Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
244
 

Anadil konusuna pedagojik yaklaşım…

Anadil konusuna pedagojik yaklaşım…
 

Konuşmak, konuşurken karşımızdakiyle etkili bir iletişim kurmak ve düşünce dünyamızı doğru bir şekilde dışa yansıtmak…

Bunları yapabilmenin en etkili yolu, insanın kendi anadilini kullanmasıyla ancak mümkün olabilir.

Lüzumu halinde, anadilleri farklı olanlar da iletişim kurabilirler. Örneğin bir Çinli bir Türk’le; İngilizce (küresel dilde) anlaşabilir.  

Ancak kurulacak bu iletişim, anadillerini konuşan iki insanın iletişimi kadar kolay, akıcı ve etkili olamaz.

Bunun nedenlerinden biri; kişinin kendi anadilindeki kelime dağarcığının, sonradan öğrenilen dildekine nazaran daha zengin olmasıdır.

Bir diğeri ise; insanın örs-çekiç kemiğinin, ses tellerinin, diş ve dudaklarının anadilin vurgu ve tonlamasına göre şekillendiği gerçeğidir.

Şekillenme, genellikle 0–6 yaşlar arasında oluşur. Bundan sonra bir insanın ikinci bir dilin armonisini tam kavraması hayli zorlaşır.

Dolayısıyla kişi istese de artık ikinci dili aksansız konuşamaz. Tüm bunlar, bilimsel saptamalardır ve örneklerle de açıklamak mümkündür.

Bilindiği üzere, yöremizde insanlar genellikle Türkçeyi aksanlı konuşurlar. Temel neden, yukarıda açıklananlardır.

Çünkü çocuklar önce anne-baba ile birlikte, evde anadillerini sonra okulda ikinci dillerini (resmi dili) öğrenirler.

Bu yüzden yöremizdeki üniversite mezunları dahi, ikinci dili aksanlı konuşurlar. Bazen bu konuşma, kimilerinde yazı diline de sirayet eder.

Bu durumda olanlar, ikinci dilin kelimelerini telafüz ederken, bazı sesleri doğru çıkaramazlar, yazarken de benzer sıkıntıyı yaşarlar.

Doğuya gittikçe yukarıda anlatılan durum daha da belirginleşir. Aşağı-yukarı herkes ikinci dili aksanlı konuşur.

Önerilen; çocukların anadillerini okulda da kesintisiz öğrenmeye devam etmeleridir. Beraberinde ikinci hatta üçüncü dilin öğretilmesidir.

Bu konudaki tespitler; hem insan hakları, hem de pedagojik bağlamda üzerinde durulması gereken önemli hususlardır.

Kronik korkulardan dolayı durumu göz ardı etmeye çalışmak, yıllardır olduğu gibi yine sorunu çözümsüzlüğe götürür.

Oysa ki yaşadığımız demokratikleşme sürecinin amacı, mevcut antidemokratik uygulamalardan arınarak, yolumuza devam etmektir.

Amaç bu ise, yapılacak yeni anayasada “anadil” konusuna da öneri ve beklentiler doğrultusunda çözümlerin getirilmesi gerekmez mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 431
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster