Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1437
 

Amman! Bize de "Giydirmesinler!"

Amman! Bize de "Giydirmesinler!"
 

resim: www.payidar.net


Günümüzün trendi İngilizce olduğu için de insanlar, özellikle İngilizce yazılı giysiler istemektedirler.
Bu dil evrensel, bütün dünyada böyle. Almanya’da bile ırkçılık fazla olmasına rağmen herkesin tişörtünde İngilizce yazılar var. Aradaki fark, oradaki insanlar bu yazıların anlamlarını biliyor, sorun bizim insanlarımızda!

Yazıya bakmadan, merak etmeden, bilinçsizce alıp giyiyorlar.

Türkiye’de ünlü sanatçılar, sporcular gibi belli referans kaynakları var, bütün dünyada olduğu gibi.
Özellikle gençler lise çağlarından itibaren bunları kendilerine örnek alıyorlar.

Gençler, bu tarz giyinmeyi kendileri için prestij kaynağı ve statü aracı olarak görmektedirler.

"Avrupa Yakası"nın geçen yıllardaki ilk bölümlerin birinde az çok İngilizcesi olanlar, diziyi izlerken şoke oldular. Dizide giydiği birbirinden ilginç tişörtlerle adından söz ettiren Ata Demirer, bu kez göğsünde "Hard Cock... All Night" yazan siyah bir tişört giymişti. "Cock" İngilizce argoda, erkek cinsel organının tasvir edildiği en kaba kelime...

Aslında slogan, sert bir müzik türü olan "Hard Rock"tan esinleniyor. Ama "Hard Cock... All Night" diye yazılınca, pornografik ifade oluyor.

"Avrupa Yakası"nın tiryakileri arasında 8-10 yaşında veletler başı çekiyor. Eh, maaşallah çoğu da şakır şakır İngilizce konuşuyor. Hani şu tişört seçimlerinde biraz dikkatli olsanız diyorum.

Tişörtlerdeki(t-shirt) yazıların ne anlama geldiğini -çoğu zaman- alanlar da satanlar da bilmiyor. Giysilerin üzerinde argo ifadeler, küfür, hakaret ve cinsel içerikli cümleler yer alabiliyor.

Bu durum; bir öğretmen, Türkolog ve Türk olarak beni ziyadesiyle üzmektedir.

Bir şarkıcımızın tişörtünde "Kabbalist do it better"="Kabalistler her şeyin en iyisini yapar" yazıyor.
Kabalayı kısaca anlatayım, Hz. Musa döneminde Mısır firavunlarının inandıkları dindi.
Bu dine ait ve sadece o dönemki büyücülerin (mısır rahiplerinin)bildikleri büyüler ve simgeler vardı.
Daha sonra bu inanc yahudiler arasında yaygınlaştı.

Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu`nda verdiği konserlerin birinde Serdar Ortaç`ın giydiği tişörtündeki "Y.M.C.A." ambleminin ilginç bir anlamı var.

"Y.M.C.A.", 70 ve 80'li yılların ünlü Village People grubunun 1978 yılında bestelediği, gay kültürünün milli marşı kabul edilen popüler bir disko şarkısı.
Trafik polisi, kovboy, bahriyeli ve motosikletli kıyafetleriyle sahneye çıkan ve eşcinsel olduklarını açıklayan ilk gruplardan olan Village People'ın bestelediği "Y.M.C.A."in harflerini sembolize eden özel bir de dansı var.
Village People'ın "In the Navy" şarkısı da Amerikan ordusundaki denizci eşcinsellerin hit parçası olmuştu.

Başta tişörtler olmak üzere birçok giyside de bazı felsefi olgu ve inanışların sloganlarının olduğunu görüyoruz. Mesela muhafazakar bir insan inandığı değerlere hakaret eden bir yazıyı bilmeden üzerinde taşıyabiliyor ya da dindar olmayan birinin tişörtünde “Pray hard” =Sıkı dua et yazabiliyor.
Çünkü kimse giydiği tişörtün üzerinde ne yazdığını merak etmiyor.

God can’t be everywhere so he created grandma
=(Allah her yerde olamaz o zaman büyükanneyi o yarattı).

Bu cümle bir çocuk kazağının üzerinde yazılı.

Her yeni sezonda vitrine çıkan giysilerde yine İngilizce hakim. Bu yazıların ne anlama geldiğini (çoğu zaman) alanlar da satanlar da bilmiyor.

Tişört ve sweatshirtlerde yer alan ifadelerden bazıları şunlar:

“So many boys so little time I’m going boy rrazy I love meeting boys=Çok fazla erkek çok az zaman, erkek delisi oluyorum erkeklerle tanışmayı seviyorum.

Touch me (Dokun bana),

Hand me (Elle beni),

Kiss me (Öp beni),

More sun less clothing (Daha fazla güneş daha az giysi),

Open 24 hours (24 saat açık),

Silicon hooters (Silikon göğüsler).

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında çokça tercih edilen tişörtlerin üzerinde bu türden ifadelere rastlamak artık sıradanlaştı. Batılı ülkelerde kendini ifade etmenin yolu olarak görülen yazılı tişörtler ülkemizde tuhaf durumlara sebep olabiliyor.

Ege Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Tatlıdil’e göre İngilizce yazılı tişörtlerin tercih edilmesi Batı kültürüne olan aidiyet duygusuyla değil ancak hayranlık duygusuyla izah edilebilir.

Türkiye’de tekstil sektörünün çok geliştiğini ve bu sektör yurtdışıyla çalıştığı için üretimin oradaki tüketicilerin tercihleri doğrultusunda şekillendiğini belirten Tatlıdil, “İhraç fazlası ürünler iç piyasaya sürüldü. Kaliteli olduğu için de ürünler çok rağbet gördü. Yani bunlar ilk zamanlarda üzerlerindeki yazılardan değil kalitesinden ötürü talep edildi.” diye konuşuyor.

Ben ülkemin gençlerinin giysilerinin üzerinde, başka ülkelerin bayraklarının bulunmasına,
giysilerin üzerinde yabancı dille söz ve cümlelerin yazılmasına karşıyım.

Kaynakça:
http://www.tekstilteknik.com/
www.gayalem.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sanırım hem kıyafetlerimizde, hem dilimizde yaşanan bu durum özünde bilinçsiz bir taklitçilikten ibaret...oysa bir bilsek kendi sahip olduğumuz dilimizin, kültürümüzün ne değerli ne zengin olduğunu...

beenmaya 
 07.01.2008 18:02
Cevap :
Bizdeki kompleks, başka bir şey değil. Duyarlılığınız ve sayfamı ziyaretiniz için çok teşekkür ederim. Türkçemiz çok zengin. Bilhassa Oktay Sinanoğlu'nun eserleri Türk diliyle İngilizce ve diğer dilleri karşılaştırmakta ve Türkçenin üstünlüğü ve zenginliğini ortaya koymaktadır. O.Sinanoğlu ABD'de yaşamış ve profesör olmuş bir bilim adamı. Saygılarımla  07.01.2008 19:50
 

Çok haklısınız bende sizden yanayım ve karşılarınızın arkasındayım.Yabancı yazan giysi giymiyorum giymemde.sevgiler,saygılar.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 06.01.2008 5:11
Cevap :
Teşekkür ederim arkadaşım, bunlar çok önemli duyarlılıklar değil mi?. Saygı ve sevgilerimle  06.01.2008 13:06
 

giydiklerini görmüyorsun. Yıllardır rahatsızlık duyduğum önemli bir konuya değinmişsin eline sağlık öğretmenim. Birde ( bu aralar bu konuyu yazacağım ) Türkçeyi amerikancaya benzeterek konuşmaları yok mu? Televizyon sunucuları bile yapıyor bunu. Çileden çıkartıyor bu durum beni. Tekrar eline sağlık dostum. Sevgiler saygılar Cimbom' ludan FB' liye:)))

OKAN TINMAZ 
 05.01.2008 20:43
Cevap :
Teşekkürler ARSLAn kardeşim:) Çocuğa soruyorum: Hangi okuldasın? Cevap: Aarzurum Lisesi. Hay dilini eşek arısı soksun emi. Öyle İngiliz aksanıyla Türkçe konuşmak, insana prestij getirmez. Erzurum oldu Aarzurum. Töbe töbe... Yaz artık Okan, yaz da yorumlayalım... Ne haldesin bilelim... Büyük FENERBAHÇELİDEN selam ve sevgiler...  05.01.2008 21:06
 

HER ŞEYİ O KADAR GÜZEL ve NET BİR ŞEKİLDE AÇIKLAMIŞIN Kİ SEVGİLİ MURAT'CIĞIM...SÖZE GEREK YOK...! YORUMUM = % 100 AYNI FİKİRDEYİM...! SEVGİLERİMLE.... NECİP KÖNİ - ERZURUM/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 04.01.2008 17:22
Cevap :
Necip Abi, teşekkür ederim. Lütfen yeni blogumu okuyunuz. Tam size göre. Saygılarımla  04.01.2008 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2285
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster