Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
379
 

Anadolu Kağnısı / Faili Meçhul

Anadolu Kağnısı / Faili Meçhul
 

***Son Yürüyüş***


Ne zaman sabah erkenden camiiden yankılanan " esselatü vesselamü aleyk" sesiyle uyansam içimi bir burukluk kaplar. Neden mi? Azrail, bu gece yine bizim mahalledeydi ya da yine tanıdık birisi hakkın rahmetine kavuştu, diye düşünürüm. Öğleye kadar olan mahsunluğum, günlük işlerin başlamasıyla geçer.

Geçen hafta bir sabah yine hocanın sesiyle uyandım, yaşlı bir teyze ölmüş, Allah rahmet eylesin! Halk arasında, bir ölüm haberi aldığında, peşpeşe 7 kişi olana kadar alırsın, diye bir rivayet var, ne derece doğru bilemem. Aynı gün eşimin Antalya'da yaşayan amcasının ölüm haberi geldi, yaşlı ve hasta idi. Ona da Allah rahmet eylesin! Koyu Fenerbahçeliydi, Sevilla maçının ertesi günü, acaba o sevinci hissetti mi? Ağır hastaydı, söylemişlerdir kesin.

Blogları dolaşırken, arkadaşımız Kevser Şekercioğlu'nun sayfasında buldum kendimi, 4 Mart isimli şiiri vardı sayfanın başında, sonlarına doğru anladım ki, o da babasını kaybetmiş ve kara toprağa bıraktığı günü anlatmış.

****
Üç oldu, dün gazetede Kenan Pars öldü, yazıyordu. Ben sayıma onu da ekledim. bir an önce yedi sayısı tamamlansın istedim belki. Son nefesinde müslüman olduğunu yazmışlar, haber yapacaklar ya, ucundan kıyısından...Ne farkeder ki, her ölüm her ayrılış aynı değil mi?

****
Son kez yürüyüş...en son görüş...faili meçhuller arasına o da girdi sonunda.

En son 1 Mart Cumartesi günüydü. Hava sanki Mayıs ayında gibi, sıcak sımsıcak. Öğleye doğru eşim, ben ve köpeğimiz Toni yürüyüş yaptık. Bu kış fazla çıkamadık, gözümüz alıştı doğaya, gerçi pek fırsatımız da olmadı. Yine aynı güzergahtan yürüdük, 3 yıldır yaptığımız gibi. Tepeye çıktık, şehri yukarıdan izledik, Toni'ye yere atılmış plastik bardakla su içirdim. Bir ara yere yapılmış pisliği kokladı, diye kızdım ona ve yanımdan kovaladım, git yaklaşma bana, dedim. Tiksinti geldi birden, tuhaf bir duygu kapladı içimi. Eşim, onu bu kadar azarladığıma şaşırdı.

Sonra evin önüne geldik. Komşular ve küçük çocuklar bahçedeydi, ben Karabaş'ı sevmeye başladım, Toni yine yaklaştı, çünkü benim onu sevmemi hiç istemiyordu. Yine kovaladım. O arada başka komşular sabah kahvesi için balkonda toplanmışlar, beni de çağırdılar, oraya gittim.

Ertesi gün hava yağışlı idi, balkona bile çıkmadım. Toni'yi hiç görmedim, yemeği ve suyu sürekli oluyordu kulübesinde, zaten bahçenin belli köşelerine toprağı kazıp fazla geleni saklıyordu, aç kalma sorunu yoktu. Bu arada Sevilla maçına odaklandık ailecek, varsa yoksa o. Birkaç gün geçince sordum, Toni nerelerde, diye. Çünkü gece mahalleyi geziyor ve yorgun gelip merdivenin altında akşama kadar yatıyordu.

Birkaç kişi sahipsiz köpeklerin toplandığını ve çöplüğe götürüldüğünü söyledi. Belediyeyi aradım, bilmiyoruz, şikayet varsa olabilir, dediler. Bizim derneğe haber verdim. Çünkü belediye ile anlaşma vardı. Aşılanmış ve kısırlaştırılmış sahipsiz köpekler barınak yerine doğal ortama bırakılıyordu. 5-6 tane köpek vardı burada öyle yaşayan.

Umutla beklemeye başladık, yaşıyorsa kesin gelir, diyordum. Eşim her seferinde geçiştiryordu. Sonra site görevlisine sordum, komşular pazar günü Toni'ye benzer bir köpeğin yağmurun altında bütün gün yattığını ve ertesi günü çöpçülerin aldığını söylemişler, bana üzülür diye bildirmemişler. Doğrulama iki gün önce geldi, belediye çöpçüleri ölüydü aldık, demişler.

4 yıllık yaşam serüveni bitmişti Toni'nin, üzüldüm, ona kızmasaydım keşke en son gününde, onu azarlamasaydım. Belki son halini görsem daha çok üzülürdüm.

Arasıra aklıma gelirdi, bir kazaya kurban gider, zehirlenir ya da hastalanır ölürse, nasıl davranırım, diye. Ne olmuş, nasıl olmuş, kim yapmış, sormadım. Sevenleri çoktu, gizliden gizliye kızanlar da vardı. Zaten önceden tacize uğramış ve tüfekle vurulmuştu ve bir gözünü kaybetmişti. 3 yıl sonra bu sefer yakaladı onu ölüm.

Bu ilk kez olmuyor, zalim insanlar oldukça yine devam edecek.

Allah yüzüme baktı sanki, bana göstermedi son halini, onu hep o canlı dipdiri haliyle hatırlayacağım...

*****
Toni, benim için bir hayvan değildi, algılaması birçok insandan daha üstündü, onu da sayıyorum ve sayı beş oldu...iki tane daha var.

Ne kadar, uzak olsun bizden desem de, eğer ecel gelmişse ne yapsan nafile!

Bir yanım sevinçli bir yanım hüzünlü geçti son hafta.....Allah beterinden saklasın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rahmetli Bababannem 'evlerden ırak olsun' derdi sakındığı şeyler için. Bence sen de o tatlı sözün ve kelimelerinle yaşam kokan satırlarına tez dön derim. Bakma böyle dedim ama boğazımda bir şeyler düğümlendi satırlarını okurken... Gülümseten haberler duyman dileğimle. Sevgiler. Nilgün

nilgun 
 18.03.2008 0:44
Cevap :
Sevgili Nilgün, yazık ki evlerden ırak olmuyor, acı gerçek...zaman zaman karamsarlaşıyorum, hep havalardan işte...iki gündür felaket lodos var,sevgilerimle...  18.03.2008 10:24
 

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM,FATMA HANIM,"SARI KANARYALAR-FB-DENİZLİ/TR"...! HOCANIM,NEDEN BÖYLE HÜZÜNLÜ BİR KONUYU SEÇTİNİZ..? SARI KANARYALAR HAVADA SÜZÜLEREK NEŞELİ NEŞELİ UÇARKEN...! :))) ÖLÜM...EVET MALESEF HEPİMİZİN BAŞINA GÜNÜN BİRİNDE MUTLAKA GELECEK...! HİÇ ÇARESİ YOK..! BENİ BİLE FENERBAHÇE'den ÖLMEDEN (6) ALTI SENE ÖNCE RAHMETLİ SEVGİLİ BABACIĞIM KOVMUŞTU...BUNU HİÇ BİR ZAMAN UNUTAMAM..."ALLAH RAHMET EYLESİN,TOPRAĞI BOL OLSUN..! " NEREDEN ÇIKTI BU ÖLÜM İŞİ..? İŞTE İSTER İSTEMEZ İNSANLARIN ESKİ HATIRALARI GÖZÜNÜN ÖNÜNE GELİYOR BİRDEN BİRE...! :(((( NEYSE BİZLER BARİ HAYATDAKİ GELECEK YOLUMUZA BAKALIM...! "EN BÜYÜK"....KİM..? ELBETDE...? "Die Laterne garten" ODER (OR) "Lantern garden" VEYA "FENERBAHÇE" Meine Lehrerin..İst das richtig diese Wört..? Vielen Dank.! Thanks..! TEŞEKKÜR.! Eski Kovulmuş KOYU FENERBAHÇELİ - ADANA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 13.03.2008 21:29
Cevap :
Almancaya ilginiz ne güzel..Laterne, fener ama sokak lambası gibi, Lili Marleen şarkısndaki gibi, Fenerbahçenin fenerinin, deniz feneri olduğunu düşünüyorum o Leuchtturm demek...Turm, kule demek, Leucht, parlayan, aydınlatan anlamında...En iyisi hiç şeklini bozmayalım FENERBAHÇE olarak kalsın, değil mi? Selamlar gö gürültülü sağanak yağışlı Denizli'den  13.03.2008 22:35
 

Bir gün ölenlerden biri olmaya geldik! Ölüm güzel şey! Ölüm olmasaydı bu dünyada yaşanmazdı öğretmenim! Sevgiler

murat ertaş 
 11.03.2008 21:56
Cevap :
Bir Edebiyatçıdan başka ne beklenir ki, ölüme bile mersiyeler düzmek...sağolun-varolun...iyi günler  12.03.2008 10:07
 

hayvan. Duygusal bağ kurulduğunda hiç farketmiyor. Hele bu bağ yıllara yayılırsa acı daha da artıyor. Batıl düşünmemek en iyisi. Allah muhafaza nasıl düşlerseniz öyle olur. Allah korusun. Yakınınız için başsağlığı diliyorum. Sevgiyle ve sağlıkla kalın...

Yalnıztürk 
 11.03.2008 18:32
Cevap :
Teşekkürlerimi sunuyorum ben de, eksik olmayın...sağlıklı ve mutlu günler dilerim...  11.03.2008 20:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2014
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster