Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1284
 

Anastasia

TARİHİN GİZEMLİ PRENSESİ ANASTASİA

Tarihin en trajik olaylarından birisi rus çarı Nikolay ve ailesinin bolşevikler tarafından kurşuna dizilmesidir. Bu olayda bu gün bile hala sır olarak kalmış olan konu, çarın en küçük kızı Anastasianın da ailesiyle birlikte öldürülüp öldürülmediğidir. Bu konuyla ilgili filmler çevrilmiş, kitaplar yazılmış ama küçük prensesin sırrı hala çözülememiştir. Kimi tarihçiler Anastasia’nın da ailesiyle birlikte öldüğünü, kimileri de küçük kızın bir şekilde kurtulduğunu ve herkesten saklı bir hayat sürdüğünü söylemişlerdir. Hatta bir çok kadın kendisinin Anastasia olduğunu iddia etmiş ama bu iddiaların gerçek olup olmadığı bir türlü ortaya çıkmamıştır.

Böylece Anastasia tarihteki en gizemli prenses ünvanını almış ve günümüzde de hala bu gizemini korumaktadır.

Bu konudaki kitaplardan biri, Çizgili Pijamalı Çocuk romanını da kaleme alan irlandalı yazar John Boyne’ın romanı Romanovların Son Evi’dir.

Küçük bir köyde fakir bir ailenin oğlu olan Georgi, köyü ziyaret eden çar ailesinden birini uğradığı suikastten kurtarınca, St. Petersburg’a, Çarın sarayına, çareçev Aleksey’e koruma olarak götürülür. Uzun zaman çar ailesinin en yakınında, oğullarını korur. Bu arada küçük prenses Anastasia ile aralarında bir aşk doğar. Fakat çar onu yanında savaşa götürünce ayrı kalırlar. Bir sabah uyandığında, Georgi çarı bulamaz, askerler gelip almışlardır. Georgi izini kaybettirir. Ama sevgilisini görmek için çar ve ailesinin nereye götürüldüklerini öğrenmeye çalışır. Tam yerlerini öğrendiği gece bolşevikler tarafından öldürülmelerine tanık olur. Bolşeviklerden kaçmak için önce fransaya, daha sonra da İngiltereye gider. Orada bir kütüphanede çalışır. Bir daha ailesiyle görüşemez. Yanında sadece karısı Zoya ve küçük kızı vardır.

ROMANOV’LARIN SON EVİ

Türü:  Roman

Yazar:  John Boyle
Sayfa Sayısı:  440
Yayın Tarihi: Temmuz 201

Yayınevi : Doğan Kitap

ARKA KAPAK YAZISI

Çarlık Rusyası'nın çöküş yıllarından 1980'lere uzanan bir aşkın, bugünde yaşamakta zorlanan bir erkek ile geçmişiyle barışamayan bir kadının öyküsü…

Rusya, 1915: Arkadaşının Romanov hanedanının önemli bir üyesine yapacağı suikastı canı pahasına önleyen genç Georgi, ödül olarak Çar II. Nikolay'ın tek oğlu Aleksey'in özel muhafızlığına getirilir.

Londra, 1981: Georgi, ölüm döşeğindeki karısı Zoya'nın başucunda otururken, birlikte geçirdikleri koca ömrün bütün dönüm noktalarını bir bir hatırlar: Bir felaketle damgalanmış evlilikleri, sevdiklerinin ölümleri ve asla unutulamayacak sürgün günleri.

Romanov'ların Son Evi, yoksul bir kulübeden koparılıp, çökmekte olan bir imparatorluğun kalbine gönderilen bir delikanlının öyküsünü anlatıyor.

Başını sallayıp koluma girdi, koğuştan çıkarken, “Eve mi gidiyoruz?” diye sordu. Ev. Bir tuhaf kelime daha. Neredeydi bu ev? Burada Londra'da değildi.Paris'te de değildi. Ev yüzlerce kilometre uzakta, asla dönemeyeceğimiz

PERİNA

Türü: Roman

Yazan : Naşide Gökbudak

Sayfa Sayısı : 298

Yayın Tarihi : Mayıs 2008

Yayınevi : Neden Kitap

Naşide Gökbudak’ın Anastasıa’nın hayatını anlattığı romanı bir temmuz gecesinde başlıyor. Aristokrat Averkiy ailesinin kapısı geceyarısı çalınıyor ve iki adam baygın vaziyette küçük bir kızı getirip, çarın en küçük kızı Anastasıa olduğunu söyleyerek, çar ve ailesi kurşuna dizildikten sonra küçük kızın yaşadığını gördüklerini ve oraya getirmeye karar verdiklerini anlatıp, Mıhaıl Averkiy’den Anastasıayı saklamasını istiyorlar.

Bu sırada ailenin Anastasıa ile aynı yaşlardaki ve ona çok benzeyen kızları Perina ağır hasta. Bir kaç saat sonra kızlarını kaybeden aile Anastasıayı onun yerine geçirmeye ve böylelikle kimse şüphelenmeden onu saklamaya karar verirler. Bu sırrı sadece Mihail, karısı Sandra ve büyük kızları Larissa biliyor.

Eski adıyla Anastasıa, yeni adıyla Perina bir süre sonra kendine geldiğinde Mihaıl ona her şeyi anlatıyor ve bundan sonra onların kızı olacağını söylüyor. Etrafa Perinanın geçirdiği ağır rahatsızlıktan sonra bazı şeyleri hatırlayamadığını söylüyorlar. Larissa ona ailesiyle ve Perina ile ilgili bilmesi gerekenleri anlatarak yardımcı oluyor.

Zamanla Anastasıa yeni hayatına alışıyor. Evin küçük oğlu Boris’e ilgi duymaya başlasa da, herkesin onların kardeş olduklarını sanması sebebiyle bu aşkı kalbine gömüyor. Alman müzik öğretmenini yeğeni Hans’la nişanlanıyor fakat Hans ölüyor. Bu arada Bolşevikler evlerini işgal ediyorlar. Savaş sırasında esir düşmüş sonrasında kaçmış bir türkü evin bodrumunda barındırıp, ona yardım eden Perina, adamın affedilmesinden sonra onunla evleniyor. Dört çocukları oluyor. Komünizmin en zorlu yıllarını yaşıyorlar. Bir kanunla isteyenlerin ülkelerine dönme imkanları doğunca, Habib karısı Perina ve çocuklarını alarak, Türkiye’ye, Elazığ Aşağı Holpenk köyüne dönüyor. Perina artık rahat bir hayat süreceğini umarken, şanssızlıklar yine bırakmıyor peşini. Kocasının ailesi onu da çocuklarını istemiyor ve onlara kötü davranıyorlar. Üstüne üstlük Habib’in amcasının kızıyla evli olduğunu da öğrenince büyük bir hayal kırıklığna uğrayan genç kadın mücadele etmekten vazgeçmiyor. Dikiş dikiyor, tarla ekiyor, çalışıp çabalayarak çocuklarını büyütüyor.

Naşide Gökbudak Perina’nın hayatının gerçek olduğunu yazıyor. Hatta çocuklarının, torunlarının isimlerini de veriyor kitabında.

Romanov sülalesinin hayatta kalmış son ferdi Anastasıa’nın torunlarıyla bir yerlerde karşılşıyor, hatta onları tanıyor bile olabilirsiniz. Masal gibi değil mi........

ARKA KAPAK YAZISI

Albay başını önüne eğmiş düşünüyordu, aniden atıldı.
“Çok üzgünüm Mihail! Kızını kaybettiğin için cidden üzgünüm. Ne olur ölüm haberini evdekilere duyurmadan birazcık daha düşün! Bunu Anastasia'nın kurtuluşu için kullanabiliriz.”
Mihail şaşkın ve öfkeliydi.
“Neler söylüyorsun Albay? Ben çocuğumu kaybettim, anlamıyor musun? Başka hiçbir şey düşünecek durumda değilim!”
“Anlıyorum Mihail, Perina'nın ruhu için, Rus halkı için bunu yap! Kızını kaybettin tamam ama Anastasia'yı yaşatabilirsin.”
İşte yıllarca süren yaşam mücadelesi bu cümlelerle başlıyordu. Çar II. Nikolay ve ailesinin korkunç sonundan tek kurtulan, kızları Anastasia'ydı. Genç kız hiç tanımadığı bir ailenin koruması altına alınıp, bam-başka bir kimlikle hayatına devam edecekti. Bu tüyler ürperten planın, Prenses Anastasia'yı bir anda bambaşka bir geleceğe sürükleyeceğini kim bilebilirdi ki?
Perina'nın; Ukrayna'da başlayıp, Elazığ'da son bulan acı dolu hayat hikayesini okurken, yüreğinizin bir yerlerinde hissettiğiniz sızının ve içinizde yeşerttiğiniz umudun kırıntılarıyla tanışacaksınız.
Naşide Gökbudak'ın eşsiz anlatımıyla hayat bulan Perina; sizi çok uzak bir iklime, yarım kalan bir aşka, yürek yakan bir vatan hasretine ve bitmek bilmeyen bir yaşam mücadelesine götürüyor

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 26.07.12
 
 

Anadolu şehirlerine özgü o sıcaklığı havasında barındıran Tokat'da, büyük bahçeli bir evde doğdum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster