Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '06

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
2816
 

Anadili duyarlılığı

Anadili duyarlılığı
 

Konfüçyüs'ün dil konusundaki ünlü sözü, ulusların gelişmesinde ve güçlenmesinde "anadili"nin önemini çok güzel vurgulamaktadır. Bir ulusu dağıtmak ve yok etmek istiyorsanız, öncelikle dilini bozmanız, yozlaştırmanız gerekmektedir Konfüçyüs'e göre. Bir ulusun dilini bozarsanız, o ulusun her şeyini bozarsınız ve sonunda o ulusu dağıtırsınız. Ulusun gelişmesiyle dilin gelişmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Biri gelişiyorsa, öteki de gelişmektedir. Türk Ulusunun gelişmesini, güçlenmesini isteyen M. Kemal'in Türkçeye önem verişi de bu nedenledir. Dil devrimi bu bakımdan büyük önem taşımaktadır.

Anadili duyarlılığından yoksunluğun ve bilinçsizliğin, başka alanlarda da duyarsızlığa yol açtığı görülmektedir. Hangi alanda olursa olsun kendini gösteren bu duyarsızlığın örneklerini sıralamak ve uzun uzun açıklamak olanaklıdır.

Cumhuriyet Devrimi'nin kazanımlarına karşı çıkanlarda, Türkçeye karşı bir duyarsızlık görülmektedir. Türk Ulusu'nun bugüne dek geliştirdiği, kazandığı ne varsa, ulusal dilimizi bozarak tümünü yok edebilirsiniz. Bu tehlikeli girişimler bugün açıkça görülmektedir. Bu tehlikelerin karşısında güçlü bir direnç gösterilebilmesi de Türkçenin bozulmasının bir an önce engellenmesiyle gerçekleşebilir. Ulusumuzun bireyleri arasında iletişim koparılmıştır. Dilimizle birlikte, türkülerimiz, değer yargılarımız, kültürümüz... Yok edilmektedir. İnsanlarımız konuşarak anlaşamamakta, her an birbirine saldırmaya hazır, denetlenemez bir öfkeyle yaşamaktadır.

Dilimiz, anlaşılmaz yabancı sözcüklerle doldurulmakta; karşısındakilerin anlamadığı sözcüklerle konuşan insanlarımız, iletişim kuramamanın mutsuzluğunu yaşamaktadır. Halk yöneticilerin söylediklerini, öğrenciler öğretmenlerinin, çocuklarımız annelerinin babalarının, anneler babalar çocuklarının konuşmalarını anlayamaz duruma gelmiştir. MEB'in hazırlattığı okul kitaplarının dili ve içeriği içler acısıdır. Bu konuda ivedilikle bir şeyler yapılması zorunludur. Yoksa iş işten geçecektir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine de şöyle bir silkinip, kendimize gelip, "Türkçemize" yeterince sahip çıkamadık. Bilinmiyor mu; biliniyor. Yetkililer ne yapıyor? Belki de bir yetkili arıyor. Ben kendi adıma artık bireysel olarak "Türkçemize" sahip çıkarken evladıma da bunu öğretmeye çalışıyorum. Sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 25.10.2007 14:34
Cevap :
Ne mutlu size. Çocuğunuza dil bilinci verme konusunda duyarlı davranabiliyorsunuz. Çocuğunuz, ilköğretimde, ortaöğretimde, üniversitede bu bilinçten yoksun öğretmenlerden ders alacaklar. Ne yazık ki bu öğretmenlerin sayısı çok. Bakın televizyonlarda konuşan profesörlere, öğretmenlere, bakanlara, başbakanlara, cumhurbaşkanlarına... Türkçeyi kullanırken özel bir çaba gösteriyorlar mı? Bizim elimizden gelen, çocuklarımıza doğruyu öğretmek. Eninde sonunda doğruda buluşmak zorunda toplum. Ulusal kurtuluşun başka bir yolu yok çünkü...  27.10.2007 23:24
 

Sizin yazınızda ele aldığınız bu kendi dilimize yabancılaşmayı neden yetkililer göremiyor, neden okullarda önlem alınmıyor bir türlü anlamıyorum. Anne ve babalar yabancı kelime kullanan çocuklarına neden kendi dilimizin güzelliklerini anlatmazlar. Anlamak çok zor ama umarım kaybımız büyük olmadan farkına varabilirler yanlışlarının. Oğlum ve ben yazılarınızı büyük bir zevkle okuyoruz. Ellerinize sağlık. Saygılarımla.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 05.03.2007 23:37
Cevap :
Sayın Beyhan Biçkin KOZANOĞLU, Yetkililerimiz bir Mustafa Kemal Atatürk olamadıkları için ulusal konularda duyarlı olamıyorlar. Ulusal duyarlılık olmayınca da okullarımız, öğretmenlerimiz gereken düzeye ulaştırılamıyor. Anadil konusunda gereken özeni göstermeyen yöneticilerimizin, okullarımızın, öğretmenlerimizin yetiştirdiği annelerden, babalardan da ne yazık ki bu konuda olumlu bir tavır göremiyoruz.(Anadiline saygı duyan, bu konuda gereken özeni gösteren öğretmenler, anneler, babalar kuşkusuz var. Onları saygıyla selamlıyorum.) Anadiline saygı duyan oğlunuzun gözlerinden öpüyor; anne olarak gösterdiğiniz çabayı kutluyor, sevgi ve saygılarımı iletiyorum.  06.03.2007 23:26
 

Yazmak, düşünmenin nesnelleşmesidir. Güzel düşüncelerini yazıya dökerek, Türkçe'ye gönül vermiş biz dostlarınla ve toplumla paylaşman beni çok sevindirdi. Yazılarınla bizi aydınlatacağını biliyorum. Yeni yazılarını sabırsızlıkla bekliyoruz. Saygılarımla.... Hasan Barışcan

Hasan Barışcan 
 05.10.2006 22:25
Cevap :
Sevgili Hasan BARIŞCAN Güzel sözlerin için sağol. Yayıma alınacağını düşünmediğimden öylesine yazıvermiştim. Ne yazık ki yazım yanlışları vardı yazımda. Nasıl oldu bilemiyorum, gözümden kaçmış. Bir konuda yazıyorsak "Yazıvermiştim" , "Gözümden kaçmış" diyemeyiz. Bu siteyi bir "Yazarlık Okulu" olarak görüyorum. Bir toplumun yazmaya alıştırılması konusunda önemli bir çalışma bu. Bakalım bir şeyler yazabilecek miyim? En azından deneyeceğim. Buna başlamamda etkili olduğun bir gerçek. Sevgiler, saygılar...  13.11.2006 19:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2413
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1971' den bu yana ortaokullarda, liselerde, Buca Eğitim Enstitüsü'nde, Buca Yüksek Öğretmen Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster