Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '08

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
9853
 

Anadolu kültüründe Kibele

Anadolu kültüründe Kibele
 

Kibele ismini Kybelon dağından almıştır.İlkel bir Anadolu inanışıdır. Frigler tarafından Agolistis olarak tanımlanır.Anadolu’daki etkisi ise 7 bin yıllıktır. Çatalhöyük ve Hacılarda bulunmuşneolitik çağa ait kilden heykelciklerine rastlanılmıştır.

Bugünkü Malatya’nın bulunduğu mevkidePaleolitik çağa kadar bir zaman yolculuğu yapalım. İnderesi denilen bir mevkidemağara adamının yaşamına rastlıyoruz.1979’da Karakaya baraj gölü kurtarmakazılarında Caferhöyük’te yapılan kazılarda o yöre insanının mağaralardan çıkıpovada hayvancılık ve tarımla uğraşmaya başladığını ve yerleşik hayata geçmeyebaşladığını sezinliyoruz. Burada dünyanın ilk heykel örneği sayılan beyaz kireçtaşından yapılmış küçük figürler MÖ 7000 yılına ışık tutar .

Hititlerden önce Hatti ismini görüyoruz.Çatalhöyük bölgesinde sonra MÖ 1700-1200 de ise Hitit devletine rastlıyoruz.Ortak noktaları ise Frig dilindeki Kibele.

Eskişehir’de ise neolitik çağa aitbuluntular vardır. Fakat bunlar Çatalhöyük'tekiler kadar zengin değildir. Hitituygarlığına ait çok az sayıda eser vardır Eskişehir’de. Ve bunlar çoğunluklabugünkü Frigya vadisi olarak tabir edilen mevkidedir.

Kibele’nin asıl önem kazanmaya başladığıdönem ise Frig uygarlığıdır. Friglerin hemen tümüyle Anadolu geleneklerinibenimsemiş ve bunları sürdürmüş oldukları en iyi biçimi Kibele gösterir.

Frigya’nın en eski ve en kendine özgükültürüdür. Luvilerce kubaba, Lidyalılarca kibele., yunalılarca Kybele, Fransızca yazımı Cybelehin ve Türkçe’deki okunuşu Sibel’dir. Magne Makr, Dindymeneadları ile de anılır. Kibele Frig inanışlarına göre gökten inmiş bir idoldür.Buda olasılık siyah meteorik bir taştır. Burada Kibele ve onun yanında gençsevgilisi Atis bulunuyordu.

BaşkaFrig efsanesi ise şöyledir.

Kibele gökten inmiştir. Genç kızlarınkoruyucusudur. Başında kaleye benzer yüksek bir taş vardır. Bu taç onunkentlerin ve tarımsal ürünlerin tek egemeni sayıldığının simgesidir.

Kibele bir gün ekili olan tarım arazilerinigezerken Attis adlı bir delikanlıya aşık olur. Ancak Atisin bu aşktan haberiyoktur. Pessinus kralının kızıyla evlenme hazırlığındadır.

Düğün yeri kurulmuş düğüne çağrılan tümkonuklar yerlerini almıştır. Gözünü aşk bürüyen Kibele onlarca görkemiylebirden düğün yerinde ortaya çıkar. Ve gücünü kullanarak sevdiği erkek Atisiçıldırdır. Bir anda çılgına dönen bir yandan dans eder bir yandan da kendinihadim eder. Atisin kasıklarından boşalan kanlar toprağı sular topraktanbitkiler fışkırır.

Atisin kendiside ölür ve bir çam ağacınadönüşür. Kibele de onu hiç bozulmamasını sağlar. Ancak ilkbaharda Kibele’ningözyaşlarıyla çam ağaçları daha da canlanır. Çam ağaçlarının yaz kış hiçbozulmadan kalması böyle bir efsane bağlanır.

Kibele’nin asıl varoluş yerinin Pessinusolduğu tabir edilir. Bu bölgede Frigya döneminde ona bir tapınak inşa edildi.

AnadoluyuHelenizm kültürü ile doldurmaya gelenler Kibele’den etkilendiler ve bir kültürmozaiğinin oluşmasına neden oldular.

Özellikle Bergama krallığını yönetiminde ve galatların başkenti durumundakiPesinus’ta bulunan Kibele en görkemli çağını yaşıyordu. Hatta bu inanç Italyadabulunan Roma kültürünü bile etkilemişti.

Bergama döneminde prenslik kurulmuş veburayı da Kibele’nin rahipleri yönetmişti.

Pessinus’un kral yolu üzerinde bulunması daburanın önemini artırmıştı. Persler döneminde Anadolu halkının birçoğu buraya Kibeleyiziyaret ve hac amaçlı gelirdi. Hac ve törenleri rahipler yönetirdi. Özellikle 22mart ta Kibelenin gözyaşı ile doğanın tekrar canlandığına inanılırdı.

Kibele rahiplerinin bir kısmına attos birkısmına gallus denirdi. Attoslar baş rahip sınıfındandı. Ve hepside kendisini Kibeleiçin hadim etmiş seçkin kişiler olarak görülürdü. Galloslar ise onlarınyardımcılarıydı.

Bu tarihte büyük bir şölen düzenlenirdi.Atis’in altında erkekliğini feda ettiği ve sevgisini ifade eden çam ağacındankesilmiş bir dalı tapınağa gallos rahipleri tarafından büyük bir ihtişamlagetirilirdi. Tüm dindaşlar ve rahipler matem içinde göğüslerini döver çamkozalakları ile her yerlerini kanatırlardı. Bir yandan müzik eşliğindegalloslar tapınağın mihrabı çevresinde kendilerini kaybedinceye kadar dönerler.Bazen de gelişmiş olan biri mihrabı üzerinde hadim olur va attos sınıfınageçerdi. Aynı zamanda Kibele ile birleşmiş olurdu. 25 martta ise başrahiparchigallos birden bire bütün lambaları yaktırır. Attis tekrar dirilmiş olur.Çocuklar ve genç kızlar beyaz elbiseler giyerler. Coşkun bir bayram başlamışolurdu.

Diğer şehirlerde ise Kibelenin kutsalalanları genellikle dağlarda ve tatlı su kaynaklarının yanına inşa edilmişti.Onun tatlı su kaynaklarının yakınındaki çıplak kayalıklarda olduğu rivayetedilirdi.

Pessinus kenti ve Kibele tapınakları önceyağmacı Kimmerler döneminde zarar görmüşlerdi. Bergama döneminde ise burayagörkemli bir tapınak inşa edilmişti. Bu tapınakla ilgili roma kaynaklarındaşöyle bir hikaye anlatılır.

Roma ile Kartaca arasında uzun beridirsüren bir savaş vardır. MÖ 205 de Roma senatosu Pun savaşlarının sonucuöğrenmek için en sonunda Sibel (Kibele) kehanet kitaplarına başvurur. Kehanetegöre düşmanı Roma topraklarından çıkarmak için Kibele’yi Roma’ya getirmekgerekmektedir. Bunun üzerine Roma senatosu Bergama Kralı Attolos’a elçilergöndererek Kibele’nin yeryüzüne indiği küntü romaya getirmek için izin alırlar.

Büyük bir heyet Pessinus'a gelerek Kybeletaşını alıp, Dikili üzerinden Roma'ya doğru yola çıkarlar. ( MÖ. 204 yılında).Gemi Tiber Nehrinde kayaya oturur, büyük uğraşılara rağmen yerinden kımıldamaz.Kahinler, lekelenmemiş bir kızın, kuşağıyla gemiyi kurtaracağı kehanetindebulunurlar. Bir çok genç kız bu onura sahip olabilmek için girişimlerdebulunurlarsa da sonuç alınmaz. İftiraya uğramış ve kötü kadın damgası yemişgenç ve güzel Claudio Quinta gelir, kuşağını gemiye bağlar ve çeker. Hem gemihem genç kız kurtulmuştur. Kybele Taşı Roma'ya getirilir, Palatinus Dağındakitapınağa konur. Roma Kartaca'ya galip gelir. Taş o devirde konduğu yerdedurmaktadır.

Bu künt siyah bir taştır. Bu nedenle karataşıolarak da adlandırılır. Kibele küntü patinus tepesine yerleştirilir. 12 yılsonra kendisi için özel bir tapınak inşa edilir. Ayrıca her yıl nisan ayında 6.gün Frigyalı kibele kentte gezdirilerek halktan sadaka toplarlar. 204 yılındakartacalılara karşı büyük bir zafer kazanılır ve 203te kesin bir zaferle savaşnoktalanır.

Roma imparatoru Kibeleye saygısından PessinustaBergama kralının aracılığı ile muhteşem bir tapınak yaptırır. Kybele, başında taç yerine birkuleyle gösterilirdi. ( Sonraları Kybele Artemis'e dönüşmüş, Artemis'te başındakuleyle betimlenmiştir.) Günümüz İtalya'sı tepesi kuleli bir kadın olaraksimgelenir.

PESSİNUS Kenti, Sivrihisar ilçesinin BallıhisarKöyünle iç içedir. Tiyatro ve Tapınak kalıntıları görkemlidir. Bir açık havamüzesi ve bekçiye sahiptir. Kazı çalışmaları devam ediyor. Asfalt yolu, Sivrihisar'a 11 Km.dir.

KYBELE; Bütün Tanrıların ve Tanrıçaların anası.Frigya dilinde, Kubele ve Kubebe olarak geçer.

Büyük İskender döneminde ve Perslerdöneminde halkın genel inanışlarına dokunulmamıştır.

Fakatİskender’in ölümünden sonra kurulan Seleukoslular devletinin Frigya’da ve Anadolu’dahedefi yunan kentlerinin etki alanını genişleterek ve yeni kentler kuraraksınırları içindeki farklı toplumları Helenleştirme girişimiydi.

Frigya’da ve Anadolu’da ta eskiden (Arilerdenbile önce) beri gelen kibele inanışı vardı. Bu inanış hem yunanlıların hem dePerslerin yabancı olduğu bir inanış tarzıydı.

Tapınak topraklarını kibelenin çiftçileriekip biçiyor. Kız çocukları tapınaklara dişi köle olarak alınıyordu. Anadolu’nunKibele’ye verdiği hizmet batı düşüncesini hep çok şaşırtmıştır. Bu tapınakmerkezleri batı uygarlığının ilerleyişinde çok az geriledi. Roma döneminde devarlığını sürdürdü.

Mitolojilerini Pessinus’un Atisi, Olba Zeusu, gibi başlıca kişilikleri kimi zaman yunan adları altında gizlense deyunanlıların dinsel inanışları ve tapınmaları üzerindeki doğulu etkilerikendilerini Helenizme uyarlamak için yaptıkları değişikliklerden çok dahabelirgindi.

Örneğin Efeste Artemis kültüründe eskidenmeyabyzos diye bilinen bir rahip başkanlık ederdi. Sözlük anlamı oğulları olanrahibin yanında da kutsanmış kızlar kalabalığı olurdu. Kibele kültürü Helenizmkültürünü bu biçimde etkilemişti.

Selevkos devleti rahip sınıfına önem verdi.Onlara asıl rahip topluluğunu geçimi için toprağı onlara bırakıp gerisionlardan politikası güttüler. Büyük rahip ailelerinin önemi azalmadan sürdü.Yeni kurulan yunan yerleşmeleri bu yola kazanılan topraklar üzerine yapıldı.Yunan birliklerinin yerleşmesiyle başta biçimsiz terli topluluklar gibi görünenbu yerleşmenin statüsü değişmiş çok geçmeden Asyalı nüfusa yeni haklardatanınca bağımsız kent devletlerinin Helenizmleşmesi sağlanmıştı fakat budeğişme hareketi yüzeysel kalmış. 7000 yıllık kibele sistemini yıkamamıştı.

Bunun açık bir örneğini Efes kent devletinde görebilir. Efes kentininbugünkü kalıntıları Küçük Menderesin eskiden denize döküldüğü yerdir. Şimdideniz buradan sekiz dokuz km çekilip yüksek dağ sınırının arasında yüksek birvadi bırakmıştır.

Buraya ilk gelen yunanlı İonlardır, başındada Atina’nın destansı kralı Kodrası ın oğlu Androklos vardır. Geldiklerindebölgede Anadolunun inanışı olan Kibelenin tapınağı çevresinde Korlar ve Lidleryerleşmişlerdir. İonlar bu insanlarla dostça bir düzen içinde yeni bir kentkurarak kibeleyi kendi inanışlarındaki Artemis adıyla benimsemişlerdir.

Efes kentinin ilki Pü panayır dağıeteklerinde kurdular. Artemis anadoludaki küçük ölçekli tapınağıda burada inşaedildi.

MÖ 4. yy da Efes büyük bir metrapol halinegeldi. Artemis tapınağının ünü ve görkemide aynı oranda artmıştı.

Büyük İskenderin doğduğu MÖ 356 da tapınakyanıp kül olmuştu. Efesliler bunun Artemisin felaket anında doğum yapan Iskenderinannesi Olympias ın başında bulunmasa bile olayla ilgilenmesine yormuşlardı.

Yangında 22 yıl sonra Efesliler bu tapınağıgünümüzde dünyanın 7 harikasından biri dedirtecek kadar güzel yaptılar.

Anadolunun Helenizmleştirmesi mi yoksakibelenin yunan krallarını etkilemesinin mi izleri daha çoktur tartışılır.

Kibele pessinus roma döneminde altın çağınıyaşamıştır. Roma kaynaklarında bu bölge galatya adı ile anılacaktır.

Hz İsanın doğumu ve hıristiyanlık dinininyayılmaya başlaması ile birlikte Frigya bölgesi önem kazanmaya başlar. 7000yıllık kibele inanışı ise bu dönem içinde önemini yitirmeye başlar. Çünkütarihi belgelerde Hz İsa nın havarelerinden olan Aziz Poulosun mektuplarınıngizeminde bu bölge vardır. Roma imparatorluğunun Hıristiyanlaştırılmasındakiilk aşamaların bu bölgede oluştuğunu görürüz.

Çünkü bu bölgenin yerli halkı frigler veKapadokyalılardan oluşuyordu. Buraya yerleştirilen yunanlı asker ve halk ileevlenmeler olmuş dolayısıyla yunanlılar kendilerinin yöre koşularına göreuyarlamaya başlamıştı. Ancak kendine özgü ulusal karakteri ve toplumsalgelenekleri ortaya çıkan bu karışık ırka da özgün bir karakter kazandırmıştı.Dili yunanca yanı sıra Bizans dönemine kadar yaşamayı sürdürdü. Pessinus gibi bellibaşlı Frig kentleri Aziz Pavlosun zamanından sonra bile henüz tümüyleHelenleşmemişti.

Eski yunan inanışlarında nesnel etkinlikvardı. Kibele de Anadolu’daki nesnel etkinlik inancıydı. Bunlar ölümsüzdürlerinsan kılığına girerler ve insan oğluna her alanda yardım ederlerdi. Helenizmile Kibele’nin kolaya kaçan nesnelliğinin artık yatıştırılmakta yetersiz kaldığı bireysel hoşnutsuzlukoluşturmaya başlaması bu çağın manevi yetersizliklerinden duyulan kişiselsorumluluktu.

Frigler Kibele inanışında ölen insanlarıntekrar dirildikleri vardı. Ayrıca yalın ahlakından ve erkekler arasındayardımlaşmayı önermesinden ötürü bu tapınma özel bir ilgi olmuştu.

Hıristiyanlık dini ile Kibele inanışındakibu tür benzerlikler ve bir hıristiyan rahibi olan Aziz Pavlosun’da geçmiştentümüyle kopup daha önceki inançların hepsinin kafir olduğunu savunmuyordu. Yeniöğretinin bu rahibin hitap ettiği kişilerce benimsenmesinde o da büyük birolasılıkla bu süreklilik telkini etkili olmuş ve Kibele artık öneminiyitirmişti.


Bölgede artık hızla Hıristiyan kiliselerinyapımı başlamıştı. Başlangıçta gizli olarak yapılan kilise ve tapınaklar MS 3.yy da iyice etkisini göstermişti. MS 324te büyük Constantinus roma imparatoruoldu. İstanbulu başkent yaparak Bizans devletiyle beraber resmi din olarakhristiyanlığı seçmesi ve bunun için anadoluda yaptığı çalışmalar sonunda nekibelenin 7000 yıllık kültürü ne de Frigya adı kaldı geriye…

Sadece geriye kalan anadoluda uygarlıkkuran devletleri etkisi altına almış ve kadınların tarihteki önemli bir simgesiolarak kalmıştır kibele.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4114
Kayıt tarihi
: 06.12.07
 
 

74 Eskişehir doğumluyum, Eskişehir'de yaşıyorum. Eskişehir Anadolu Lisesinde kimya öğretmeni olarak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster