Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '07

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
432
 

Anadolu'nun antik örenleri

Anadolu'nun antik örenleri
 

Medeniyetlerin belgeleri, kuşkusuz, eğitimli insanların oluşturduğu ortamlarda üretilmişlerdir. Bu çalışmalar, zamanın tanıkları olarak bize ulaşırken, toprağın bağrında saklanmışlardır. Bunları medeniyet sahnesine kazandıran düşünce, kuşkusuz inanç ve sanat için çaba gösteriyorlardı. Bu dönemin, tarihçileri, seyyahları, aydınları bıraktıkları belgelerde; Anadolu dışına atıfta bulunmamışlar. Her yörenin uygarlık izleri o bölgenin zenginliği ve özelliği olarak kayıtlarına geçmişler, tanıtmışlardır. Aslında Anadolu toplulukları son çağlara göre, günün olanakları göz önüne alındığında çok daha bilinçli bir kültür ortamı oluşturmuşlar. Bu günlere ulaşan, sanat kıymeti olan zengin arkeolojik hazineler bırakmışlardır.

Ancak günümüzde ve son asırlarda, antik dönem arkeolojik kalıntıları haksız olarak başkalarına ve Anadolu dışı kaynaklara miras gösterilmektedir. Bu yanlışlığı bu toprakların yetiştirdiği bazı arkeologlarda katkıda bulunmaktadırlar.

Oysa Anadolu insanı, kendi özgün sosyal yapısı ile siyasi ve kültürel oluşumlar ortaya koymuştur.Bu süreçteki sanatsal ve mistik eserler, yerel birikimin sonucu olmakla beraber soyut olarak dış etkiler altında form oluşsa da ortaya koyan bu coğrafyada ter dökmüş insanlardır.Kaldıki müzelerimizdeki ve dünya müzelerine kaçırılıp sergilenen arkeolojik yapıtlar, objeler ; Anadolu’ya özeldir.

Batılı çevrelerinde katıldığı bu yanılgı, Anadolu insanın, kendi değerlerine sahip çıkması ve bu yönde tarihi ve arkeolojik literatür üretmesi ile görevini yerine getirmiş olacaktır. Biz bu topraklarda yaşamış ve bu topraklara iz bırakmış, geçmiş insanların mirasçılarıyız.Bu topraklarda insanlar son bin yıldır iyice homojenleşmiştir. Anadolu daki toplulukların hep kendi özgün siyasi yapıları olduğunu, kendi paralarını bastıklarını, Dini inançlarında ortak idoller simgelediklerini görüyoruz.

Fakat çoğunlukla, beklide tümüyle, Avrupalı ve daha batılıların düştüğü yanlışlığı, bu topraklardaki bilisel çalışmalarda bulunanların yapması nankörlüktür diye düşünürüm. Sen kendi geçmişinden gelen tarihi reddi miras yap. Olacak bilimsel yöntem mi. Halbuki Birçok bulgunun aidiyeti alakası olmadığı halde Greek kaynaklı gösterilmektedir. Şöyle bir geriye doğru dönüp bakın bu adı geçenler, Tarih sahnesinde Ege çevresini kapsayacak bir siyasi birlik kurup egemen olmuşlar mı. Mora yarım adasından kaç kilometre kuzeye doğru gidebilmişler. En göze batan savaşları troya, onuda mitleştirip baş tacı etmişler. Site devletlerinden öte gelişmemişler.Doğru devlet ve demokraside klasik güçlü dehalar var ancak, bölgesel devlet kurabilecek askeri ve siyasi lider yetiştirememişler.Klasik antik dönemde persler batı Anadolu dan mora yarım adasına doğru baskı uygularken Atına ve Sparta Anadolu da bırakın egemenliği askeri harekat bile yapmamışlardır.

Bu tarih akışı içinde gözlem yaparsak zaten egenin batısındakilerin, Osmanlı imp. Sonuna kadar modern anlamda da tarihsel anlamda da siyasi birlik sağlayıp devlet olamamışlardır. Buna rağmen her gün yeni bir arkeolojik eser gün ışığına çıksa söylenen laf hazır; hellen, grek kelimelerine atıfta bulunuluyor.Hele bu arada şu husus ihmal edilmemeli, bir yerin antik ismi bu günkü Yunanistan’a asla miras vasisiymiş gibi anımsamada bulunulmamalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1792
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster