Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '06

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
4946
 

Ana dilim, güzel türkçem

Kaynaklar Türk dillerinin yazılı metne dayalı tarihlerini 7.-9. yüzyıl Orhon Türkçe’sine kadar uzandığını Türkiye Türkçe’sinin ise , Anadolu'ya göç eden Oğuzların 11. yüzyıldan sonra kendi üzerine kurdukları yazı dili ile başladığını belirtmektedir.

Cumhuriyet döneminde dil konusuna çok değer veren Atatürk , Türk Dil Kurumu’nu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de kurdurmuştur.

DİL DEVRİMİNİN AMACI

Özleşme (Gittikçe öz haline getirme),
Geliştirme ve arındırma (Dilimize yeni girecek sözlere Türkçe karşılık bulmak ve kullanılan yabancı kelimelerin yerine öztürkçelerini yerleştirmektir).
Sadeleştirme gibi genel amaçları vardır.
Ne yazık ki Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında tırmanan yabancı hayranlığı (özellikle Fransız, İngiliz hayranlığı) dolayısıyla Türk dilindeki yozlaşma bugünün Türkiye’sinde de akıl almaz bir hızla devam etmektedir.

Yaklaşık 14 asırlık bir geçmişe sahip Türk diline bu günün Türkiyesi’nde ne kadar sahip çıkılmaktadır bir göz atalım

Yazılı basında en fazla satılan gazetelerde dahi imlâ hataları bulunmaktadır. Görsel basın ise evlere şenlik. Müzik programı sunan kızımız inciler saçıyor “Sıradaki parça bilmem kim için geliyo, kendine iyi bak, öpüyorum bye" Genellikle kelimenin sonundaki ‘r’ harfi yutulur. ‘bye’ kelimesi ise İngilizce. İşte bir diğeri “ ya çok şekersin yaaaaa, valla çok şekersin”, “inanmıyorum”.

Amerikan dizi ve filmlerinden bazı cümleler!!

“Kendine iyi bak", söyler misiniz kişi kendisine neden kötü baksın?

“Neden arkadaşınla odana çıkmıyorsun?" Amerikalılar genelde soru ifade eden cümleler ilekonuşuyorlar, bu tarz cümleler bizim dilimize de yerleşti.

Eskiden TRT’ nin spikerleri bizleri eğitecek kadar Türkçe’ye hakimdi. Hatta bir kelimeyi yanlış söyledikleri zaman maaşlarından kesinti yapıldığı söylentisi yayılmıştı. Ne kadar doğru bilemeyiz ama eski TRT’nin (eski diyorum ne yazık ki bu günkü TRT eski TRT değil) Türkçe konuşma konusundaki titizliğine bugün bile teşekkür borçluyuz.

Adına Fast Food denilen ayaküstü bir şeyler atıştırdığımız (yemek kültürümüz de elden gidiyor) yerlerin isimleri harikadır ‘ymc’ (yemek ), tıcınac (tıkınak) ‘yemc’ (yemek).

Büyük alışveriş merkezlerinin isimleri ise Center’ lardan,Home’lardan geçilmiyor.

Bu sıralarda bir yabancı isimle daha tanıştık. “Outlet Center.” Anlamı indirim merkezi veya mağazası demek imiş. Geçen gün bir tabela dikkatimi çekti. Şöyle yazıyordu. "City Emlak”. Bir şahıs mağazasının ismine kendi adını vermiş Shamsi (Şemsi olsa gerek).

Bir zamanlar kız çocuklarına Melissa (şimdi Melisa) ismi koymak için mücadele veren aileler vardı. Çünkü Melissa bir yabancı isimdi. Oysa şimdi bu isim o kadar çoğaldı ki. Türk ismi gibi algılanıyor.

Bir ünlü pop şarkıcımız seyircisini selâmlarken şöyle diyor “Çok mersi “ , (çok Türkçe, Merci Fransızca) “çok teşekkürler ediyorum” (çok, çoğul ifade ediyor, bu yetmezmiş gibi teşekkür kelimesinin sonuna bir çoğul takısı daha ekliyor, ediyorum kelimesine ise söyleyecek bir şey bulamıyorum.)

İstanbul’un bazı semtlerinde dolaşırken asılı tabelalardan kendinizi yabancı bir ülkede zannedersiniz. Özellikle yılbaşı tatilinde gitmeseniz bile kendinizi her hangi bir AB, ABD ülkesinde farz edebilirsiniz. Merak eden bu yılbaşında Nişantaşı’na , Beyoğlu’na, Bağdat Caddesi’ne gelsin.

Gelelim başkent Ankara’nın caddelerine. Harita üzerinde saydım tam 13 adet yabancı isimli cadde var. (eksik olabilir ) İşte bu isimlerden birkaç örnek Strazburg Cad., J.F.Kennedy Cad. Tunus Cad. Kuveyt Cad. Arjantin Cad. Paris Cad. Simon Bolivar Cad. v.d. Söyler misiniz dünyada kaç ülkede bu kadar yabancı düşkünlüğü vardır? Kaç ülkenin caddeleri bu kadar çok yabancı isimle anılmaktadır? Nedir bu yabancı düşkünlüğü? Yabancı hayranlığı?

Bir de İnternet Türkçe‘si denilen bir garabet var. Bir kere noktalarınızı unutun. Eğer yazdığınız cümlenin içerisinde ç, ü ,ş, ğ, gibi harfler varsa bunları yazamazsınız. Bazı klavyelerde Türkçe karakter bulunmuyor. Yazdığınız mesaj karşı tarafa Türkçe karakterler bozulmuş olarak gidiyor. Yeni nesil “ i”, yerine “ı” , “ş” yerine “s” , “ç” yerine “c”, “ğ” yerine” g” yazmayı alışkanlık haline getirdi. Normal karşılıyor. Bu ise Türkçe açısından çok tehlikeli bir durum. Türkçe yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

İthal malzemelerde Türkçe açıklama mecburiyeti var. Ancak bu pek çok üründe uygulanmıyor. Özellikle kozmetik ürünlerinde dış ambalajlarda Sağlık Bakanlığı izni ve kullanım ile ilgili birkaç açıklayıcı cümle var. İçindeki kullanım klavuzuna baktığınızda Türkçe dışında pek çok ülkenin dilinde açıklama bulursunuz. Arapça’dan Çin’ ceye kadar. Ancak Türkçe bulamazsınız. Örnek Philips cep telefonlarının yazılım CD’ lerinin tamamı İngilizce’dir. Fransızca, Almanca ve diğer AB ülkelerinin dillinde açıklama vardır ancak Türkçe açıklama yoktur. Merak eden araştırsın baksın.

Anlaşılan o ki bu ülkelerde Türk dilinin hiçbir önemi yok.

İthalat patlamasının yaşandığı 1980 -2005 yılları arasında bir yetkili çıkıp ithal ürünlerin klavuzlarında Türkçe açıklama yer almayan ürünlerin satın alınmayacağını ilan edememiştir. Böyle bir standart dayatması yoktur.

Bir Türk şarkıcısı olan Sertap Erener Eurovizyon şarkı yarışmasında sözleri İngilizce yazılmış olan Every Way That I Can. ...isimli parçayla birinci oldu. 30 Yıldır katıldığımız yarışmada Türkiye ne zaman birinci oldu ? İngilizce parçayı söyleyince. Ondan sonra neden birinci olamadık çünkü sözler Türkçe idi. Yani bu ne demek? “Ey Türkiye sen bu yarışmada eğer kendi ana dilin ile şarkı söylersen kazanamazsın, gel evrensel bir dil !! olan İngilizce ile söyle ki kazanasın" demek. En üzücü olanı da bu iyi niyetli !!! dayatmaya bazı sanatçılardan ve basından da destek gelmesi.

Bir milletin dili işte böyle kaybolur. Dil bir ülkenin kültürüdür. Dil olmazsa millet de olmaz. Yabancı kelimelerle yavaş yavaş yer değiştirmekte olan dilimiz eğer önlem alınmazsa bozulmaya ve özünden ayrılmaya mahkûm olacaktır.

Bir milletin ana dili kültür yozlaştırması ile yok edilmeye çalışılmaktadır. Bizde ise insanlar konuşmalarının arasında yabancı kelimeler kullanarak kendi ana diline nasıl kötülük ettiğinin farkında değildir. O, yabancı dil bilgisini karşı tarafa bir üstünlük nişanesi olarak kullanmanın zevkini yaşamaktadır.

Ana dilde eğitim ise başlı başına bir dil cinayetidir. Ana dilde eğitim ne demektir ? Fransa’da ya da İngiltere’de eğitim Türkçe verilmeye başlasın bakalım neler oluyor ? Yabancı dil öğretilmesine karşı değiliz ancak ana dilde eğitim Türkçe olur. Yabancı dil eğitimi ayrıca verilir. Ana dil adı üzerinde ana kucağında baba ocağında öğrenilen dil.

Başkalarının dili nasıl ana dilimiz olur ?

Bu gün dünyada yaklaşık bir milyar insanın değişik ağızlarda Türkçe konuştuğu belirtilmektedir. Böylesine köklü ve zengin bir dili bırakıp kısır batı dillerine yönelmek kendimize ve geçmişimize ihanettir.

Lütfen ulusça birlik olalım ve oturup bir an düşünelim BİZ KİMİZ? ve KİM OLARAK YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ?

Herkes mükemmel Türkçe uygulayamaz, buna bizler de (ben de) dâhiliz.

Mutlaka hatalarımız olacaktır. Ancak gayret göstermeli, her gün dağarcığımıza Türkçe ile dilbilgisi ile ilgili yeni bilgiler katmalıyız.

Türkçem paramparça, Türkçem yozlaşmış, Türkçem yabancılaşmış, Türkçem kimliğinden kopmak üzere.

Dilimize sahip çıkalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimsenin yüklenmek istemediği bir soruna "Elden ele sıcak patates gibi atılıyor" diyebilir miyiz?

Asya Boneva 
 22.04.2007 16:01
Cevap :
Elbette diyebiliriz. Deyim çok yerinde. Sorun da burada zaten. Kimse elinin yanmasını istemiyor. Her kes sıcak patatesi birbirine atıyor. Kendi değerlerimize sahip çıkmazsak daha sonra elimiz değil canımız yanacak. Sevgiler  23.04.2007 10:27
 

yaşadığım şehrin %40 na yakın dükkanın tabelaları türkçe değil. sanki yabancı bir şehirdeyim. peki bu yabancı tabela takınca daha mı çok müşteri geliyor..bilemiyorum. galiba emperyalizmin bir çeşit beyin , kültür hırsızlığının tipik uzantısı olsa gerek. ana dilimize sahip çıkmamız hayati derecede olduğuna inanıyorum. size sevgi ve selamlarımı iletiyorum. isa can balıkesir

isa can 
 30.06.2006 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 486
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1106
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster