Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
267
 

Anacaksan Alp Arslan'ı an!

Anacaksan Alp Arslan'ı an!
 

İşte Anadoluyu Türk' Açan Kahraman. Anacaksan Onu An!


Siz de benim kadar farkında olmalısınız. Son günlerin renkli gündemi ve modası Osmanlı hayranlığı.

Yapımcılar, sunucular, yazarlar, çizerler, kendilerini; bu akıma kaptırmış gidiyorlar.

Birkaç gün önce, ulusal kanalların birinde, İstanbul Cadde ve sokaklarında yapılan bir programı izledim.

Bir hanım, elinde mikrofon, arkasında kamera, cadde, sokak ve parklarda yürüyor ve karşılaştığı her yaştan ve kadın erkek farkı gözetmeden insanlara mikrofonu uzatıp soruyor:

  • İstanbul’u kim Fetih etti?
  • Fatih Sultan Mehmet’le Kanunini Sultan Süleyman akrabamı?
  •  Akraba ise akrabalık bağı neydi? Vs. vs…

Bazen insan aşırılıklardan gına geliyor. Ve avazı çıktığı kadar bağırmak istiyor. Bize ne oldu da, Cumhuriyet’in kazandırdığı;  (+)değerleri bir yana bırakıp, akan suyu mecrasının tersine çevirmeye uğraşıyoruz?

Ve kendime sormak istiyorum, Türk’ler yalnız Osmanlı Hanedanının Torunu mu?

Yani Türk’ler-in Anadolu’daki kökleri, yalnız Osmanlı imparatorluğu ile mi sınırlı?

Gelin tarihe kısa bir yolculuk yapalım.

Köklerimizi keşfetmeye çalışalım.

Selçuklu Devleti’nin 1040 yılında Horasan’da kurulması ve daha sonra Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan’ın 1071 yılında Malazgirt savaşını kazanmasından sonra Anadolu kapıları Türklere açılmadı mı?

Türkler, Anadolu’da yurt edinmeye Malazgirt savaşından sonra başlamadı mı?

Türkmen boyları en yoğun olarak, Antalya-Denizli-Isparta Bölgesi (200.000 çadır), Kütahya-Eskişehir Bölgesi (30.000 çadır), Kastamonu Bölgesi (100.000 çadır), İçel Bölgesi, Malatya-Maraş Bölgesi, Kuzey Suriye, Doğu ve Güneydoğu Bölgelerini yurt edinmediler mi?

Xll. Yüzyılda Sinop bölgesine yerleşen Çepni’lerin Trabzon Rum Devleti hükümdarı Giorgi’yi mağlup edebilecek kadar da güçlü olduğunu tarih yazmıyor mu?

Hayır, diyeniniz var mı? Korkarım var diyenler çıkacaktır.

Kısaca İfade etmek gerekirse; Osmanlı hanedanlığından önce ya da birlikte anacağımız, “ANADOLU’YU” Bize gerçek yurt olarak bırakan şanlı bir ecdadımız ve bir kökümüz var.

Elbette Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Bey de Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türk boylarından(Kayı Boyu) biridir ve 3 kıta’da at koşturmuş Türk adını olmasa da Orman’lı adını tarih’e yazmıştır.

Elbette anacak, yâd edecek yücelteceğiz.

Ama biz onları yüceltmiyor, Osmanlı’yı ilahlaştırıp tapınıyor,  ruhunu geri çağırıyoruz.

Türk’ler şayet birilerine minnet duymak, yâd etmek istiyorsa, önce Malazgirt Meydan Muharebesinin Fatih’i Alp Arslan’ı Yâd etmeli.

Sonra Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden yeni bir Devlet Kuran ve Türk’lere Milli kimliğini hatırlatıp, kazandıran M. Kemal Atatürk’ü ve onun silah arkadaşlarını şükranla anmalı.

Osmanlı İmparatorluğunu Kuran Osman Bey’den- İmparatorluğun çöküşüne şahit olan Vahdettin’e kadar Payitahta çıkan Padişah’ları, Devlet-i Ali’ye ye hizmet eden Vezirleri, paşaları, sultanları: tarih günahları ve sevapları ile birlikte hem yazıyor hem de yad ediyor..

Ruh çağırmanın ne dinimizde, ne de örf, adet ve geleneğimizde yeri var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 383
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 413
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Gün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster