Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
244
 

Anayasaya kuyruk lazım

Anayasaya kuyruk lazım
 

 

Bundan yıllar önce Kıbrıs şehitleri caddesinde; kervan pasajı önünde bir adam ve köpeği vardı. Oradan her geçtiğimde bu adama nefretim, gün be gün artıyordu. Çünkü sahibi olduğunu düşündüğü köpeğinin kafasına şapka, gözlerine gözlük önüne de bir tas koyarak onun sayesinde para kazanıyordu. O köpeği alıp kaçırmak istesem de hiç birşey yapamıyordum. Hele hele, o köpeğin o haline, heh heh hee diye düşünmeden sırıtanlara daha da kızıyordum. O adama para vermeleri adamın o işi! yapmasının devamını sağlıyordu.

Biz insanlar onurun sadece insana ait olduğunu düşünüyoruz. Ve bu yüzden de hayvanları her türlü onursuz, zavallı duruma düşürmeyi kendimize bir hak görüyoruz. Bir hayvana bakmakla onun sahibi olduğunu düşünüp, onu yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi köle durumuna düşürüyoruz. Hayvanlar insanlar için yaratılmıştır diyerek; taşıt aracı, süs eşyası ve eğlence aracı olarak da kullanıyoruz.

Sabah sabah bir magazin programında sosyete güzelinin köpeklerine bu anlamda yapmadığı eziyeti kalmadığını gördüm. Hayvanı kendine benzeterek, rengarenk boyamış, gözlük, toka gibi bilumum aksesuarlar takarak kendine benzetmiş. Tamam kendi üzerindeki tasarruf sana aittir. Ne yaparsan yap. Ama bir köpeği böyle boyayarak rezil etmenin, onursuzlaştırmaya kimsenin hakkı yok.

Bugün Türkiye'de hayvan hakları diye bir şey olmadığı için hayvanlara o kadar çok zulmediliyor ki. Hem siz sanıyormusunuz ki, her hayvana bakanın elinde bulunan canlının şanslı olduğuna. Yaşadığım süre içinde nelere şahit olmadım ki. İki deli kadının bir köpeği bebek arabasına kemerle bağlayıp gezdireninden, çocukları için mal alır gibi pet shoplardan kedi köpek alanına kadar. Ve perde kapanır; sokağa salıverilmek, son!

Peki pitbullar mı suçlu sizce, onu o hale getiren insan görünümlü yaratıklar mı? Günlerce aç ve karanlık bir odada saldırgan hale getirenler. Kedi, köpeklere tecavüz eden sapıklar, aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor.

Ya deve güreşleri, horoz dövüştürenler. Kendi ilkelliklerini gelenek, anane, kültür kılıfına sarıp sarmalayıp, para kazanan insan görünümlü idiotlar? İnsan mısınız siz hakkaten? Siz insansanız ben ve benim gibi düşünenler insan değil. İnsanlık buysa, ben insan olmayı reddediyorum.

Pet shoplarda küçücük bir kafesin içine tıkılan, tuvalet yapmasın diye, yemek verilmeden satışa sunulan, herkes malını! görsün de alsın diye dükkân önüne, güneşin altına çıkaran vicdansız insan, o kazandığın ekmek nasıl boğazından geçiyor?

Tavuk çiftliklerinde havasız ve sıkışık odalarda, türlü yemlerle yumurtadan yeni çıkan civcivleri 1 haftada tavuk yapan çiftlik sahibi, için rahat mı? Onları öyle bacaklarından aşağı, boğazları aşağıya gelecek şekilde yürüyen bantlara asıp, makinalarda kesen insan, onları her gördüğünde ne hissediyorsun cidden çok merak ediyorum.

Kaburgaları çıkmış sokak köpeklerine bakmadan geçen, sokağına kapısının önündeki gölgeye geldiğinde, kokuyor, çevreye pislik yapıyor diye eline taş alıp, taşladığın köpeğe karşı gerçekten hiç mi bi şey hissetmiyorsun? Sendeki o dalga dalga yayılan o pis kokudan ben rahatsızım ama. Etrafa sorumsuzca fırlatıp attığın çöplerden de rahatsızım. Evime son model banyo yaptırdım diye övünüp durmandan, kafamın şişirmenden de rahatsızım. Su sabun yüzü görmediğin için de rahatsızım. Pis kokularından burnu hassas olan kedi, köpekler de rahatsızdır bilesin.

Çocuğunun isteği ile zorla aldığı kuş öldü de, ona da kuşun bakımı kalmadı diye sevinen anneler de gördüm. Koskoca güvercini, tavşanı, bir serçe için bile küçük olabilecek kafese koyup, parmağını kafesin deliklerinden içeri sokup, gıdıklayarak, çok büyük hayvansever idiotları da gördüm.

Sokak köpeğinin, kedisinin olmadığı şehirler gördüm. Hayvanları sevip de, barınaklarda tuttuklarından değil, toplu katliam yaptıkları için.

Okul önlerinde boyalı civciv satanlar, o civcivleri sırf çocukları istiyor diye satın alanlar, çocuğunuzun yaşı gereği kafa yoramadığı duruma, siz nasıl kafa yormuyorsunuz?

Bir sözüm de facebooka; kedileri köpekleri, çoğu fotoşoplu ya da fotoşopsuz, onları saçma sapan hallere sokup çekilen fotoğraflarına. Bizden daha yetkin bir varlık türü olsa ve istemimiz dışı bizi çeşitli hallere sokup, “aha hah haaaahhh, like, like, like, çok şekerrr” diye bassalar, ne hissederdiniz? Kimse alınmasın, darılmasın.

Anayasa kuyruk lazım; bütün bunlar için anayasada hayvanların haklarının gerçekten yürürlüğe girmesi lazım. Öyle Ab kriterlerine uyum sağlayabilmek için, var ama yok yasaları değil. Gerçekten. Siz de bir nebze olsa sahipli sahipsiz hayvanlara yapılan eziyetlere karşı duyarlıysanız, Hayvan Partisine destek verin. www. hayvanpartisi.org/

hayvanpartisi@gmail.com adresine sevdiğiniz hayvanın ya da kendi fotoğrafınızı da göndererek destekleyebilirsiniz.

Salih ERDAGI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 991
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster