Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '11

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
814
 

Ana sütü gibi helâl olan Türkçemiz !..

Ana sütü gibi helâl  olan Türkçemiz   !..
 

Arı dil yakışır bize...


Bin yıla yakın zamandan bu yana,yerleştiğimiz Anadolu'da, bizden önce yaşayan ve sonra bizimle kaynaşan o kadar değişik dillerdeki kelimelerin bugüne kadar geldiği bilinir.

Bu kaynaşma sonucunda, kefalden istavrite kadar pek çok balık adının Rumca ;bugün bile kullandığımız birçok gemicilik terimleri İtalyancadır.

Tren, ray, istasyon, pardon, bütçe, plan, proğram ve kuaför gibi binlerce kelimenin Fransızca olduğu gerçektir.

Yabancı dillerden gelen birçok kelime de aslını yitirip Türkçe dil kurallarına uyarak Türkçeleşmiştir ve'' bizim ''olmuştur.
Bu yenileşme süreci halkımızın dilinde olgunlaşarak yeni biçimini almıştır...

Kısacası,yasa zorlamalarıyla sözcük benimsetmek olası değildir.

Halkın nabzını çok iyi tutan Atatürk,bu alanda da bir deha olduğunu kanıtlamış ve Aritmetik alanında birçok Arapça kökenli sözcüğün yerine Türkçesi olan :

Üçgen, dörtgen, beşgen, açı, açıortayı, çizgi, teğet, kiriş ,izdüşümü gibi yüzlerce sözcüğün Türkçeleşmesinde de önder ve örnek olmuştur.

Çarşamba (Châr-ışem ); Perşembe (Penç-ü şem ); kaymakam (Kâim ); kaynana, patlıcan (Baad-ül cân );merdiven(Merdüban), çerçeve(Cıhar-ı çöp);Bahçıvan, televizyon, İstanbul...gibi binlerce kelime buna örnektir.

Atatürkün Dil Devrimi, Arapça ve Farsça hayranı olan  İstanbul aydınlarınca önceleri tepkiyle karşılamışlarsa da sonra değişim hareketi,onlara da ''pes '' dedirtmiştir.

Arnavut ,Çerkez,Gürcü,Laz, Boşnak,Arap,Kürt,Türkmen,Rum,Çıtak,Avşar,Ermeni,Azeri vb...onlarca etnik kökenden gelen İstiklâl Savaşçıları, Çanakkale Ruhiyatçısı bilim adamları ,Gazi'nin önderliğinde,Türkiye Cumhuriyeti adını verdikleri büyük kubbe altında ,Türk Bayraklarını açarak yeni bir ulus yaratmanın keyfini sürmeye başlamışlardı.

Hatta,bu devrim hareketi,o yıllarda, çok ilginç ve komik dizelerin de yazılmasına  vesile olmuştu...

Örneğin :

'' Yek-bir  atlı-süvâri, bâb-ı âli-yüce kapısından, duhûl edip geçerken...''  gibi    :)

Eskisi ve yenisi bir arada olan sözcükler,notalar gibi dans ettirilmiştir...

Goethe: ''Dil, kendi içine almadığı kelimelerle değil , kendi varlığına uydurarak, kendine mal ettiği kelimelerle canlanır.'' Sözüyle dil hazinesinin nasıl zenginleşebileceğini vurgulamıştır.

Yaşayan Türkçemiz de bunu kanıtlamaktadır.Yıllardır TDK'nın dilde özleşme çabalarına karşı eski dil savunucularının sert polemikleri sonucunda, dilimize çok yeni sözcükler girmiş;bazıları da tarihteki yerini almıştır.

Etilerden, Firiglere, Selçuklulardan Osmanlıya kadar Öz Türkçe sözcüklerin yanısıra binlerce Arapça-Farsça sözcük de dil hazinemizi güçlendirmiştir.

1928'lerden başlayan yeni kelimelerin üretimi sonunda toplum sadece beğendiği kelimeleri kendine mal etmişti.

Türk Toplumu:''Sayıştay'' ve ''Danıştay''kelimelerini kabul etti ;ama TBMM anlamına gelen ''Kamutay ''a pek yüz vermedi.

Temyiz Mahkemesi : 'Yargıtay '' olarak tutuldu ve çok sevildi...

Özleşme taraftarlarıyla eski dil savunucularının tartışmaları sonucunda kaynağı bilnmeyen ''Komik''söylemler de gündeme gelmişti.

Örneğin: Hostes:''Gök konuksal avrat ''...Otobüs :''Oturgaçlı götürgeç ''

Sigara :''Tütünsel dumangaç ''... Kibrit:''Çak da geç''...İstiklal Marşı :''Ulusal Düttürü '' gibi uydurma kalıplara toplum, hiç yüz vermemiş ;bunların TDK tarafından üretildiğine de inanmamıştı.

 ''Computor '' yerine Bilgisayar...E-Mail yerine :İleti sözcükleri çok beğenildi ki bugün sempatiyle kullanılıyor.

Futboldaki terimlerden, korner yerine :''Köşe gönderi'' hiç de fana değildi.

Bungee -jumping:''Zıp zıp...'' Faks :''Belge geçer ''...

Euro:Avro...Global:''Küresel''...Non stop:''Duraksız''...Fatal:''Ölümcül''...Plaster:''Yara bandı''...

Solvent :''Çözelti''...Likit:''Sıvı ''...

Herbal :''Bitkisel     ''Analjezik:''Ağrı kesici''...

Daha yüzlerce örnek başarıyla dilimizde yerini almıştır.

Ana dilimizin daha da zenginleşeceğine inancımız tamdır...Yeter ki yeni sözcükler,kültürel zevkimize,dil musikimize ve ruhumuza uygun olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn Selek, ana dille ilgilenmek bu dili kullanan he bireyin en önemli görevidir. Kaldı ki, bu dil ulusal kimliğin belirleyicisi olursa, ona sahip çıkmak da ulusal sorumluluk üstlenmektir.Burada üretilmiş sözcüklerden dile giren ve giremeyen örnekleri gördük. Zorlama ile dile yeni bir sözcük sokma çabaları, boşuna zaman harcamaktan başka bir şey değildir. Dil, zora prim vermeyen özgür ve özgün, dinamik bir organizmadır. Organ naklinde olduğu gibi, doku uyuşmazlığı olmazsa, dil denilen canlı organizmaya yeni kelime nakli yapmak da olası değildir. TBMM anlamını taşıyan "Kamutay" sözcüğünün tutmadığını ancak kamu kökünden gelen "kamuoyu","kamu sağlığı","kamu davası","kamu denetçisi","kamu diplomasısı","kamu düzeni","kamu görevlisi","kamu güvenliği","kamu hizmeti","kamu hukuku","kamu idaresi",kamu kesimi",kamu kurumu","kamu personeli","kamu sektörü","kamu yararı","kamu yönetimi" sözcüklerinin kullanıldığını sevinerek görüyor,dilimize karşı duyduğunuz sorumluluktan dolayı kutluyorum.Saygılar

Hızır Kabil 
 04.11.2011 13:14
Cevap :
Hızır Bey,yazıma önemli ve bilimsel bir katkıda bulunan yorumunuz beni ziyadesiyle memnun etti...Dil,canlı bir varlık gibi olduğundan kendi ekolojik ortamından beslenir,gelişir,büyür.Büyüdükçe mensubu olduğu millete de şan katar...Ulusunu onurlandırır...Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dillerinde sözcük hazinelerinin de çok zengin olduğunu biliyoruz.Uygar ülkeler komşularından sözcük almaktan çekinmemişler;aksine diğer ülkeleri daha yakından tanımak için üniversitelerinde onlarca filoloji bilim dalı açmışlar.Atatürk de DTCF'yi kurdururken bu bilinçle ve bugünleri görerek dil öğrenimine önem vermiş.Kamu sözcüğü bizim ana dilimize mensup güzel bir sözcük olmasına karşın,17. yüzyıldan sonra ; özellikle Arapça ve Farsçaya çok değer veren padişahlarımızın Türkçeye önem vermediklerinden dolayı kaybolmuştu..Dilde Arılaşma Hareketiyle, yüzlerce Öz Türkçe sözcüğü yeniden kazanmışız...Organ nakli benzetmeniz harikaydı...Teşekkürler...Bayramınız mübarek olsun...Selamlar...Saygılar...  05.11.2011 18:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1558
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster