Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '09

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
2413
 

Anadan sorunlu olmak

Anadan sorunlu olmak
 

Toplumda sosyal şiddetin kökeninin ne olduğu konusunda farklı görüşler mevcuttur. Bir sorunun oluşumunda birçok faktör yer alabilir. Fakat bu faktörlerden hangisinin belirleyici olduğunu tespit etmek sorunun çözümünde kolaylık sağlayacaktır. İşte bu açıdan bakıldığında Annelerin babalardan daha çok çocuklarına şiddet uyguladıkları tespit edilmiştir. İşte bu tespit noktasından yola çıkarak aile içi şiddetin yanı sıra toplumdaki sosyal şiddetin de nasıl önlenebileceği konusu önem kazanmaktadır.

Şiddet aile ortamı ve çevreden öğrenilmekte, bu öğreti daha sonra toplumun fertleri üzerinde uygulanmaktadır. Erkeklerin eğitim düzeyi ilköğretim 5’inci sınıfı kadınlarımızın da eğitim düzeyi ortalaması mağalesef ilköğretim 4 ‘ üncü sınıfı aşamamaktadır. Babaların çocuk eğitiminde ilgisizliği nedeniyle çocuklarıyla babalara göre daha fazla ilgilenmek zorunda kalan anneler eğitim düzeyinin düşük olması nedeniyle çocuklarıyla gereken duygudaşlık kuramamakta sözle ikna etmek yerine dayakla ikna yolunu seçmektedir.

Çocukların gelişiminde en önemli dilim olan 0 -3 yaş arası yeterince eğitim imkânı bulmamış annelerin yetersiz eğitimi nedeniyle, çocuklarımızın dil ve kavrama becerileri yeterince gelişememektedir. Yine okul öncesi dönem olan 3-6 yaş arası, okul öncesi eğitimin yaygın olmaması nedeniyle yeterince değerlendirilememektedir. Kadının eğitiminin erkeklere göre az olması geleneksel tavırları dini eksenle birleştirilerek kadının ikinci sınıf olarak yöresel farklılıklar olsa da genel anlamda görülmesidir.

Özellikle baba dayağından daha çok, anne dayağı ile büyüyen çocuklar kendinden küçük kardeşlerini de döverek şiddet uygulamaktadırlar. Şiddet zinciri sokağa okula oradan da, askerlik ocağında usta askerlerin acemi askerleri dövmesi şeklinde devam etmektedir. Yetişkin birey haline gelen erkekler de kız kardeşlerini hatta evlendikleri eşlerini ve çocuklarına şiddet uygulamaktan kaçınmamaktadırlar.

Cinsellik algılayış bu bağlamda dişi için acı verici, erkeklerde acı verdiren unsur olarak görülmek suretiyle karşı cinse hakaret ve cinsel saldırganlık vesilesi olarak kullanılmaktadır. Siyasilerimizde ‘ ağız dolusu küfür etme özgürlüğü’ ya da’ beni küfrettireceksiniz ‘ sözlerinin altında kullanılan cinsel obje anaya yönelik olabilmektedir. Eşikten adımı atınca 7’ den -70 ‘e kadına yönelik cinsel saldırı anlamı taşıyan sözlerle kadınlar üzerine uydurulmuş fetişist hikâye ve söylemler toplumda kadının yeri ve konumu hakkında yeterince bilgi verebilmektedir. Kadınların eğitimsizliğinin yanı sıra mesleksiz olması da, koca şiddetinin kadınlar tarafında katlanabilirliğini arttırmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 2728
Kayıt tarihi
: 31.01.09
 
 

Emekli uzman öğretmenim. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü ve A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster