Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '17

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
30
 

Anayasa

Anayasa
 

İlk Anayasa 20 Ocak 1921

. TBMM’de yürütme ve yasama yetkisi belirir.
Halife ve padişah ne olacaktır kavgası karşıtlar arası mecliste sürer. “Padişahlık Türk ulusuna geçmiştir, padişahlık kalmamıştır.” diye açıkça konuşulamamaktadır.

25 Eylül 1920’de gizli oturumda karşıtlara gerekli yanıtları veren Atatürk, konuşmasını şöyle sürdürür: "Bugün koyacağımız yasa ilkeleri varlığımızı ve bağımsızlığımızı kurtaracak olan Millet Meclisini ve ulusal hükümeti güçlendirecek anlam ve yetkiyi kapsamalı ve dile getirmelidir."

Baylar, bu konuşmamdan bir hafta önce 13 Eylül 1920 günlü olup Meclisin 18 Eylül 1920 günkü toplantısında okunur. İlk Anayasa bu tasarıdan çıkmıştır.

Londra Konferansı oyalamalarla geçer. Sevr yeniden masaya yatırılır oyalama, çözümsüzlük sürer.Yunan sonucu beklemeden saldırıya geçer. 2. İnönü Utkusu, Yunan’ı geri çekilmek zorunda bırakır.

Atatürk bu utkuyu şöyle değerlendirir:

“ Bütün dünya tarihinde sizin İnönü Meydan Savaşlarında yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar azdır. Siz orada yalnız düşmanı değil ulusun ters alın yazısını da yendiniz.”

İnönü bu övgüyü şöyle yanıtlar:

“Ulusumuzun maddesel ve tinsel bütün yetenek ve güçlerini ruhundaki ateşle toplayan ve harekete geçiren Büyük Millet Meclisinin Başkanı Mustafa Kemal Paşa!

Yiğit erlerimiz ve subaylarımız adına, erlerimizle avcı hatlarında omuz omuza vuruşan tümen ve kolordu komutanları adına övgü ve kutlamalarınıza büyük bir övünçle teşekkür ederim.”

Nazım Hikmet Kuvaı Milliye’yi yazarkan kendisi hapisteydi. O yurtseverliğini şöyle seslendiriyor:

İnönü meydanı, yavrum
rüzgâr
soğuklar insanı arı gibi haşlıyor.
Zemheriler bitti diyelim, 
hamsin ya başladı, ya başlıyor.

Muharebe beş gün beş gece sürdü.
Kan gövdeyi götürdü.
Ve nihayetinde
düşmanlar karın üstünde
top arabaları, sandıklar dolusu konyak,
altı kamyon bıraktılar.
sonra, kaçarken, yavrum,
köyleri, köprüleri yaktılar

Bu birinci İnönü,
sonra ikincisi:
23 Mart 1921 günü
düşmanın Bursa ve Uşak gurupları üstümüze yürüyor.
Onlarda, topçu ve piyade
bizden üç kere fazla,
Bütün cephelerde temas,
28, 29, 30;
Kavgaya devam.
Ve Martın 31’inci gecesinde,
(ayışığı var mıydı bilmiyorum)
İnönü karanlığı sesler ve kıvılcımlarla doluydu.
Ve ertesi gün
1 Nisan:
Metristepe aydınlanıyor.
Saat altı otuz.
Bozöyük yanıyor.
Düşman muharebe meydanını silahlarımıza terk etmiştir.

Baylar,
Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu adıyla bir grup kurmaya karar verdim.Grup Ulusal And ilkelerine bağlı kalarak yurdun bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sağlayıcı bir barış elde etmek için ana resmi, özel bütün örgütleri bu ana amaca yararlı kılmaya çalışacaktır.

Grup, devletin ve ulusun örgütlerini Anayasaya uygun olarak saptamaya ve hazırlamaya çalışacaktır.

Sayın baylar, Sakarya Meydan Savaşı’na değinmek istiyorum. 23 Ağustos 13 Eylül 1921 yirmi iki gün yirmi iki gece süren Büyük Kanlı Savaş (Sakarya Melhame-i Kübrası) dünya tarihinde pek az olan büyük bir meydan savaşı, Büyük Atatürk’ün dediği : “Karadeniz uşaklarının yetiştiği o kutsal savaş beynimde bir menkuş olarak kalacaktır.”

Büyük ozan Nazım Hikmet bu kutsal savaşı şöyle seslendiriryor:

Sonra 23 Agustos:
Sakarya melhamei kübrası ki
devamı 13 Eylül gününe kadardır.
Bizim kırk bin piyademiz
dört bin beş yüz atlımız,
düşmanın seksen sekiz bin piyadesi, 
üç yüz topu vardır.
Harp meydanının kuzey yanı
Sakarya 
ve dağlardır:
………….

Bu çölün,
bu dağların,
bu nehrin ve bizim önümüzde
yirmi iki gün ve gece fasılasız dövüşüp
düşman ordusu ric’ata mecbur kaldı.

Anayasal düzeni Meclisle birlikte kurarken yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı için deSakarya Savaşı'nda başkomutanlığı üstüne alır.

Ağustos 1921 ayı çetin geçecektir.Önünde duran duran Ağustos 1922, Büyük taarruz, Dumlupınar kurtuluşu muştulayacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 983
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster