Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '06

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
1287
 

Ana kalbi

Ana kalbi
 

Güpegündüz, ara sokakların birinden yükselen bir çığlık, mahalleliyi ayağa kaldırdı. Ne vardı? N'oluyordu? Toz toprak,boğuşanları bir bulut gibi kaplamıştı. Feryatlar, alabildiğine de artmıştı. Etraftan yetişenler de sanki 'put' kesilmişlercesine çaresiz, kıpırdamadan ve şaşkın bakışlarla birbirlerinin yüzlerine bakıyordular. Şaşkınlıktan Septuze Hanım, elindeki yumağı düşürdü. Serbest kalan yumak, çözülerek akıp gitti. Hiç kimse de kedi ile köpeğin kavgası arasına giremiyordu.

Bir şeyler yapmak lazımdı. Ama ne?.. Etrafta kavrayacak ne taş vardı, ne de sopa!

Yolun orta yerindeki toz kümesi biraz dağılır gibi oldu. O zaman görüldü ki, mahallenin kedisi Achill zor durumdaydı. İlkten can havli ile asma ağacına atlayarak süratle tırmandığı, oradan da dama sıçradığı görüldü... Soluk soluğa idi. Yüzü,gözü kan içindeydi.Kulağı yırtılmıştı. Ağzının bir kenarı da öyle... Sık sık soluyordu. Ve başını tutamıyordu. Öylecene damın betonuna yattı Achill. Başını da su borusuna dayadı. Tüyleri diken dikendi. Ağzından da kan geliyordu...

Mahalleli, hala daha başını kaldırarak evin damına havlayan kızgın köpeği, taş atarak oradan uzaklaştırdılar. Mahallenin küçük çocukları da peşlerinden, ellerinde taşlarla seyirttiler... Bütün gözler, Achill'in üzerindeydi şimdi. Tam iki gün acı acı miyavladı yavru Achill. Kimsede uzun merdiven yoktu. Kızgın güneşle kavruldu yavrucak. Gecenin ayazı ile inceldi. Rüzgarda, ipliğe dizili patlıcan kuruları gibi takır takır takırdadı yattığı yerde...

Achill'in,eğri boyunlu bir anası vardı. Araları, bir lokma 'Et' yüzünden epeydir açıktı. Mahalleli bunu biliyordu. Karşılaştılar mı, birbirlerini görmemezliğe gelip, yollarını değştiriyorlardı... Ama şimdi!.. İşler değişmişti. Ana yüreği bu!

Karşaılaşmaları pek hazin oldu... Bazı geceler, koyun koyuna dambaşında geceledi. Hiç durmadan yavrusunun yaralarını yaladı... Yaladı... Ağzıyla da yiyecekler taşıdı... Onu sardı, sarmaladı..

Mahalleli, pek yakından tanıdıkları bu hayvancıklar için, nihayet bir çare buldular: 'İtfaiye çağırmak! Şimdiye kadar niçin akıl edememişlerdi? İtfaiye geldi. Merdivenini dayadı, yavruyu alıp aşağı indirdi.

Ana kalbi... Ana kalbi gibi yoktu... Achill'in anası, minnetini bol bol sergiledi oracıkta. Merdivenin ayaklarına sürtüne sürtüne dolandı. Sonra da insanların ayakları dibinde dolandı, sürtündü. Yerlere yattı... Yuvarlandı... Sonra da, 'mır-mır'larından örülü bir şarkı tutturdu. Onları bir arabaya koyup, doktora götürdü mahalleli. Ananın gözleri, 'hazdan' yumuluydu. Mahallelinin de öylesi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu konuda öyle çok haber yapılır ki, insanın aklına, itfaiyecilerin işi sadece kedi kurtarmak gibi gelir. Ayrıca, doğanın şu değişen "dengesini" yaşayınca, insan bunun gerçek olmasını da istemiyor değil hani. :)) Sevgiler, maviyle... mavi umut.

derinmavi.. 
 11.07.2007 15:36
Cevap :
Kedi milleti,anlaşılmaz,karfmakarışık.Dediklerin doğru.Mavilerle kal.Hülyaların,rüyaların bile mavi olsun.Selamlarım seni.  12.07.2007 18:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster