Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '08

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
367
 

Anadolu' nun tarihinde kısa gezinti

Anadolu' nun tarihinde kısa gezinti
 

Burada anlatılacak olaylar Anadolu Yarımadasının o muhteşem yeşilliklere sahip olduğu, ormanların o kadar çok olup Çanakkale’den bir sincabın hiç yere inmeden ağaçtan ağaca atlayarak Van’a geldiği dönemler.

Anadolu tarihinin ilk sırasını Taş Devri alır. Daha henüz insanın madeni keşfedemediği bu dönemde Eski (Paleolitik) veYeni (Neolitik) Taş Devri olarak iki kısımda incelenir. Neolitik Dönem de Anadolu’daki insanların tarımla uğraşmaya başladıkları bilinmektedir (Çatalhöyük).

İnsanın ilk keşfettiği maden bakırdır. Bu madeni bulup işlemeye başladığı dönem ise Kalkolitik Dönem (Bakır-Taş) Devridir. Bu dönemde taş ya da Yeni Taş Devrinden yontulmuş aletlerin yanı sıra ilk olarak basit bakır aletler kullanılmaya başlanmıştır. Bakır aletler öncelikle kesici olarak kullanılmış ve silah ve av aracı olarak yerini almıştır.

Bakır Taş Devrinden çıkan insan ateşin de yardımıyla ilk alaşımı bakır ve kalayı karıştırmış ve daha dayanıklı tuncu oluşturmuştur. Bu madde bakıra göre daha serttir, kesici ve silah yapmaya daha elverişlidir. Bu buluş Tunç Devrinin başlangıcıdır.

Tunç devrini yine üç kısımda inceleyeceğiz:


Erken Tunç Çağı (MÖ 3000’li yıllar),


Orta Tunç Çağı (MÖ 2000’li yıllar). Bu yıllar Orta Anadolu’da Asurlular ismine rastladığımız ilk medeniyettir.

Geç Tunç Çağı (MÖ 1200’lü yıllar. Orta Anadolu’da Hitit (Eti) ismine rastladığımız 2. medeniyettir. Bu dönemde Hitit İmparatorluğunun yıkılması ile sona ermiştir.

Anadolu tarihin başından beri çeşitli etnik ulusların medeniyet yeri olmuştur. Örneğin Orta Anadolu’da Asurluların hüküm sürdüğü Orta ve Genç Tunç Devrinde, Çanakkale de ünlü Helen-Paris aşkı yüzünden yıkılan bir altın medeniyette vardır. Troia (Truva)

Eski Tunç Devrinin bir özelliği de maden eşya yapma, çıkarma ve işlemede insanlığın oldukça ustalaşmaya başlamış olmasıdır. Özellikle Orta Tunç Devrinde madeni eşya yapan ustalar kalıba dökme, kaplama, kaynak ve lehimi, çekiçle işlemeyi ve döverek şekillendirmeyi, tanelendirmeyi hatta mine işlerini bile biliyorlardı.

Bu dönemde ustaların kullandığı yarı değerli taşları ve lüks gereçleri görmek oldukça şaşırtıcıdır. Bunlardan kayakristali (kuartz), akik, yeşim, obsiyen ve lületaşı Anadolu’dan elde edilebiliyordu.

Bunların dışında kullanılan fildişi, kehribar, lacivert taşı ve firuze taşını ise dış ülkelerden ticaret yoluyla sağlıyorlardı.

Peki ustaların Anadolu’da kullandığı bu madenler nereden bulunmuştur? Buna Frigya medeniyetinin kurulduğu zamanki bölgenin durumu basit bir cevap verecektir.

Biz yine Anadolu’nun tarihinde çıktığımız yolculuğumuza geri dönelim.

Hitit (Eti) veya Anadolu’nun güneşi diyebileceğimiz bu medeniyetin yıkılmasıyla Tunç Çağı sona erer.

Asurlular ve Hititler döneminde Anadolu’ya yazı taşınmıştır ve yazılı belgeler günümüze kadar gelmiştir.

MÖ 1200’den sonra Demir Çağı’nın başlangıcıdır. Anadolu’nun tarihinde ise 200 yıl sürecek bir karanlık çağında sürecidir. Bu daha sonra MÖ 1000. yıllarda Batı Anadolu’da ilk Yunan yerleşmeleri başlamıştır. Burada kurulan medeniyet 12 kentli İon Birliğidir. Bu medeniyetten 200-300 yıl sonra Anadolu çeşitli uygarlıkların beşiği olmaya devam eder.

Doğu Anadolu’ya yerleşen Urartu Krallığı, Orta Anadolu’ya yerleşen Frigya Krallığı bu döneme rastlar.

Lidya Krallığının kurulması ve ilk paranın kullanılmaya başladığı dönemde ise tarih sayfaları MÖ 550’li yılları işaret eder. Bu dönem Anadolu’da türlü savaşların olduğu, büyük krallıkların yıkıldığı bir dönemdir. Aynı zamanda Perslerin Anadolu’ya akınlarının başladığı dönemdir.

Büyük İskender’in Anadolu’ya gelip hakim olması ve Persleri Anadolu’dan uzaklaştırdığında ise zaman dilimi MÖ 330’lu yıllardır.

Bundan sonra da zaten yavaş yavaş Anadolu’daki uygarlıkların sonu gibi demir çağının da sonuna yaklaşılmaktadır.

MÖ 330’dan sonra Anadolu’da Büyük İskender İmparatorluğunu kısa bir süre için görürüz. Artık Anadolu’da küçük devletçikler kurulmaya başlamıştır. Yunan Kent Devletleri, Selevkosoğulları Krallığı, İran Part Krallıkları, Bergama’da Bergama krallığı……, Roma Imparatorlugu ve Bizans.

Anadolu’da bundan sonra 1453 yılında İstanbul’un alınmasıyla yıkılan Doğu Roma İmparatorluğunun etkileri hızla yayılmaya başlayacaktır ki bu durum 1071 de Anadolu’ya Türklerin gelmesine kadar devam eder.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4114
Kayıt tarihi
: 06.12.07
 
 

74 Eskişehir doğumluyum, Eskişehir'de yaşıyorum. Eskişehir Anadolu Lisesinde kimya öğretmeni olarak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster