Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
993
 

An gelir, biriyle tanışırız, sonra hayatımız değişir

An gelir, biriyle tanışırız, sonra hayatımız değişir
 

An Gelir, Biriyle tanışırız, sonra hayatımız değişir;
Aslında hayat anlaşılmazdır. Çoğu zaman kendimiz gibi bile olamayız. Bi de nedenini bilemiyorum, hayatta daima bir telaş, umut, bazen de umutsuzluk, endişe, hüzün içindeyizdir?

Bunun dışında hep beklentilerimiz vardır. Bu beklentilerimiz bir türlü bitmez? Çocukken hep büyümek, serpilmek, öğretmen polis, doktor, hemşire, pilot olmayı hayal eder, yani hep büyümek isteriz ama büyüdüğümüz zamanda çocukluğumuzu özleriz.

Sonra an gelir biriyle tanışırız hayatımız değişir. İçimizde fırtınalar eser. Hep onu görmek ister, onsuz başkasıyla yapamayacağınızı düşünürüz. Buna “aşk” deriz. Çıkmalar başlar. Bu anda her şey mükemmeldir. Hayatımızda elma misali karşı yarımızla karşılaştığımızı, şanslı olduğumuzu, çıktığımız insanın kusursuz olduğunu düşünürüz.

Olay evliliğe gider. Aileler, onlar bunlar karşı çıkarlar. Her kafadan bir ses çıkar. Daha iyi kısmetler olabileceğini söylerler. Ama duygularımız ağır basar kimseyi dinlemeyiz. Onca güçlüğe rağmen evlenmeyi başarırırsak ne mutlu bize. Evlilikte, ilk aylar cicim aylarıdır. El ele tutuşmalar, gezmeler en güzel aşk sözcükleri duyarız, ya da söyleriz. Bunlar kısa sürer. Sonra “köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı” denir misali, herkes maskesini indirir, gerçek yüzünü, gerçek karakterini göstermeye başlar. İşde bundan sonra asıl sorunlar ortaya çıkar ve acı gerçekleri anlarız. O anda, ünlü düşünürün “Evlilik bir çemberdir. Dışında olan içine girmeyi, içinde olan da dışına çıkmayı hayal eder.”demekle ne demek istediğini anlarız. Ama artık geç olmuştur. Çocuk olsa bir dert, olmasa başka bir dert. Elbette çocuğun getirdikleri de, götürdükleri de olur. Fakat bir çare olmaz, nitekim beraberlik sıradanlaşır. Damada “anne kuzusu” deriz, kendi kendimize de “Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin” diye söyleniriz. Ama ne kadar çaba göstersek de, sular tersine akmaz, bakarız deve güdülmüyor. Oğlan tarafı, anne, kız kardeşler evliliği bozmak için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar. O zaman anlarız ki, evlilik bizi yıpratmaya başlamıştır. Bu yıpratılmaya yeni sevinçleri ekleyerek yaşamaya devam ederiz. Ama bu da bir müddet sürer. Kaçınılmaz bir durum gelir. Bu da ayrılıkdır. Aslında bu, bir anlık duygu davranış durumumuzun sonucudur. Öfke, kin, hırs, intikam köprüleri kolayca atmamıza neden olur. Bunu yaparız, çünkü kimse kimseye mecbur değildir, kimse kimseyle istemezse aynı evde yaşamaz.

Oysa biliriz ki hayat tecrübelerimiz, tecrübelerimiz ise yaşadıklarımızdır. Yaşadığımızın anlamı ise sahip olduklarımızdır. Fakat cevabını bilemediğimiz sorular her zaman vardır. Neden insanlar birbirleri ile uğraşırlar, birbirlerine acı vermeye çalışırlar? Mutlu yapmak için değilde, mutsuz yapmak için ellerinden geleni yaparlar. Sahi herşey yolunda gidebilecekken, neden ipler kopartılıyor? Yoksa evlilik aşkı öldürüyor mu? Sizce nedir bunun cevabı?

İnsanları anlamak kolay değil ki. An Gelip, biriyle tanışıp, hayatımız değişe de sonra bir bakmışız en başa dönmüşüzdür. Hayat budur iş de, bir var, bir yok ama her şeye rağmen hayat devam eder, gider, her şeye rağmen hayatı yine severiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet,haklısınız benzer konularla ilgili bende kafa yorup yazılar yazıyorum.Sanırım aşk yada sevgi ,evlilikden önce yada sonra diye 2 ayrı ve farklı dönem yaşıyor...insanlar,olaylar istedikleri gibi gitmeyince birbirlerin burnundan getirmek için bayağı bir çaba sarfediyorlar.. yinede aşkı aramak düşünden vazgeçemiyorlar.Sevgilerle

Sibel Ulusoy 
 15.07.2007 22:54
Cevap :
doğru, zorla bir şey sevmiyor, zorla sevgide olmuyor  15.07.2007 22:59
 

Mekan, zaman ve kişiler değişse de olayların sebeb, gelişme ve sonuç bölümü değişmez. Ancak elde edilen deneyimler, bizi olayın sonucuna daha kısa sürede varmamızı sağlar. Deneyimlerinizden ders çıkarabiliyorsanız tecrübeli biri olursunuz. Tecrübeler ise bizim bir adım ileri atarken geriye gelebilme şanşımızı yanımızda tutabilmemizi sağlar.

kumrusu 
 14.07.2007 13:06
Cevap :
Tecrübeler iyi güzelde, insana kararsızlık da verebilir. Mesela 3 defa evlenen hep mutsuz olan biri, ne kadar tecrübe edinirse edinsin, 4. defa evlenmeye daha çok korkar.  14.07.2007 14:24
 

Hep başa döneriz..her neye başlarsak başlayalım sonuç aynı olsada edinilen tecrübe farklı oluyor..Günümüzde evlilik bir sözleşmeye dönüşmüş aslında.Kadın veya erkek kim kimi kurtarabiliyorsa içinde bulunduğu durumdan o anda evlilik oluşuveriyor ve kimse anlamıyor ya adınada aşk diyorlar.Çok kapsamlı bir konu..Mutlu kalın..

roji 
 13.07.2007 10:36
Cevap :
sizinle her konuda aynı düşünmek bana ilginç geliyor, katkılılarınız için teşekkürler  13.07.2007 21:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 712
Toplam yorum
: 1698
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2659
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster