Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
466
 

Anadolu'dan rock ezgisi çıkar mı?

Anadolu'dan rock ezgisi çıkar mı?
 

Tam da şu satırları yazarken, televizyondan popüler müziğimizin en önemli sesi geliyor kulağıma; kulaklık takarak dinlediğim ve Moğollar Grubu'nun, benim çok da özlemini duyduğum "Anadolu Rock Ezgileri'nin" sustuğu anların arasında...

Geçen kış içinde ilk albümleri çıkan ve işyeri servis arkadaşımın ısrarla bana aldırmaya çalıştığı (adını vermeyeceğim) yeni bir grubun müziğini ilk duyduğum zaman, müziğe eşlik eden sözlere de ister istemez dikkat kesilmiştim. İnsan yaptığı işi bu kadar hafifletir miydi?

Sahi müzik neydi?

Hep müzik var. Bu hayatımızın vazgeçilmezi ayrıca.

Müzik tek başına notaların peşi sıra eklenip, bir ezgi oluşturması mı?

Beethoven'ı anlatan ait yeni vizyon Hollywood filminin içindeki mesajda da sadece basit bir duygusallık yok. "Tanrı'nın sesini notaya döküyorum, ben Tanrı'nın sesiyim!" diye bağırırken, diğer taraftan "ruhsuz bu!" diyerek elindeki bastonla bir metal yığını olarak duran (ve gerçekten de en az bizimkiler kadar ruhsuz olan) maket köprüyü parçalayan Beethoven'ın bir mesajı vardı. Bütün film sadece bu söz için de çekilmiş, yapılmış olabilirdi. Kuşkusuz başka şeyler de vardı...

Beethoven her ne yapıyorduysa onlara, Tanrı'nın kendisine emanet ettiği "kutsal nefes"ten bir parça üflediği için bugün hala 9 yaşındaki çocuklarımızın ezbere çaldığı müzikler yaratılıyordu.

Moğollar kurulduğunda ya da ilk 45'liklerini piyasaya çıkardıklarında bu satırların yazarı henüz dünyaya gelmemişti. Çocukluğu boyunca izlediği filmlerin jeneriklerinin arasında duydu ilk kez. Hep sevdi.

Aslında biraz da kafasını dağıtmak, gülmek için oturup izlediği bir dizi film olmasa belki de bu mesaj eklenmeyecek, bu satırlar tarihe not düşmeyecekti.

Teknoloji ne kadar güzel. Bundan yirmi yıl önce, o zamanlar 17-18 yaşlarında bir üniversite öğrencisi olarak sadece TRT 3 dinlerdim; ya da daha doğru bir cümle kurarak söylemeliyim, doğru müziğe ulaşabilmenin yoluydu bu radyo kanalı.

Çok istediğiniz bir müzik parçasına tasadüfen rastlamazsanız, vay halinize.

Beethoven'ın 5. Senfonisi için istekte bulunmuştum, cuma günleri gece yarısı yayın yapan bir programa. Ben dinleyememiş, ama daha sonra çok güçlü bir dostluk kuracağım bir arkadaşım adımın anonsunu duymuş, ertesi gün yanıma gelip;

"5. Senfoni'yi mi istedin?" diye sormuştu.

Böyle günlerden, internette Moğollar yazıp, her istediğini dinlediğin günlere geldik.

Ben de öyle yaptım. Moğolları dinlerken unutulan Anadolu'nun güzelliğini hatırladım. O Anadolu ki, yüzyıllarca sayısız ozana, aşığa hayat vermiş. Moğollar o Anadolu'yu gezdikçe, Anadolu'nun içinde yaşadıkça büyümüş, güçlenmiş, Moğollar olmuş.

Şimdilerde müzik İstanbul Boğazı'na nazır, alkol kokan gecelerde yazılıyor. Müzik de o kadar oluyor.
Geçen gün Tarkan'ın yeni çıkardığı albümünü yorumlarken de benzer düşünceler içindeydim. (Bloglarımda var) Müziğe verdiğiniz şey dışarıdan görülüyor demek istiyorum. Teknolojinin rengi gridir. Bu müziklerin de rengi gri. Ne tesadüftür ki, Tarkan'ın yeni albümündeki giyimi de öyle.

Anadolu'dan Rock ezgisi çıkar mı ya da rock adı verilen müzik gerçekten öyle mi?

1970'li yıllar bence müziğimizin devrimci olduğu, sınırlı imkanlarla en mükemmelin yaratıldığı, çünkü daha kökünden kopmadığı zaman dilimiydi. birey henüz birey değildi. Birey birey oluşa takıldığında işin tadı kaçtı.

Müzikle ilgili yolculuğumuzu sürdüreceğiz...

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anadolu Rock müziğinin ezgilerinin sustuğuna inanmıyorum. Ancak diğerleri sesini bastırmaya çalışıyor ve birileri de başka şeklere kulak veriyor. Örneğin, Moğollar, Erkin Koray, Ersen ve Dadaşlar gibi grupların kuşağının sonrasında bu müziği sahiplenen, bu müziği üreten ve temsilcisi olan gruplardan benim bildiğim en önemlisi Yırtık Uçurtma'dır. Anadolu Rock'u bilip de Yırtık Uçurtma'yı tanımamış olmak en büyük eksikliktir. Ama bunu kaç kişi biliyor ? Kim bilir belki benim duymadığım veya dışsal koşullar sebebi ile sesini yeterince duyuramayan gruplar da vardır. Önemli olan, yeterince kulak veriliyor mu ? Bu tür grupların ve bu türün arkasında ne kadar durabiliyoruz ? Etrafımızdaki kaç kişiyle paylaşıyoruz, anlatıyoruz ? Tüm bunları yapabilenlere sevgiler.. Gülşen

Gülsen Kaya 
 16.01.2008 13:23
 

Moğollar bir efsanedir hem de yaşayan efsane. sevgiler.

Ezgi Umut 
 13.01.2008 21:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1884
Toplam yorum
: 2000
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1348
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster