Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '09

 
Kategori
ÖSYS
Okunma Sayısı
761
 

Ana okulundan üniversiteye eğitim serüveni

Ana okulundan üniversiteye eğitim serüveni
 

Atatürk Türkiyesi olmalıyız


Biz anne ve babaların çilesi, çocuğumuz ilk öğrenim basamağı olan yuva çağına gelince başlar. Çünkü eğitim konusunda çok para kazanmak hırsıyla yola çıkan özel okullar ve dershaneler, devletin öğretimdeki yetersizliğini fırsat bilerek yavrularımızdan daha yuva zamanından itibaren para kazanmayı hedeflemişlerdir. Çocuğunuzun üniversite eğitimi için biriktirmeyi planladığımız paralarınızı daha anaokulu yıllarından itibaren harcamaktan çekinmeyeceğimizi bu özel sektör çok iyi bilmektedir.

Bakın bu serüven nasıl başlıyor.

Canınızdan çok sevdiğini evladınız 5 yaşına geldiğinde, çevrenizdeki İlköğretim okullarını ve yuvaları incelemeye başlarsınız. Bir de bakarsınız ki, evinize yürüme mesafesinde olan falanca devlet ilköğretim okulunda sınıflar 70 kişi, kışın soğuk ve tuvaletlerinde yeterli su yok. Bu durumda, evladınızı böyle bir okula yollamaya kesinlikle gönlünüz razı olmaz. Özel bir ilkokula göndermekten başka çareniz yoktur. Ama duyduğunuza göre çevrenizde iyi bilenen özel ilköğretim okulların çoğu da kura ile öğrenci alıyorlarmış. Bunun tek bir istisnası varmış. Kendi anaokulundan gelen öğrencileri okullarının kurasına sokmuyorlarmış. Yani bu özel ilköğretim okuluna çocuğunuzun kurasız kabul edilmesi için aynı okulun özel anaokuluna çocuğunuzu kaydettirmenizin şarttır. .

Buyurun bakalım, hadi ödemeye başlayın. Boş verin şu anda kiradan kurtulmanız için ev almanıza veya onun üniversite masrafları için para biriktirmenize de hiç gerek yoktur. Zaten siz evladınız için çalışıyorsunuz öyle değil mi? Üniversite eğitimi için gereken parayı ilerdeki yıllarda düşünürüz.

Böylece ana okul dâhil tam 9 sene seçtiğiniz bu özel ilköğretim okuluna aylık kira öder gibi taksitler şeklinde çuval dolusu para ödersiniz.

Daha sonra sıra çocuğunuzun lise tercihine gelir. Mezun olduğu zaman gitmek istediği üniversiteye girebilmek için lise tercihi çok önemlidir. “Okul parası ödemekten bıktım” diye düşünürsünüz. Tek şansınız evladınızı Parasız Anadolu Liselerinden birine girmesini sağlamaktır. Bunun için onun 6, 7 ve 8 sınıflarda okurken her yıl yapılan Seviye Belirleme Sınavına (SBS) girmesi ve başarılı olması gerekmektedir.

Ama SBS sınavları sandığınız kadar kolay değildir. En azından özel dershanelere kayıt olunması ve ilaveten özel hocalardan 3 yıl boyunca ders alınması gerekiyor. Ödediğiniz yüksek okul taksitlerine ilave olarak 3 yıl boyunca dershane taksitlerinin de bütçenizde yer alması kaçınılmazdır.

Ayrıca SBS nın öğrencinin sadece % 70 başarısını belirlediğini de öğrenirsiniz. Okullardaki yıl sonu başarı puanı (YBS) ve davranış (YDP) notları da SBS sınavı sonucunu % 30 ekleneceği için bu durumda öğretmenlerin evladınıza bol not vermeleri için nasıl bir yöntem uygulamanız gerektiğini de düşünürsünüz. Bu arada futbolcu transferi gibi okullar arasında başarılı öğrencilerin transferi işlemlerini duyup dehşete düşersiniz. Çünkü okular başarılı öğrencileri transfer ederek okullarının başarı puanlarını arttırmaya çalışmaktadırlar. Böylece okullarının diğerlerinden daha mükemmel eğitim verdiği izlenimini yaratacaklar ve daha çok aranan okul olacaklarından daha çok para kazanacaklardır.

Bütün bu masraflara rağmen yavrunuzun bu imtihanlarda aldığı puanlar gereğinden düşükse mecburen bulunduğu okulun lise kısmına veya en yakın özel okula kayıt yaptırmak zorunda kalırsınız. Tabi eğer okulunuz izin verirse başarısın öğrencileri okul başarı puanını düşürdüğü için hiçbir iyi okul istemeyecektir.

Buyurun bakalım, durmak yok. Ödemeye devam edin. Boş verin bu zamanda para biriktirmenize de hiç gerek yok. Zaten siz evladınız için çalışıyorsunuz. Öyle değil mi? Böylece 4-5 sene daha bu özel liseye ve dershanelere çuval dolusu para ödemeye devam edersiniz.

Neden dershanelere ödeme yapmam lazım derseniz cevabı ÖSS sınavıdır. Çünkü esas sıkıntı lise çağlarında başlamaktadır. Çocuğunuzun istediği üniversitede istediği alması şarttır. Bilmiyorum sizin çocuğunuz veya bir yakınınız son yıllarda ÖSS denilen bu üniversite giriş imtihanına hazırlandı mı? Ben şahsen bu tecrübeyi tam iki defa yaşadım.

Öncelikle çocuğunuzu daha lisenin birinci sınıfından itibaren bu imtihana etrafa fazla reklâm yapmadan gizli hazırlamanız gerekiyor. Çünkü bu sınav aynı zamanda veliler arası bir yarıştır. Başkalarının çocuğu lise 2 den itibaren hazırlanıyorsa sizinkinin daha erken sınıfta başlaması gerektiğini düşünürsünüz. Yoksa Allah korusun mezun olduğunda hiç bir yeri kazanamazsa bir sene daha dershane ve özel hoca masraflarını baştan ödemek zorunda kalırsınız.

Netice itibariyle evladınızın lise öğrenimi esnasında ödediğiniz normal okul ücretlerine ek olarak çok daha fazlasını lise yıllarında özel dershane ve özel öğretmen parası ödemek zorunda kalacaksınız ki burada daha detaylı olarak anlatıp henüz küçük çocukları olanların şimdiden morallerini bozmak istemiyorum.

Böylelikle ÖSS imtihanına kadar en az 2-3 sene süren çok yoğun ve yıpratıcı bir ders çalışma süreci başlar. Artık tüm aile ÖSS ile yatıp ÖSS ile kalkmaya başlamıştır. Okuldan gelip yorgunluktan uyumaya başlayan evladınızı zorla uyandırıp dershaneye gönderdiğiniz günler başlamıştır. Çocuğunuzun her zamanki sakin halinden çıkıp asabi bir hale geldiğini gözlemlediğiniz ama fazla yardımcı olamadığınız bitmez tükenmez günler ve gecelerdir bunlar.

Yüksek lisans öğrenimini ABD de tamamlayan bir kişi olarak burada altını çizerek yazıyorum. Bizdeki durum nerden bakarsanız bakın hem veliler hem de evladınız açısından tam bir işkencedir, trajedidir. Bu ÖSS sınavı evlatlarımızda ayrıca psikolojik sorunlar da yaratan bir korkunç yarıştır.

Örneğin ABD de normal olarak lise eğitimi ücretsizdir. Üniversiteler ücretlidir ama maddi durumu yetersiz olanlar için hiçbir sorun yoktur. Babanızın geçen yıl ödediği toplam vergi belli bir tutarın altındaysa devlet üniversitelerinde bedava okursunuz.

ABD de liseden mezun olan bir genç, mevcut binlerce üniversiteden hangisine giderse daha mutlu ve heyecanlı bir üniversite yaşamının olacağını hayal etmekten başka telaşı yoktur. Tek kaygısı ailesinden uzakta kendi kişiliğini geliştirecek ve baskıdan uzak kendi özel hayatını elde edebileceği bir üniversite ortamı bulmaktır. Çok meşhur ve özel olanlar hariç, üniversitelere girişte hiç bir imtihan yoktur. Hangi meslek dalında okumak istediğinizi üniversiteye kayıt yaparken belirlemek zorunluluğunuz da yoktur. Mesleğinize hangi derslerde başarılı olduğunuza üniversitedeki ikinci yılında bağlı olduğunuz danışmanızla beraber karar verirsiniz. Sınıfta kalmak yoktur, yalnız dersten kalma vardır. Zaten muntazaman ders çalışan vasat bir öğrencinin de dersten kalması orada mucize sayılır.

Size ilginç bir şey anlatmak istiyorum. ABD deki Üniversite yönetimlerinin en büyük endişesi toplam öğrenci adetlerinde zamanla bir azalma ihtimalidir. Bunun için deli gibi önlemler ararlar. Ayrıca bir öğretim görevlisinin öğrencilerinden çoğu bir sınavda başarısızsa bunun faturası öğretmene kesilir ve tekrarı halinde üniversite yönetimi tarafından işine son bile verilebilir. Biz de veliler gününde zor hocaların önünde uzun kuyruklarda bekleşen zavallı anne ve babaları düşünün. Notu kıt hoca makbul hocadır. Herkes ona daha çok saygı göstermek zorundadır. Sıkıysa öyle yapmayın, evladınızı sınıfta bırakır. Notu bol hocaların önünde ise kuyruklar yoktur.

Bence bir öğrencinin üniversite eğitimi, ilköğretiminden çok daha önemlidir. Ama mevcut düzen, yukarıda anlattığım nedenlerle velilerin üniversite eğitimi için para biriktirmelerine engel olmaktadır. Onun özel üniversite masraflarını yine çalışarak karşılamayı düşündüğünüz halde bir de emekli olmak zorunda kalırsanız, evladınıza istediği meslekte yüksek öğrenim yapması için hiçbir katkıda bulunamazsınız. Özel üniversiteler için paranız yoksa evladınız ya üniversiteye hiç gidemeyecek ya da belki de istemediği bir dalda üniversite eğitimi yapmak zorunda kalacaktır.

Değerli dostlarım, Ben ülkemizdeki eğitim rezaleti nedeniyle aklımı kaçıracağım. Siz futbolcu transferi gibi okullarının başarı puanını yükseltmek için öğrenci transferleri yapan okulların olduğu başka bir ülke duydunuz mu? İzin verirseniz ülkemizdeki eğitimle ilgili cevabını hala bilemediğim bütün bu soruları aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

• Başka hangi ülkede futbolcu transferi gibi öğrenci transferleri yapan okullar vardır?
• Neden üniversiteye gitmek isteyen öğrencilerin tümüne bu imkânın verilmesi için her türlü olanak seferber edilmiyor?
• Neden evladımızın üniversite masrafları için biriktirmemiz gerekirken paramızı anaokulundan üniversiteye kadar ilk ve ortaöğretim yıllarında zorunlu olarak harcamak zorunda kalıyoruz?
• Neden ülkemizde yeni üniversiteler yerine hep yeni dershaneler açılmaktadır.
• Neden devlet en azından zorunlu olan ilköğretimde üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirememektedir?
• Neden Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversitelerde akşam eğitimi yapılmamaktadır.
• Neden yabancı üniversitelerin Türkiye’de Üniversite kurmaları devlet tarafından teşvik edilmemektedir?
• Neden mezunlarının işsiz kalacakları belliyken mevcut üniversite eğitimleri ihtiyaç olan dallara dönüştürülemiyor?
• Neden yurt dışı eğitim bursları arttırılmıyor?


Zorunlu ilköğretim eğitimini sağlamak görevi yasalara göre tamamen devlete aittir. Devlet görevini yapmalı ve bu kronik sorunlar çözülmelidir. Biz anne babalar çocuklarımızın ilkokulları için değil üniversite masrafları için para biriktirmeliyiz. Üniversiteye gitmek isteyen her lise mezununa yüksek eğitim olanağı verilmelidir. Bu misyon tamamlana kadar tüm devlet üniversiteleri (aşırı olmamak kaydıyla) paralı olma durumu çözüm olarak düşünülmelidir. Ama ihtiyacı olan tüm öğrenciler devlet veya özel kurumların burslarıyla ücretsiz okumaları şartıyla. Çünkü pek çok köyde ve beldede daha ilkokul bile yokken, yüksek eğitimin bedava olması bence komiktir. Yeni üniversiteler açılmalı, ama sadece ihtiyaç olan dallarda eğitim verilmesi sağlanmalıdır. Son olarak tüm üniversitelerde acilen akşam eğitimi vermeye başlamalıdırlar.

Yoksa bazı dış güçler bizim eğitimde çağ atlamamıza ve bölgemizde daha güçlü bir devlet olmamıza engel mi olmaya çalışıyorlar?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 658
Kayıt tarihi
: 13.08.09
 
 

1950 Trabzon doğumluyum. ABD de MIS konusunda Merkez Bankası adına lisans üstü eğitimimi tamamladıkt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster