Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
546
 

Anadolu Kağnısı / İsteyenin bir yüzü KARA, yapmayan Afrikalı!

Anadolu Kağnısı / İsteyenin bir yüzü KARA, yapmayan Afrikalı!
 

Zeyna 2,5 aylık oldu...


Toplumun birçok kademesinde olduğu gibi, görüntüde erkekler önplanda olsa da her zaman son söz kadınlarındır. Bu, Adem Baba'mızdan beri böyledir, böyle bilinir. Her evin, her sokağın, her mahallenin, son dönemlerde ise her sitenin iş bitirici gölge kabineleri vardır.

Bu sabah biz de böyle bir yurttaş girişiminde bulunduk. Bir gün önceden randevu alınmıştı, sitenin tüm amazonları, 6-7 çocuk ve site görevlisi belediye başkanımızın huzuruna kabul edildik. Önde çocuklar, "Hayırlı Cumalar" dileyerek girdik içeri. Ben en geride kaldım özellikle, sen sözcümüz ol, dediler istemedim. Başkanın çevresine çocuklar oturdu, çünkü gidiş sebebimiz çocuklar için oyun parkı yapılmasını istemekti. Evimizin önünde geniş arazi var. Birçok yere verilmiş o hizmetler, bize yok!

Arabın derdi kırmızı pabuç, demişler. Kilolu bayanlar spor aletleri istiyor, küçük çocuğu olanlar oyun bahçesi, biraz büyükler için basketbol ya da voleybol sahası, biraz yaşlılar, dolmuş evimizin önünden geçsin, diyor.

İnsanoğlunun isteği biter mi?

Belediye başkanımız bana:

-Hocanım sen çok gerilerde kaldın, şöyle önlere geç, dedi. Hatta ilk girdiğimizde bunları örgütleyen kesin sensindir, diye takıldı.

-Yok valla, ben masumum, dedim. Çocuklar istedi. Biliyorsunuz benim fikirlerim aykırı ve her zaman sizlere muhalifim, dedim:

Herkes asfalt yol ister, ben toprak yol. Herkes market, alış-veriş merkezi ister ben ağaç. O nedenle bugün benim sözüm yok. Ama yine de soruyorsanız, hayvanat bahçesi istiyorum tam karşımıza, dedim.

Gülüştüler tabii ki, ciddiye alanlar da olmuştur, çünkü çoğu hayvansevmez vatandaş.

-Yok, yok şöyle önlere gel, dedi. Ve gittim en baş köşeye oturdum. Bizim Hayvanları Koruma Derneği ile bazı sorunları var başkanın, hemen onları anlatmaya başladı.

Ben lafı geçiştiriyorum, konumuz o değil. Ahalinin sizden istekleri var.

Politikacılar her yerde her zaman aynı, hemen mahallenin krokisini eline aldı ve son 5 yıl içinde asfaltlanan renkli kalemle çizilmiş yolları, mahallenin 5 yılda ne kadar değiştiğini, bu işleri yapmak için ne kadar özverili çalıştığını vs. anlattı. Başbakanı dinler gibi dinledim, zaten arkaplanda sehpanın üstünde başbakanla çekilmiş çerçeveli bir resim duruyordu.

Hepsi olmasa bile bazılarını kabul etti sayın başkan, ziyaretimizden memnun kaldığını ve özellikle çocukların onu çok duygulandırdığını da ekledi. Temmuz ayı bitene kadar olur, dedi. Bakalım, ne ölçüde ya da ne kadar sürede gerçekleşecek!

Ben bu tür oluşumları istememe rağmen tam desteklemiyorum. Neden mi?

Bahçemizin yan tarafındaki tali yol toprak yoldu, ön taraflar daha önceden kaldırım yapılmıştı. Kaldırıma göre daha ekonomik olduğu için ara yollara asfalt döküldü. Önceden pek tercih edilmeyen yol şimdi TEM yolu gibi. Dağa çıkmak isteyenler, bir de durup yolu soruyorlar. Eskiden yavaş yavaş sürüyorlardı, şimdi tam gaz. Sıcakta asfaltın kokusu da cabası, güzelim çam kokularını bastırıyor meret!

Çocuk bahçesiyle birlikte, gece-gündüz oturanlar çoğalacak o mekanda. Her insan bir değil, hırlısı var, hırsızı var. Geceleri arabalar geliyor ormanlık bölgeye, sabaha dek zıkkımlanıyorlar. Hadi bişey demiyoruz, içki şişelerini, plastik kapları hatta bazen iç çamaşırlarını bile orman yoluna atıp gidiyorlar. Başkan, tinerciler diyor. Önceden daha güvenle yürüyorduk, şimdi gruplar halinde bile tedirgin oluyoruz.

*****
Akşam muhtemel rakibimizi belirleyen maç vardı. Almanlar favorimdi ama Portekiz'in turu geçmesini diliyordum.
Çünkü ne olursa olsun Alman Futbolu diye bir ekol var, yıllardır her turnuvada en azından bir yarı final oynuyorlar. Kadro oturmuş, sistem oturmuş. Grup birincisi olmadılar ama isteyince pekala yenebiliyorlar. Portekiz karşısında demir gibi bir takım buldu ve şaşkına döndüler. İlk yarıda tam üç gol vardı, ikisi Almanlardan. Almanya 3-2 kazandı, eğer bu akşam biz tur atlarsak rakip Almanya. Portekiz favori olmasına rağmen yıldız sporcularla işi götüremedi; C. Ronaldo, Deco ve Nuno Gomes turnuva için yeterli olamadı.

Futbol takım oyunu, Almanlar panzer gibi. Ballack, Schweinsteiger, Klose ve Podolski çok etkili oynadılar. Hırvatları geçsek bile Almanları geçebileceğimizi aklım almıyor, maalesef! Mucize filan işe yaramaz. İnşallah bu yazdıklarımı geri yutmak zorunda kalırım!

Milli Takıma sonsuz başarılar diliyorum, güzel oynayarak. her ne kadar sonuç önemli olsa da ele güne karşı "Türkler futbolu iyi oynuyor!" dedirtmeliyiz, değil mi ama?

Sevgiyle kalın, akşama görüşmek üzere hoşçakalın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam Zeyna ne kadar güzel olmuş,maaşallah...Şimdi siz onun kulaklarınıda kestirmezsiniz,av köpeği gibi olur caanım hayvan :))))Genelde keserler ya ondan sordum.Nasıl ve neden kesiyorlar bilgim yok.Birde teknolojinin gelmesini istemiyorsunuz bakıyorumda.Teknoloji geldiği heryeri bozuyor değil mi ? Bir asfalt atılması bile nelere yol açıyor.Sizin gibi düşünenlerdenim.Dağda ev alacağım en sonunda kendime...Son söz milli takım için...Bu Türklerden korkulur... :))) Sevgilerimle...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 22.06.2008 6:36
Cevap :
Kuyruk ve kulak kesilmesi insanlarla iletişim kurmasın diye yapılıyor, bilirsiniz kuyruğunu sallayan köpek ısırmaz...Ben öyle birşeyi asla onaylamam kesenlere de fırça atarım...Teknolojiye bilgisayar dışında karşıyım:)) Ben de dağları seçtim mesken olarak, şehre tepeden bakmak güzel, hem dağ evi hem yazlık niyetine kullanıyoruz...Zeyna hızla büyüyor, keyfi yerinde...teşekkürler-selamlar....  22.06.2008 21:00
 

Bizden biri bu Löv! Onun için Fenere layık biridir. Selamlar

Ahmet Balcı 
 20.06.2008 18:24
Cevap :
Valla mı, ben hatırlamıyorum onun zamanını, o zamanlar çok fanatik değildim...selamlar...  20.06.2008 20:32
 

Konu dolaşmış parka gelmiş. Politikacı kendi bildiğini konuşandır. Anlatır anlatır senin soruna cevap vermez!! Bizim Ali bugün telefon etti Ankarada arkadaşının düğününe gitmişler de. Bir tane sibirya kurduna bakmış. Getirmek zor olmasa alacakmış. Beş yüz ytl istemiş adam. Biz de seviyoruz köpeği ,bakalım nerede buluruz . Milliler bence başarır. Hırvatları bozarız gibi geliyor bana. Almanların takım oyunu çok iyi. Eğer Almanlarla karşılaşırsak bence başabaş geçer karşılaşma. Biz kuralsız bir takımız. Çete gibi. Bizim gibi takımlara disiplinli oyun zordur. Selamlar

Ahmet Balcı 
 20.06.2008 17:20
Cevap :
Valla biz köpeklere hiç para vermiyoruz, her model bedava bulma şansımız var, eş dost sağolsun...Zeyna da sıfır kilometreydi, zavallı anası 5 tane doğurmuş, birini bile bırakmadılar yanında, geçen gördük tüyleri dökülmüş, stresten olsa gerek, Almanlar beni her zaman korkutur, çünkü disiplinliler...ama Löw'ü gözüm tutmadı, dün burnunu karıştırıyordu tribünde çocuk gibi...selamlar...  20.06.2008 17:43
 

“Hayvan sevmez vatandaş” koptum bu tanımlamaya... Bizim de Belediye Başkanını tutuklamışlar Rüşvet müşvetten şimdi Milliyette okudum... Siz en azından gidip derdinizi anlatabiliyorsunuz..Temmuz ayına çok kalmadı..Bakalım Başkan sözünü tutacak mı? Kendi yazılarım kadar tanıdık bildik geldi bu anlatım bana ...Çam ağaçlarının olduğu bir yerde parka ne gerek var diyeceğim ama........

Ali Gülcü 
 20.06.2008 16:26
Cevap :
Oyun alanı yok çocukların, ev hanımları apartman önünde oynatmıyorlar, başımız ağrıyor diye, bizim taraf da engebeli, çocuklar o kadar boş alan varken evlere hapis oluyor....şimdi bir de spor aletleri moda, her mahallede var, iş olsun işte..bizim başkan halkla içiçe, zaten bu dağların çocuğuymuş, koyun otlatırdım buralarda diyor ve hayal kurarmış, birgün buralarda sözüm geçecek, milletvekili olacağım diye...abisi milletvekili olmuş...selamlar...sizinkine geçmiş olsun!  20.06.2008 17:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2014
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster