Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
6773
 

Anayasa Değişikliği: Referandumda neyi oylayacağız?

Anayasa Değişikliği: Referandumda neyi oylayacağız?
 


Türkiye aylardır Anayasa değişikliği konusunu konuşuyor ancak bu değişikliklerin neler olduğunu, ne getirip ne götürdüğünü inceleyen fazla kimse yok. Konunun uzmanı hukukçular bile konuyu teknik anlamda inceleyip vicdani kanaatlerini söyleyecekleri yerde değişikliklerin kimin işine yarayacağını, AKP’nin niyetlerini falan konuşuyor. Özellikle de HAYIR cephesi değişikliğin içeriğine asla girmek istemiyor; bu cephenin başını çeken CHP, onun zihinsel iklimindeki yüksek yargı ve CHP kafasındaki bürokrat aydın tayfası, referanduma sunulacak düzenlemelerin kendisiyle hiç ilgilenmiyor. Her şeyi çarpıtarak cuntacıların elinden çıkma deli gömleği bir anayasada kısmi iyileştirmeleri bile geri bir adımmış gibi gösteriyor. Bu cephe etkisi altına alabildiği sıradan insanların da değişikliklerin üzerinde düşünmesini engelliyor. Her defasında yaptığı gibi toplumu birtakım öcülerle korkutarak şeytanlaştırdığı bir kesime karşı seferber etmeye çalışıyor. Şimdilerde bu şeytanlaştırılan şey de genel anlamda AKP, özel anlamda ise anayasa değişikliği…

Bu karartma ve kitleleri körleştirme faaliyetinde medyanın da çok önemli ve özel bir işlevi var. Temel görevi gelişmelere ilişkin olarak halkı aydınlatmak olan medya hemen her zaman her konuda olduğu gibi bu konuda bu asli görevini unutup taraflardan birine angaje oluyor ve onun borazanlığını yapıyor. HAYIR cephesindeki medya bu anlamda görevini gerçekten iyi yerine getiriyor. Bu tür medyada anayasa değişikliğinin ne olduğuna dair fazla bir bilgiye rastlamıyoruz. Bunun yerine köşeci - yazarların çocukça ve deli saçması argümanlarla desteklediği HAYIR gerekçelerini okuyoruz. Neymiş, Hayır diyerek 12 Eylüle hayır diyeceklermiş, yeni bir diktatörlüğe Hayır diyeceklermiş. Aslında dillerinin altındaki bakla kendilerine yarar sağlayan bu adaletsiz, haksız hukuksuz düzenin değişmesine HAYIR demek ama bunu açıkça söyleyebilecek ne cesaretleri ne de namusları var.

Ben şahsen referandumda oy verecek bir sıradan vatandaş olarak, anayasa değişikliğinin neler içerdiğini, hangi maddelerin nasıl değiştirilmek istendiğini merak ettim ve bunları inceledim. Görebildiğim kadarıyla bu değişikliklerde “Hayır” dememi gerektirecek bir düzenleme göremedim. Birçok eksiği bulunmasına, yetersiz olmasına, Kürt sorunu gibi ülkenin temel sorunlarında anayasal düzenlemelere ilişkin hiçbir değişiklik öngörmemesine rağmen halihazırdaki anayasadan asla geri, anti-demokratik, özgürlük karşıtı bir metin değil. Epey ılımlı, temkinli ve çekingen bir metin… Bu nedenle ben, 12 Eylül referandumunda, bu metnin yetersizliğinin bilincinde olarak ama hiçbir kaygı ve rahatsızlık duymadan EVET diyeceğim.

Değişiklikleri aşağıda madde madde özetledim. İsteyenler şu linkten http://docdownload.mynet.com/Anayasa.pdf değiştirilmesi öngörülen maddeleri karşılaştırmalı olarak okuyup inceleyebilirler. Anayasa değişikliğinin sebeplerini sonraki yazıda değerlendirmek istiyorum.

Neye EVET ya da HAYIR diyeceğiz?

Kanun önünde eşitlik

Madde 10.

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin

yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” maddesine

“Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.” hükmü ekleniyor.

Yani kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel olarak korunması gerekenler için pozitif ayrımcılık getiren uygulamaların eşitlik ilkesine aykırı olduğunun iddia edilemeyeceği hükme bağlanıyor.

***

Özel hayatın gizliliği

Madde 20.

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” diye başlayan maddenin sonuna,

“Herkes, kendisiyle ilgili kisisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.”

Hükmü ekleniyor.

Yani, şahısların, kişisel bilgilerinin korunmasını, kişisel verilerle ilgili ilgili olarak yapılan her tür düzenlemeden, kişilerin tam bilgilendirilmesi anayasal güvenceye bağlanıyor.

***

Yerleşme ve seyahat hürriyeti

Madde 23:

Maddenin beşinci fıkrası “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.” cümlesi “Vatandasın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” şeklinde değiştiriliyor. Yani hakkınızda bir suç soruşturması yoksa yurt dışına çıkma özgürlüğünüz sınırlanamayacak.

***

Ailenin korunması:

Madde 41:

Maddeye, “Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve şiddete karsı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” hükmü ekleniyor.

***

Toplu iş sözleşmesi hakkı

Madde 53:

Maddeye “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.” hükmü getirilerek yürürlükteki anayasadaki toplu görüşme hakkı toplu sözleşme hakkı haline çevriliyor. Çok ileri bir adım olmasa da halihazırdaki düzenlemeden daha ileri…

***

Dilekçe hakkı

Madde 74:

Dilekçe hakkı genişletilerek “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma Hakkı” haline getiriliyor. Vatandaşlara bilgi edinme ve kamu denetçisine (ombudsman) başvurma hakkı tanınıyor.

***

Milletvekilliğinin düşmesi:

Madde 84:

Maddenin son fıkrası yürürlükten kaldırılarak partisinin kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi uygulamasına son veriliyor. Yani Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk milletvekilliğini yeniden kazanıyor.

***

Başkanlık Divanı

Madde 94:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır.” fıkrasındaki “üç yıldır” ifadesi çıkarılıp yerine “ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder” cümlesi ekleniyor.

***

Yargı yolu

Madde 125:

Maddeninİdarenin her türlü eylem ve islemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Şeklindeki ikinci fıkrasına “Ancak, Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişik kesme kararlarına karsı yargı yolu açıktır.” cümlesi ekleniyor.

Yani ordudan atılanlar bu kararlara karşı yargı yoluna başvurabilecekler.

***

Genel ilkeler

Madde 128:

Maddeye “Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” cümlesi eklenerek düzenlemenin 53. maddedeki değişiklikle çelişmesi önleniyor.

***

Memurların Görev ve Sorumlulukları, Disiplin Kovuşturulmasında Güvence

Madde 129:

“Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”

Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç,” ifadesi çıkarılıyor. Yani memurlar uyarma ve kınama cezalarını da yargıya taşıyabilecekler.

***

Hâkim ve savcıların denetimi

Madde 144:

Madde, “Adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri eliyle yapılır. Buna ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.” şeklinde değiştirilerek sadeleştiriliyor.

***

Askeri Yargı

Madde 145:

Askeri yargının yetki alanını düzenleyen madde “Bu mahkemeler; asker kişilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak isledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karsı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.” şeklinde değiştirilerek askerlerin sadece askerlik görevleriyle ilgili olarak askeri mahkemelerde yargılanmasını, sivillerin de savaş hali haricinde hiçbir şekilde askeri mahkemelerde yargılanamamasını hükme bağlıyor. Yani darbeye teşebbüs eden ordu mensupları askeri yargıda değil sivil mahkemelerde yargılanacak.

***

Anayasa Mahkemesi

Madde 146:

Yeni hali:

Anayasa Mahkemesi on dokuz üyeden kurulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üçer aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer.”

“Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay, bir üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri arasından göstereceği üçer aday içinden; beş üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından; iki üyeyi ise yüksek öğrenim görmüs Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasından seçer.

Değişikliğin iki temel maddesinden biri bu madde… Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı arttırılıyor. TBMM’ye üye seçme hakkı getiriliyor. Bu da millet iradesinin yüksek yargıya bir ölçüde yansıması demek… Burada Cumhurbaşkanına fazla yetki verilmesi ciddi bir eleştiri konusu olabilir ancak halihazırdaki uygulamada tüm üyeleri Cumhurbaşkanı seçiyor.

***

Üyeliğin sona ermesi

Madde 147:

“Anayasa Mahkemesi üyeleri oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez.” hükmüyle Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi sınırlanıyor. Şimdiki halde bir üye 25 yıl görev yapabiliyor.

***

Görev ve yetkileri

Madde 148:

Maddenin birinci fıkrasına,

“Herkes, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki anayasal hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla ve kanun yollarının tüketilmiş olması şartıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.” hükmü eklenerek vatandaşlara bireysel başvuru hakkı tanınıyor.

Maddenin beşinci fıkrasındaki “Yüce Divan kararları kesindir” hükmü “Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun bu başvuru üzerine verdiği kararlar kesindir. “ şeklinde değiştirilerek Yüce Divan kararlarının yeniden incelenmesinin yolu açılıyor.

***

Çalışma ve yargılama usulü

Madde 149:

Anayasa Mahkemesi’nin çalışma ve yargılama usulü değiştiriliyor. Mahkemenin üç daire ve Genel Kurul halinde çalışması öngörülüyor. Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılması öngörülüyor.

Anayasa değişikliğinde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için üye tamsayısının üçte iki oy çokluğu şartı getiriliyor. Yürürlükteki düzenlemede karar için üye tamsayısının beşte üç oy çokluğu yetiyor.

***

Askeri Yargıtay

Madde 156:

Maddenin “Askerî Yargıtayın kurulusu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir” şeklindeki dördüncü fıkrası, “Askerî Yargıtay’ın kurulusu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük isleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir” şeklinde değiştirilerek bunun için kanun çıkarılması hükme bağlanıyor.

***

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Madde 159:

“Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.”

şeklindeki ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılıyor. Kurulun üye sayısı 21 kişiye çıkarılıyor. Kurulun 3 daire şeklinde çalışması öngörülüyor. Adalet Bakanı ve Müsteşar kurulun tabii üyesi olmaya devam ediyor. Kurulun üye seçimi şimdikinden çok daha geniş bir tabana yayılıyor. Örneğin, şu andaki uygulamada üye seçme hakkı olmayan birinci sınıf adli yargı hâkim ve savcılarına (yani mahkemelerde kürsüde görev yapan) üye seçme hakkı getiriliyor. Şimdiki uygulamada üyeler sadece Yargıtay ve Danıştay genel kurulunun üyeleri arasından seçiliyor.

Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz” hükmü yürürlükten kaldırılıp meslekten çıkarma cezasına ilişkin olan kararlar için yargıya başvurma hakkı getiriliyor. Yani Kenan Evren’i yargılanmasını isteyen savcı Sacit Kayasu ve Şemdinli İddianamesini hazırlayan savcı Ferhat Sarıkaya meslekten atılma cezası için yargıya başvurup yeniden göreve dönebilecekler.

***

Geçici madde 15.

“12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danısma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.”

maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Böylece 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasının önündeki anayasal engel kaldırılıyor. Bu durum darbecilerin otomatikman yargılanmasını sağlamıyor ama davacıların şikayeti ve savcıların bu başvuruları değerlendirmesi halinde 12 Eylül cuntası yargılanabilecek.

***

Geçici üç maddeyle değişikliklerin referandumda kabul edilmesi halinde nasıl uygulanacağı açıklanıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkürler sayenizde oyum bir anlam kazanacak :)

Blog Hayaleti 
 31.07.2010 20:32
Cevap :
Ne güzel :) Çok teşekkür ederim.  01.08.2010 15:43
 

celal, benim bildiğim, şimdiye kadar değişiklikleri okuyan ikinci kişi olarak tebriğe hak kazandı. ilki benim, naçizane :-) hayır ya da evet deyin ama öncelikle değişiklikleri okuyup anlamanın yollarını arayın. zaten çok az okunacak ama çok fazla oylanacak; en azından 'okur yazarlar' anayasa değişikliklerini okuyarak oylasın. anayasa değişikliği oylaması siyasi bir oylama değildir, ama şu an tablo tamamen öyle. siyasi liderler seçim çalışması yapar gibi şehir şehir propogandaya başladılar. sonucu sanırım neye oy verdiğini bilenler belirleyecek.

birant yildiz 
 26.07.2010 13:42
Cevap :
Tebrikler öyleyse :) Söylediklerine katılıyorum. Referandum seçim değil, değişiklikler hangi partili olursa olsun herkesin hayatını etkileyecek ve az da olsa olumlu katkı yapacak. Önemli olan bu... Daha demokratik bir Türkiye'de yaşamak isteyen "Evet" der, bunu Türkiye'ye layık görmeyen ise "Hayır". Bu kadar basit. Teşekkürler, selamlar...  27.07.2010 10:56
 

anayasa siyasilerin değil herşeyden önce vatandaşın sahip çıkacağı nitelikte olmalıdır... ve bana göre şu anki tartışmalı haliyle kabul edilse bile bence bu niteliğini başta kaybetmiştir. konuyla ilgili görüşlerimi değerlendirmelerinize sunuyorum. saygılar... blog.milliyet.com.tr/Referandum___Evet_mi__hayir_mi_/Blog/?BlogNo=253461

Dr İbrahim H KAYRAL 
 24.07.2010 23:49
 

"Başarılı" olursa suç olmaktan çıkıyor ve Anayasa'ya bir madde eklenerek darbeciler yargıdan muaf tutuluyor. Hoş; söz konusu o maddenin geçerliliği de yok zira "zamanaşımı" dolayısıyla darbecilerin yargılanmaları mümkün değil. Onları artık tarih yargılayacak!

Ümit Culduz  
 23.07.2010 19:30
Cevap :
Zamanaşımı konusu tartışmalı. Dokunulmazlık engeli nedeniyle yargılanamama durumunda zamanaşımı işlemiyor. Ama bu saatten sonra yargılansalar ne faydası var. Önemli olan bundan sonra darbeye teşebbüs edecek olanların eninde sonunda yargı karşısına çıkacaklarını bilmeleri. 12 Eylülcüler vicdanlarda çoktan mahkum oldu. Mahkeme mahkum etse ne olacak etmese ne olacak.  24.07.2010 21:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3523
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster