Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
480
 

Anasını sevdiğimin memleketi

Anasını sevdiğimin memleketi
 

Oldu mu böyle olmalı ama (!)


Başlık yıkılıyor!

Ülkenin anası olarak şu çok memeli bereket tanrıçasını kast ediyorum. Kibele Hanım! Eğer bir erkek olsaydım, çok memeli bir eşim olsun ister miydim bilmiyorum ama bir bebek olsaydım kesinlikle isterdim. Bir de her bir memeden farklı tatlarda süt geliyorsa, değmeyin keyfime. Yüzünün güzel olması yada çirkin olması umurumda olmazdı. Yapışırdım memelere, kapatırdım gözlerimi corp corp emerdim(!) Aslında Kibele tapınılan özellikleri gereği çok fazla bizim ülkemize benziyor. Ki; zaten bu toprakların ürünüdür kendisi. Özellikle ülkemizin, doğal yapısı, coğrafik özellikleri, etnik çeşitlilikleri, yeraltı ve yer üstü kaynakları göz önüne alınırsa; Türkiye çok memeli bir bereket tanrıçası. Ha o bereketi biz göremiyor ve memeleri sağamıyorsak bu tamamen bizim aptallığımız! Hatta beceriksizliğimiz!

Bu kadar beceriksiz olunabilir mi be yahu?

Eğer bu ülkede yaşıyorsanız; bir yerden başka bir yere taşınma gafletinde de bulunmuşsanız; vay gele başınıza! (Nihayet akla uygun kriterlere sahip bir ev sahibi bulup evine taşınmış bulunmaktayım, uzun süredir yazamamamın sebebi de zaten taşınma ve beraberinde getirdiği aptallıklar silsilesi) Aynı şehirde bir mahalleden başka bir mahalleye gidiyorsunuz. Olmaz, gitmemelisiniz! Önce Telekom’a sormalısınız; “gidebilir miyim” diye. Sonra Kablolu TVcilere sormalısınız aynı soruyu! Taşıma şirketlerinden her hangi bir şeyi bozmayacakları, kırmayacaklarına dair de garanti üzerine garanti; mümkünse trigaranti almalısınız. Duble olanı yetmez! Yani, “olur” almalısınız taşınırken. Kolay mı öyle kafanıza göre gitmek! Eğer bu mercilere sormadan taşınmışsanız; size bunun bedelini ağır ödetirler. Tıpkı bana ödetmekte oldukları gibi. Taşınmanın üzerinden iki hafta geçmiş. Telefon aktarımı, adsl bağlantıları, kablolu TV aktarımları için, taşınmadan iki gün önce gereken resmi işlemleri başlatmışsınız. Ne olmuş? Hiç umurlarında mı? Yo. Hala “connecting people” olamadım. Ben vazgeçtim people olmaktan, person olsam yetecek ama nerdeee…

Ardından taşıma şirketinin, kulpunu koparıp, programını bozduğu çamaşır ve bulaşık makinesinin tamiri için beklenen servisler. Asla gelmek bilmiyorlar, gelseler tümünü tamir edip gitmiyorlar. İlle bir şeyler yarım kalıyor. Hele de zaman o kadar ucuz ki bizde; hiçbir bedeli yok! Bendeniz gibi, saatli programlı çalışıyorsanız; yandınız. Çünkü hiçbir hizmet kuruluşu sizin saatinizi veya programınızı asla dikkate almıyor. “Geldik yoktunuz” deyip, kestirip atıyorlar. Sizin saati saatine vermiş olduğunuz bilgi umurlarında değil, “geldik yoktunuz, günah bizden gitti”! Hay o günah kadar taş düşsün başınıza emi!

Anasını sevdiğimin ülkesi!

Kibelem benim!

Bir yanda bereketten memeleri patlamak üzere olan bir ülke, diğer yanda bu memeleri

göremediği için açlıktan kıvranan Kibele’nin evlatları! Beceriksiz bizler!

“Kibele ve evlatları arasında nasıl bir bağlantı kurdun da; kendi yaşadığın sıkıntıları da ekledin?” diyebilirsiniz. Çok basit! Tüm bu Telekom’cular, kablocular, servisçiler bu ülkenin insanları değil mi? Peki işini düzgün yapmayan insanlar bereketi görebilirler mi? Hayır! Ancak işini iyi yapanlar bereket memelerinden süt emmeyi hak ederler. Bu yüzden anasını sevdiğim bu ülkede bırakın işsiz güçsüzleri, işli güçlü olup da beceriksizliği yüzünden insanları çileden çıkaran kurumlar, kuruluşlar olduğu müddetçe her taraftan alaka kurabilirsiniz.

Tanrılara kurban vermenin adetten olduğu zamanlar geride kaldı yada kalmalı artık! Günümüz dünyasında eğer birine kurban verilecekse bu kurban hizmet olmalı, üretim olmalı ve insana verilmeli. Sunaklar insanlar; kurbanlar da hizmet ve üretim! “Enel Hak” diyenleri hala asabilecek zihniyetteysek; Tanrıça Kibele, bırakın memelerini emmeyi, kendisini bile görmemize asla izin vermeyecek, bundan eminim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kibele için bildiklerim ve düşündüklerim şunlar: Milas odağından epey bir tapınak yaptırmış kendisine. Amazonlar arasında da popülermiş sanırım. Stepnenin mucidi olduğunu düşünebiliriz. Ya da belki de satış ve pazarlama tekniklerinden "sürümden kazanma"yı ilk o keşfetmiştir!:) Dünyanın akıllı canlısı rolü İneklere verilseydi, Kibele sonsuza kadar popüler bir tanrıça olarak kalabilirdi! Şimdilerde Hinditan'da bile tanıyanı edeni yoktur!:)

Kuzey Kuzeyden 
 27.08.2008 21:21
Cevap :
Yorumunuza diyecek bir şey bulamıyorum:) Teşekkür ederim.  27.08.2008 21:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3111
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster