Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
680
 

Anayasa taslağının eğrisi doğrusu

Anayasa taslağının eğrisi doğrusu
 

sivil yasa taslağı


Yeni Anayasa Taslağı halk oylamasına sunularak vatandaşın kararı sorulacak ise, vatandaşın da buna şimdiden yorum yapabilme hakkı var demektir. Bunun için bazı konularda da görüş belirtmek için hukukçu olmaya da gerek yoktur. Zaten adı üstünde; “taslak”. Bu sebeple kendi görüşlerimi dile getrimsek istiyorum.

Öncelikle Anayasanın değiştirilmesinden yanayım. Bu taslakta beğendiğim ve beğenmediğim kısımlara gelince:

Yapılan değişiklikler yine “yama” dır. “82 Anayasasının “x” maddesinin, filanca fıkrasının filanca yeri şöyle değiştirilmiştir”. Bu son derece saçmadır.

Eğer bir maddede değişiklik yapılacaksa o madde tamamıyla değiştirilir. Olması gereken şekliyle yeniden yazılır. Bıktık bu yamalı bohçadan.

Ana Yasa Mahkemesi üyeleri tamamıyla tecrübeli hukukçulardan oluşmalıdır. Cumhur Başkanı buraya seçeceği kişileri “45 yaşını doldurmuş ve 4 yıllık üniversite eğitimi almış her hangi birini seçer” diyor. Bu saçma bir olay. Zaten bugüne kadar AYM üyelerinin böyle seçilmesinden yakınmadık mı?. Buraya seçilecek kişiler kesinlikle hukukçu ve hem de belli bir seviye üstü hukukçu olmalıdır.

Ana Yasa Mahkemesine seçilecekler şöyle olmalıdır: a) kesinlikle üst düzey hukukçulardan olmalıdır. b) ülke genelinde gerekli miktarda ki bu hukukçular arasından kura ile seçilmelidir. Böyle olmalıdır ki gerçek bağımsız yargı oluşsun. d) Krallık kalkmalıdır. Zaten kaldırılmaktadır. AYM ne seçilen üyeler krallar gibi 20 yıl (bir ömür) süreyle orada kalması kesinlikle yanlıştır.

12 Eylül darbecileri yargılansın deniyor: Yargılansa, ölüm cezası verilse ne olur. Zaten ölüm vakitleri gelmiş. Kamu vicdanında yargılanmışlardır, o rezillik onlara yeter. Asıl yargı ötede yapılır onlara. 12 Eylül darbecilerini koruyan geçici 15 inci maddenin kalkması doğrudur. Bugüne kadar kalması asıl yanlıştı.

Memurlara toplusözleşme: Devlet karşısında bu tür yapılanma kökünden yanlıştır. Devletin asli görevleri arasında; vatandaşın ve çalışanlarının hak ve hukukunu korumak vardır. Bir örgüt kurup, birilerine trilyonlar yedirip, devletle pazarlığa oturmak yanlıştır. Sendikacılık kökünden yanlıştır.

Millet Vekillerinin yargılanması ( dokunulmazlığı): Bir Millet Vekilinin hakkında yüz kızartıcı ve vatana ihanet suçları söz konusu ise; 2 li yargılama sistemi getirilmelidir: ön yargılamada; gıyabi yargılanmalıdır. Millet Vekili, sıradan vatandaş gibi yargılanmalı ve gerekli savunmasını yapmalıdır. Fiil mahkemece sabit görülmesi halinde üst mahkemeye, ilk mahkemece dosya gölerilmeli ve asıl 2. yargılanma başlatılıp-bağlatılmayacağına da üst mahkemece karar verilmelidir.

Parti kapatma: a) Parti kapatmak ancak ve ancak; partinin almış olduğu kararlar ve tüzüğündeki maddeler doğrultusunda olmalıdır. Burada; “vatana ihanet” aranmalıdır. Partinin tüzüğünde veya almış olduğu kararlarda açıkça vatan ihanet varsa kapatılmalıdır. Kişilerin ifadeleri partiyi kapatmaya sebep olmamalıdır, o ancak kişiyi bağlar. Bu, evrensel hukuk normlarına da aykırıdır. Bir kişinin işlemiş olduğu suçtan başkası biri sorumlu tutulamaz ve cezalandırılamaz. Bir idarecinin işlemiş olduğu suçtan ötürü bir kurum kapatılabilir mi? b) partideki kişilerin işlemiş olduğu suçlardan dolayı kişilere uygulanacak ceza kademeli olmamalıdır. 3-5 yıl gibi değil, suçun boyutuna göre daha yukarılara kadar veya daha da az olabilmelidir. Hatta vatana ihanette ömür boyu siyasetten men de olmalıdır.

Ölüm cezası getirilmedir: Kasten ırza geçerek öldürenlere ve vatana açıkça ihanet edenlere verilmelidir. Eğer bu yasa bu gün getirilmezse ileride mutlaka getirilecektir. Çünkü son zamanlarda artan çeşitli isimler altındaki oluşumlar ve ayinler artmaktadır. Çocukların ve kadınların ırzına geçip bir de öldürenler asla toplumda barındırılmamalıdır.

Tabiî ki bu paket henüz kesinleşmemiş, ortaya çıkmış bir taslak tır. Burada, demokrasiyi özümseyen ve ülkeyi gerçekten düşünen her yetkili sağduyu ile elini taşın altına koymalıdır. Sivil bir yasaya karşı çıkmak bu millete ve ülkeye yapılacak en büyük yanlışlardan biridir. Ön yargılar ve siyasi bakışlar kesinlikle yanlıştır.

İş dünyasına teşekkür ederim; bu görevini, bir sivil yasadan yana koyarak yerine getirmiştir. Şimdi sıra siyasilerdedir. Yüksek yargı ise krallığı elinden gidecek diye feveran ediyor. Eğer bu ülkeyi çağdaş seviyelere çıkaracaksak tarafsız davranarak katkılarını önce onlar sunmalıdır. Yüksek yargının bu feveranı; yargının tarafsızlığına gölge düşürüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 985
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster