Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
939
 

Anemon ve Manisa Lalesi

Anemon ve Manisa Lalesi
 

Anemon ismini ilk kez, bir kremin prospektüsünü incelerken gördüm. Cildindeki gerginliği kullandığı kremle örtüştüren ve kremi pazarlamaya çalışan bir hanımın vasıtasıyla.

Çiçek ismi ilgimi çekti, araştırdım. Anemon, Manisa Lalesiyle benzerliği olan bir çiçek, çoğu zamanda Manisa lalesiyle karıştırılıyormuş.

Ama kabul etmek gerekir ki  Bence Anemon ismi de bir çiçeğe vermek için oldukça çekici gerçekten.

Manisa Lalesi, Manisa da Spil Dağın da kendi halinde yabani olarak yetişiyormuş ve Soğanlarıyla çoğaltılan bir bitkiymiş. Anavatanı tabiki Anadolu ymuş. Boyu 15-20 cm, güneşte veya hafif gölgede yetişiyor, cinsine göre Şubattan Eylüle kadar çiçek açabiliyormuş. Bu bile onun ne kadar naif bir çiçek olduğunu gösteriyor.

En çok bir tebrik ve düğünlerde kullanılan  "Anemon" ile karıştırılıyormuş. Oysa Anemon makilik alanlarda (ova gibi alçak yerlerde) yetişirken Manisa Lalesi daha yükseklerde (dağlarda) yetişiyormuş.

Manisa tarih kokan bir şehir. Arada misafir olduğum bu şehir beni en sıcak haliyle kucaklıyor her defasında.

Osmanlı Şehzadeleri, İmparatorluğun Yükselme Dönemi'nde bu şehrin veya o günkü adıyla, bu Sancağın uğuruna hep inanmış.

Manisa Sancağı, şehzadeler için Osmanlı İmparatorluğu nun tahtına  açılan kapısı olarak kabul edilmiş.

Bu sancağa gönderilen her  şehzade, tahta en yakın şehzade olmuş hep. Umutla beklemiş taht sırasının kendine gelmesini..

Manisa hep sevilmiş bu yüzden, imar edilmiş buradan tahta çıkan padişahlar tarafından. Bir vefa borcu olarak belkide..

Manisa sarayının bahçesi de ihmal edilmemiş tabiki. Özellikle orada yaşayan sultan hanımların isteği doğrultulsunda, sürekli yenilenmiş, güzelleştirilmiş..

Manisa lalesi, bu çerçevede önce Spil Dağlarından saray bahçesine, oradan Topkapı Sarayı na ve daha sonra bütün dünyaya buradan yayılmış. Belki biliyoruz çoğumuz ama, bir devre adını veren ve ülkemizi simgeleyen bu çiçek yani lale, köken olarak buradan geliyormuş işte..

Manisa lalesi..Osmanı çinilerininde en gözde motifi olmuş..Kırmızı olanı özellikle..

Ama ben yazıma bu renk açmış bir Manisa Lalesi ni uygun gördüm.

Lale bizim ulusal çiçeğimiz biliyoruz değil mi?

Ben laleri  parklarda bahçelerde görünce çok seviyorum. Çok asil duruyor  ve kesinlikle aristokrat bir yanı var. Bu özellik kırsaldan kente, aslında sanki bütün insanımızda var, öyle değil mi?

Sevmez iki büklüm eğilmeyi ,  hakkı olmayana göz dikmez , nasıl desem, eskilerin dediği gibi, "Burnu düşse eğilip yerden almaz" tabiri caizse.

Yazdığım gibi işte.  Lale. Alımlı bir çiçek. Ama en güzeli, Spil Dağı nda açıyor sanırım. Anemon ve lale biraz karıştı benim yazımda da..

Kusuruma bakılmasın. Biraz rahatsızım o nedenle sürç-i lisan ettimse affola… 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Manisa Lalesi" endemik(nesli tükenmek üzere)bitkilerimizden biri, bu gibi nadir bitkilerin artık üretimi ve yurdışına çıkarılması yasak sanıyorum. Elinize sağlık sevgiler

Cemile Torun 
 20.08.2014 21:51
Cevap :
Evet Cemile Hanım. Aslında bazı bitkilerin tohumlarının uygun ortamda saklanması lazım gelecek nesiller bizim kadar şanslı olmayacak. Sevgiler..  21.08.2014 11:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1191
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 648
Kayıt tarihi
: 02.05.14
 
 

İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları severim. Yazmak amatörce de olsa hayatımda bir süredir var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster