyasette de “Amerikan bağımlısı” değimliyiz, sigara bağımlısı, uyuşturucu bağımlısı gibi. Ancak işin olumsuz yanı Amerika’da yaşamıyor olmamızdan kaynaklanıyormuş.

Öyle diyorlar.

Gerçi, Amerika’da yaşayanlar da anlamazmışlar ya…

Bizim anlayamamış olmamız, o gözle baktığınızda çok normal…

01 EKİM 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

elin keferesini boylesine futursuz yazmaya cesaretlendiren yillardan beri sure gelen bagimlilik fobisi ve ceraretsiz politikacilardir.Boyle oldugu muddetce daha cok yazarlarlar.Bu arada bu tercume meselesi icin iki cift lafim var sizler turk tv lerinde oyle sacma sapan tercumeler dinliyorsunuzki buradan sadece guluyorum.Spikerlerin lisanlari ve cevirileri berbat.Ustelik anlamadiklarinida uyduruyorlar.Olayda sadece lisanin bir kultur yapisiyla ogrenilmesi gercegi ancak patavatsizligi yatiyor.Aslinda binlerce yillik var olan turk kulturunden simdi bahis ediyor olmaliydi dunya... Saglikla

Newyorker 
 26.10.2007 7:34
Cevap :
Sayın "Newyorker" kardeşim... Yorumunuz ile katkınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Tercüme konusuna gelince... Çok doğru söylüyorsun. Tekrar teşekkür edrim. Saygı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  26.10.2007 14:23
 

İki kovboy meyhaneden içeri girmişler.Barda içki içen birini işaret etmiş biri"Co "demiş."Görüyor musun şu ortadakini.Ona çok gıcığım.Bir gün eşek cennetine göndereceğim onu!" Yanındaki"Hangisi yahu"demiş"Ortada üç kişi var? Adam çekmiş silahını, bardaki dört kişiyi öldürmüş"Co"demiş."Şu ayaktaki var ya.Onu bir gün geberteceğim" Daha bir şey demiyorum Ağabey! Ameikan kültürü bu,bildiğim!

Ahmet Balcı 
 01.10.2007 21:43
Cevap :
Sayın BALCI... Çok teşekkürler. Eskiden okuduğumuz Tom Miks ve Teksas'da bile bundan iyi "Amerikan kültürü" vardı. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  01.10.2007 23:50
 

Kendimi avutuyordum başbakan ingilizce bilmez anlamını tam bilmeden bir laf etmiş olabilir diye. Meğer tüm konuşmadan çıkan sonuç buymuş... Hapenned...

sedataydın 
 01.10.2007 18:10
Cevap :
Sayın Aydın... Çok teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  01.10.2007 23:51
 

Sayın Başbakan giderken Akif Beki'yi götürdümü bilmiyorum. Gerçi, başbakanın konuşmalarının 'Türkçe meali'nden sorumlu ama olsun, belki Amerikan kültürüne ekleyeceği birşeyler olabilirdi bu ikilinin!..Akif Beki, Başbakan Erdoğan'nın Türkiye'de devirdiği çamları...pardon, söylediklerine tercümanlık yapmakta. (Kendi dili, bir başka devlet görevlisi tarafından yine kendi diline tercüme edilen ilk yeryüzü başbakanı sanıyorum Sayın Erdoğan)..ABD'de ki devrilen çam...pardon yanlışlıkla söylenen sözler, bu kez bir ABD li... Pollock tarafından 'rendelendi'. Sonuç olarak nerede olursa olsun, gittiği ya da konuştuğu her yerde bir düzeltmen buluyor sayın Başbakan...Sayın Pekbay, lütfen halinize şükredin, öyle uluorta! şeyler yazmayınız. Selamlar.H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 01.10.2007 17:44
Cevap :
Sayın H. Hüseyin Dulun... Yorumunuz ile daha abair anlam kattığınız için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  01.10.2007 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 906
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster