Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
330
 

Anadolu halk mozaiğinin çözülmesi

Anadolu halk mozaiğinin çözülmesi
 

-Yahudi.
-Arnavut.
-Bulgar.
-Sırp.
-Rumen.
-Arap.
-Kürt.
-Acem.
-Rum.
-Ermeni.
-Türk.
-Çerkez.
-Azeri.

-Yukarıda saymış olduğumuz milletler ilginç bir mozaik oluşturuyor.
-Anadolu topraklarında kamp kurmuşlar.
-Filiz vermişler.
-Kök salmışlar.
-İç içe geçmişler.
-Ve Anadolu toprakları birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış.
-Sadece yukarıda saydıklarımız mı?
-Kuşkusuz hayır.
-Daha birçok halk Anadolu topraklarında ve çevresinde iç içe geçmiş.
-Harmanlanmış.

-Gerilere gidip de baktığımızda, Osmanlı da ilginç bir nüfus politikasına tanık oluyoruz.
-Ve şu yukarıda saymış olduğumuz halklar, Osmanlı nüfus politikası yüzünden içinden çıkılmaz bir eziyetin muhatabı olmuşlar.
-Biliyoruz ki Osmanlı despotik bir kimliğe sahipti.
-Despotik bir yönetim anlayışı Osmanlı’ya hakimdi.
-Ve egemenlik kurmak istediği bölgelerde o despotik yapısını öne çıkararak politikalarını hayata geçiriyordu.

-Osmanlı’nın baskıcı yönetim anlayışı Hıristiyan nüfusu adeta param parça etmiş.
-Başka bölgelere sürmüş.
-Ve Hıristiyan halklar adeta bir trajedi yaşamışlar.
-Yerlerinden yurtlarından attıkları Hıristiyan nüfusun yerine Müslümanları yerleştirmişler.
-Süreç içerisinde ise Hıristiyan halkların Müslümanlaşması söz konusu olmuş.


-Biliyoruz ki Osmanlı’nın despotik yönetim anlayışından en fazla nasiplenenler Rumlar ve Ermeniler olmuş.
-Kaldı ki 1915 yılında ki “Tehcir” hadisesi Osmanlı’nın bıraktığı püsküllü belalardan birisidir.
-Ve biz halen bu mirasın belası ile uğraşmaktayız.

-Ve hemen Osmanlının o çok uluslu yapısına dönelim.

-Osmanlı’nın kuşkusuz en belirgin özelliğidir çok uluslu olması.
-Çok uluslu olmasına karşın aynı zamanda o uluslara da nefes aldırmayan bir yapıya sahipti.
-Nitekim Osmanlı’nın nüfus politikasındaki tutumu her zaman emperyal güçlerin kaşıyacağı bir mevzuu olmuş.
-İlginçtir.
-Osmanlının nüfus politikası genç cumhuriyete de nüfuz etmiş.
-Gelinen bu günkü noktada halen izlenen bu nüfus politikası, emperyalizmin kaşıdığı bir yaraya dönüşmüş.
-İçinden çıkılamıyor.
-Çözüm üretilemiyor.
-Sürüncemede gidiyor.

-Dikkat ederseniz, Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen ekonomik politikalar da Müslüman-Türk esaslı sermaye yapısı hedeflenmişti.
-Kaldı ki hedef homojen bir ulus yaratabilmekti.
-Ve bu konuda Mustafa Kemal çok da başarılı olmuştur.
-Öncesinde, İttihat ve Terakki’nin izlediği Ermeni politikasında Anadolu Ermenilerden temizlenmişti.
-Geriye kalan Rumlar ise birçoğu İzmir’in kurtuluşu esnasında Yunanistan’a kaçmak zorunda kalmıştı.
-Amaç nüfusun homojenleşmesi.

-Kimi kaynaklarda ise şöyle bir iddia ile karşılaşıyoruz.
-Genç Cumhuriyet “Ulus Devlet” olarak şekilleniyordu.
-Kaldı ki henüz Cumhuriyet ilan edilmeden bile Mustafa Kemal’in kafasında şekillendirmiş olduğu yapılardan birisidir “Ulus Devlet” anlayışı.
-Bu düşünce Mustafa Kemal’in Harb Okulu yıllarına kadar gider.
-“Ulus Devlet” anlayışını şekillendirmenin ana çıkış noktası da kuşkusuz nüfusu homojen hale getirmektir.
-Bu konuda Yunanistan’da Türkiye ile aynı çizgiye sahiptir.
-Venizelos önderliğindeki Yunanistan yönetimi de kendi nüfuslarını homojen hale getirmenin yollarını aramaktadır.
-Nüfusun homojenleşmesi hadisesi daha 1914 yılında gündeme getirilmiş.
-İzmir ve çevresindeki Rumlar ile Makedonya’daki Müslümanların mübadelesi sözlü anlaşmaya bağlanmış.
-1.Dünya savaşı ile birlikte anlaşma hayata geçmemiş.
-Ve yarıda kalmış.
-Kurtuluş Savaşı yılarında ise tekrar bu konu gündeme getiriliyor.
-Henüz Kurtuluş Savaşı devam ederken ve Yunan askerleri Anadolu’dayken zorunlu nüfus mübadelesi için masaya oturuluyor.
-Sonuçta amaç Anadolu’nun Türkleştirilmesi.

-Hemen şu noktaya dikkat çekelim.
-Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki’ye girdiği ilk yıllar önemlidir.
-Harb okulu yıllarından beri başlayan “Anadolu’da bir Türk Devleti” kurma hayalini İttihat ve Terakki’ye girdiği ilk yılki kongresinde ifade eder.
-Arap Yarımadasının Araplara bırakılması.
-Makedonya’nın terk edilmesi ve buralarda yaşayan Türklerin Anadolu’ya getirtilmesi.
-Balkanlardan çekilme.
-Mustafa Kemal’in ifade ettiği bu düşünceler İttihat çiler tarafından “Vatan Hainliği” olarak görülür.
-Sonuçta Mustafa Kemal hedefine ulaşır.
-Ve nüfusu homojen hale getirebilmek adına bir dizi politikaları Cumhuriyet yıllarından itibaren hayata geçirir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bildiğim kadarıyla Atatürk'ün nüfusu homojenleştirme diye bir politikası yoktu. Belki bazı tarihçiler bunu böyle dillendirmiş olabilir; fakat dağılmış bir imparatorluğun küllerinden yeni bir ülke kurarken, Osmanlı coğrafyasındaki 60 küsur etnik grubun, yeniden oluşmuş/oluşan ulus devletlerden istediklerinde yaşamalarının sağlanması akılcı bir politikaydı. Mübadelerinin hepsi gönüllülğük esasına göre yapılmıştır. Branşım olmadığı için konuyu uzatmak istemem. Teşekkürle, dostlukla... MS

Mehmet Sağlam 
 17.09.2008 14:15
Cevap :
Sayın Mehmet Sağlam bey bu konudaki düşüncelerimi daha ayrıntılı yazacağım bir blog hazırlayacağım. Umarım bir nebze olsun katkısı olur.  18.09.2008 12:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster