Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2750
 

Anadolu'da bir Nuri Bilge Ceylan filmi

Anadolu'da bir Nuri Bilge Ceylan filmi
 

Hani bazı  yapımcılar vardır, bilirsiniz ki filmleri “sıkıcıdır” Ödül de almışsa hele  daha da mı “sıkıcıdır” diyerek az biraz uzak durursunuz. Başkaları da uzak durmuştur, gişe yapmaz film ve siz gitmeye karar verip de bir zaman bulana kadar “Aaa, daha dün oynuyordu” dedirtecek bir çabuklukla gösterimden kalkıverir.

İşte bu kez de öyle oldu ve Bir zamanlar Anadolu’da filmini yapımcısından ötürü izlemek ama  “sıkıcı”lığından dolayı; “bugün çekemicem” bezginliğiyle izlememek ikircikliğinde oyalanırken kaçırıverdim. Aklım kaldı filmde ille de “Anadolu’da”.  Yine de günlük koşuşturmacalarımın içinde unutuvermişim ama TRT’de yıllardır izlemekten vazgeçemediğim dizimin; hava durmunun devamında reklamını görünce “Tamam” dedim artık seyredecektim.

Benim gibi düşünenler varsa diye de grup postamıza yazıp arkadaşlarımı haberdar ettim ve çok hoş bir sürpriz posta geldi. Yıllardır görüşmediğimiz ama netin olanaklarıyla yeniden merhabalaştığım arkadaşım “Savcıyı oynayan benim 22 yıllık eşim” diyordu. Filmle ilgili her zamanki gibi hiçbir yorum okumadığım için ve daha çok Yılmaz Erdoğan’ın adı geçtiği ve hatta bu yüzden gitmek istemeyenler olduğu için, savcının da, filmin konusu gereği olasılıkla bir olayda görünüp kaybolan bir rol olduğunu sanmıştım, değilmiş!..

Ve filmi “izlemek” üzere hazırlandım; ışıklar söndü, koltuktaki fazla yastıklar yer değiştirip sırtıma kondu; sessizlik ve beyaz ekran.

Kendimi sıkıcı diye hazırlamıştım ya, sabırla seyretmeye başladım ama yavaş yavaş filmin durağan gidişine kaptırıverdim kendimi; gecenin sessizliği, sessizliğin içinde gerçeği bulmak adına bir “katil”in peşine takılmış “çaresiz” görevlilerin; kazma-kürekçilerin, şoförün, kâtibin, polisin, savcının, doktorun… daha da çaresiz “suçlu”nun hayatını merak ederek ve geceye karışarak sessizce izlemeye devam ettim. Gecenin karanlığında, ıssız Anadolu toprakları eşlik etti yaşananlara ve şahitliklerini sundular sessizce. Göz alabildiğine uzanıp giden tarlalarda, yolun kenarlarındaki çeşme başlarında, kayalıklarda ve  kavaklar ille de kavak yapraklarının hışırtılarında, rüzgarda, şimşekte… anladık oradaki yaşamı.

Bir sigaranın verilişinde ya da verilmeyişinde, sabaha karşı gelen görevlilerin ve suçlunun ağırlanışlarında, karnı doyurulan çocukta… anladık erkekleri. Sessizce uzatılan bir kutu içecekte, evladının ilacının derdinde ya da  elinden tutan annede  anladık  görünmeyen ama seven ve var olan kadınları.

Hataları doğruları, günahları sevaplarıyla;  insanları tanıdık; küçük yerlerde, her istenileni yapabilecek kudreti olduğuna inanılan, “yalnız” ve  “büyük” insanları; savcı, doktor, komiser… Ve onlardan çok “önemli” istekleriyle, yüzlerine bir şey demeyip arkalarını döndüklerindeki değişimleriyle “küçük” insanları. Görev gereği bir araya gelişlerini, bir arada olamayışlarını…

Ve bütün bunların arasında yaşanan, sonu cinayetle biten bir dram, ya da cinayetle başlayan bir dram.

Sessiz yaşamlar… Issızca, sakince  verilmiş  çığlık yaşamlar.

Ve sonunda bütün sessizliğine, bütün drama rağmen, bir çocuğun  topa vuruşuyla devam eden yaşam.

Yapımcının, oyuncuların, emek veren herkesin, bütün oyuncuların, komiserin ama ille de küçük yerlerde yaşama tutunmaya çalışan savcı-doktor birlikteliğini ve tekliğini sakin, sessiz, sade ama muhteşem oyunlarıyla bize yansıtan Muhammet Uzuner  ve Taner Birsel’in emeğine sağlık diyor; kutluyorum.

Oyuncular:

    Doktor Cemal: Muhammet Uzuner

    Savcı Nusret:Taner Birsel

    Komiser Naci:Yılmaz Erdoğan

    Arap Ali: Ahmet Mümtaz Taylan

    Muhtar: Ercan Kesal

    Zanlı Kenan: Fırat Tanış

    Maktul Yaşar: Erol Erarslan

    Zanlı Ramazan: Burhan Yıldız

    Polis İzzet: Murat Kılıç

    Abidin: Şafak Karali

    Otopsi teknisyeni Şakir: Kubilay Tunçer

    Muhtarın kızı Cemile: Cansu Demirci

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba.Ben bu filmi sinemada seyrettim.Çok hoşuma gitmişti.İnsanı düşündüren film. Çok güzel anlatmışsınız.Sevgilerimle...

yurttabirgül 
 25.07.2012 10:23
Cevap :
Çok teşekkürler katkınız için. Olumlu ya da olumsuz yorumlar okuyabilmek isterdim ama genellikle yorum yazmıyor okuyanlar ya da yazamıyor, kimbilir? sevgilerimi yolluyorum aydınlık şehrimden masmavilerle.  25.07.2012 11:29
 

ben bir filmi üç kez seyrederim! Önce dinlerim sonra seyrederim! Üçünde anlarım!!

Ahmet Balcı 
 05.07.2012 14:34
Cevap :
Sayın Balciiii, sizde lazlık olabilir mi? (Post-itime not: Çok zekisin derinmavi.. , hemen anladın:)  05.07.2012 14:44
 

ben filmi seyrederken ışıkları söndürmemiştim!! zaten çoğu sahne karanlıkta çekilmişti!!!

Ahmet Balcı 
 05.07.2012 14:02
Cevap :
İyi de Balci, o zaman filmi anlayamamışsındır :)Sevgiler, aydınlık şehrimden selamlarımla.  05.07.2012 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3222
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster