Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '12

 
Kategori
Yurtdışı Tatil
Okunma Sayısı
1576
 

AMSTERDAM...

AMSTERDAM...
 

 

Hollanda; Avrupa’nın Kuzeybatısında Almanya ile Belçika arasında yer alan ve parlamenter monarşiyle yönetilen bir kıyı ülkesi. Amsterdam'sa, Hollanda’nın başkenti. Başkenti ama ülke buradan yönetilmiyor, çünkü ülkenin siyasi başkenti Lahey.  

Düşündüm de, buralara geleli tam 2 hafta olmuş...

Dile kolay, tam 15 gündür şehir kazan olmuş, biz kepçe, ama yine de yetememişiz Amsterdam'ı gezmeye.

Esasen, gelmesek de, görmesek de, hepimizin Amsterdam hakkında az ya da çok genel bir bilgisi vardır… Ve de Amsterdam denince ilk akla gelen şeyler, kanal gezisi yapan gemiler, bisikletler-bisiklet yolları, bol atraksiyonlu gece yaşantısı, uyuşturucu satılan-içilen yasal coffe shoppları ve ille de şehrin merkezinde yer alan Red Light District dir.

Oysaki Amsterdam asıl,  90 ada, 1500 köprü ve yükselen deniz sularından kent topraklarını korumak amacıyla açılmış uzun kanallarıyla (ki bu kanallar Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor), insanı hayrete düşüren düzenli trafiği, vızır vızır işleyen tramvay, tren, metro, tekne, feribotlarıyla, sabaha kadar aydınlatılan pırıl pırıl caddeleri ve meydanlarıyla, yağan onca yağmurun ardından bir damla su birikintisinin kalmadığı tertemiz sokakları ve bulvarlarıyla, 17.yy.dan kalma tarihi yapılarıyla, denizle iç içe girmiş coğrafyasıyla, Endonezya, Fas, İtalya, Surinam, İspanya veTürkiye’den gelip yerleşmiş o zengin insan dokusuyla ve Kuzeyde olmasına rağmen  Gulf Streamın yumuşattığı o ılıman iklimiyle, turistik, romantik, enerjisi yüksek, cazibeli ve görülesi bir Avrupa kenti…

Homelink (www.homelinkturkey.comsayesinde geldiğimiz bu dünya kentini tanıma ve uzun süreli konaklama şansını elde ettiğimiz şu15 gün boyunca, bir iki kez dışında, toplu taşım araçlarını kullanmadık.

Amsterdam’ın serin öğle sonralarında, aydınlık ve renkli gecelerinde, adım adım gezerek keşfettik müzeleri, tarihi eserleri, yemyeşil kanal boylarını, caddeleri, meydanları ve o güzelim çiçek pazarını (Bloemenmarkt)…

Her ne kadar, Kırmızı Işık Bölgesi’nde (Red Light District) kabahat işlemiş bir çocuğun mahcubiyet ve sıkılganlığıyla gezindikse de ve her ne kadar o meşhur kafelerinde mariuana içmeyi deneyimlemediysek de; Dom Meydanı’nda (Dam Square)  klasik müzik konserleri de dinledik,  Rembrant Meydanı’ndaki (Rembrandtplein) ilginç dans, müzik, illüzyon gösterilerini de izledik…

Ayrıca Bijenkorf’dan küçük bir alışveriş yapıp, Buz Bar'da(Ice Bar Extra Cool.Amsterdam) soğuktan titreyerek , buzdan bardaklarda içkimizi yudumlamanın keyfini de ihmal etmedik.…

Amaaa...

*Gözünü seveyim memleketim mutfağının! “Hollanda’ya ait özel bir lezzet tadabilir miyiz?” diye pek çok arandıksa da, Hollanda peynirleri dışında ve o kocaman sandviçlerinden başka, tadılmaya değer hiçbir yemek bulamadığımızı…

*Amsterdam’ın içinden geçen ve şehre adını veren o büyük Amstel Nehri’nin, kanallardaki siyahî ve kirli deniz sularından ayırt edilemediğini görünce, memleketimizin tertemiz nehirleri ve masmavi denizleriyle gurur duyduğumuzu…

*Ucuz, kaliteli, ikinci el ve antika malların satıldığını övünerek söyledikleri açık pazarları; Albert Cuyp Market Noordermarkt Flea Market, Waterlooplein Flea Marketin, Antalya’daki Şirinyalı Pazarı’nın, hele hele Kadıköy’deki Salı Pazarı’nın eline su dökemeyeceğini de söylemeden edemeyeceğim!..

Daha buralardayım…

Yarın Belçika’ya doğru uzanacağım; Brüksel ve Antwerp şehirlerini gezecek, haftaya Rotterdam ve Lahey’i içine alan başka bir tura katılacağım.

Bakalım siz “ Amsterdam” adlı yeni galerimi beğenecek misiniz?

Şimdi, izninizle..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hollanda mutfağından çıkma "soesjes" tatlısı(içi kremalı lokma gibi) ve "hachee" okunuşu "haşeey" yemeğine (sığır etinden yapılır) bayılırım. Mutfağı çok fakir olan bu ülkede azınlıklar bu fakirliği zenginleştiriyor. İyi tatiller

Süleyman Akyürek 
 18.08.2012 15:20
Cevap :
Tabi... Siz buraların kültürüyle iç içesiniz,daha iyi bilirsiniz..Sayenizde ben de öğrenmiş oldum,denemeye çalışayım...İyi bayramlar,teşekkürler...   19.08.2012 10:29
 

pazarların türkçe olanı makbul her zaman, yaaa...''galerideyim soran olursa,çaktırmaaaa''...güzel olsun bayramlar...eyvallah...

nedim üstün 
 18.08.2012 10:54
Cevap :
Bence de..:)Hadi bakalım,beğenirsin umarım...En çok senin için ekledim resimleri hatırlatırım ha..:)) Selamlar, iyi bayramlar...  19.08.2012 10:33
 

İnsan sizin içinde buylunduğu galariyi beğenmiz mi? sayenizde gidemesende en azından bilgi edinmiş oluyorum. evet biz elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz.. şeker tadında şeker gibi güzel bir gezi gecirmeniz dileği ile :) :) kocaman sevgilerimle

nurhayat. 
 18.08.2012 9:23
Cevap :
Merhaba Nurhayat'cığım..:)) Nerelerdesin? Ben de artık beni takip etmediğini düşünmeye başlamıştım...Şaka şakaaa..:))Bayramını kutluyor, sevgilerimi gönderiyorum...Görüşmek üzere, teşekkürler...  19.08.2012 10:36
 

Şehir Amstel nehri üzerine kurulduğundan kentin bazı atıkları da doğal olarak nehirle bir şekilde buluşuyor olmalı. Belki bizdeki doğal akarsularla değil de İstanbul'daki Haliç ile karşılaştırmak daha doğru olur. Pazarlarını ise bizim ünlü sosyete pazarı ile karşılaştırmanıza ise şaşırdım, demek orası o kadar sönük bir pazarmış! :-) Annem geçen hafta gittiğinde doğru dürüst bir şey kalmadığından yakınıyordu (sadece çul-çaput varmış). Mutfağa gelince bildiğim kadarıyla bizdekine benzer zengin bir mutfağa sadece Fransızlar sahip.Onlarda da bizdeki gibi dolmalar, sarmlar filan da yok ayrıca. Tanıtım eksikliğimzi bir kez daha anımsatmakta yarar var. Nedense biz Türkler birlikte birşey yapmayı, organize olmayı, reklamı bir türlü beceremedik. Birbirimizi kıskanmaktan, çelme takmaktan zaman bulamıyoruz mu nedir? Yazınız çok hoş, keyifle okudum. Galeriye de elbette baktım, resimler çok hoş, siz de çok cici çıkmışsınız. Diğer izlenimlerinizi de merakla bekliyorum. Selam ve saygılar.

Güz Özlemi 
 18.08.2012 0:15
Cevap :
Merhabalar...)Amstel'i Haliç'le değil de, doğal nehirlerimizle, meselâ Düden'le:)o gri renkteki Kuzey Denizi'ni de Akdeniz'le, Ege'yle kıyasladım ister istemez...Mutlu oldum..:) İnanın, o meşhur açık pazarlarında satılanlar, çok kalitesiz ve döküntü şeyler, ama adamlar öyle bir tanıtım yapıyorlar ki, kanıyorsunuz...Haklısınız biz hala sahip olduğumuz zenginlikleri kullanmayı, lanse etmeyi,organize olup kazanç elde etmeyi öğrenemedik. Mesela bir Avrupa ülkesinin Antalya gibi bir şehri olsaydı,o şehir dünyanın en çok turist çeken yerlerinden biri olurdu...İçimiz yanıyor, ama elden ne gelir!..Okuduğunuz,bu sıcak yorumu yaptığınız ve de beğeniniz için çok teşekkür ederim:)) İyi bayramlar, selamlar...   18.08.2012 0:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1463
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Feci duygusal, iflâh olmaz bir romantiğim..:) Bol bol ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster