Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

14 Temmuz '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
196
 

Anılara Tutunmak...

Anılara Tutunmak...
 

Çünkü bana huzur veriyor serçeler, kırlangıçlar...


.    Anılar, çok ilgimi çeker benim... Esasen okuduğum kitapların bir çoğu da, gerçek hayat hikayelerinin yazıldığı, o dönemin olaylarını da bu hikaye örgüsünde anlatan, işleyen kitaplardır. Bu kitapları okurken aldığım tadı, kurmaca senaryolarla yazılan kitapları okurken alamam...
 
.    Nedir beni çeken anılara? Hele kendi anılarımı da yazmaya başladıktan sonra, iyice belirginleşen geçmişe dönüş ihtiyacı, nedir? Neden sık sık gözlerim dalıyor da, çocukluğumun en kıyıda köşede kalmış anıları, birden canlanıveriyor gözümün önünde?
 
.    İnsan, doğum ve ölüm arasındaki yaşam denen çizgide yol alırken, ölüme doğru yakınlaştıkça, kendini daha gerilere çekme ihtiyacı hissediyor her halde diye düşünmeye başladım. Filmi başa sarıp, o günleri hafızasında da olsa yeniden seyretmeyi istemek, yaşama tutunma arzusundan başka ne olabilir ki? Yaşama tutunmak için bir sebep yaratıyor bizlere, anılar...
 
.    Oysa ki geçmişin bu günden daha özel bir yanı yok. O zaman da acılar vardı elbette... Ama bizler daha rahat tolere edebiliyorduk bu durumları. Gençtik, hayat gailemiz çoktu. Anıları düşünmeye hiç vaktimiz yoktu. Daha ölmeye de çok zaman vardı. İnsanoğlunun en büyük yanılgısı da bu değil midir? Hayatı bitmez sanırız ve ha bire erteleyip dururuz yapmak istediklerimizi. Sonra bir bakmışız ki, zaman kalmamış. Büyük bir telaşa düşer, geçmişte yapamadıklarımızı, arta kalan kısacık sürede yapmaya çalışırız. Ama yorgun bedenlerimiz, bu aşırı aktiviteyi kaldıramaz çoğu kez ve bir noktada tıkanır kalırız...
 
.    Oysa geçen her günümüz, güzel anılar biriktirmek için bir fırsattır. Eşinizi her gün kapıya kadar sevgiyle uğurlamak, çocuklarınızı yaşları kaç olursa olsun, sık sık öpüp, koklamak, anne ve babanızı sayıp, sevip, kollamak, kardeşlerinizle her daim kol kola olmak en büyük mutluluktur bana göre... Ve ertesi gün olduğunda, güzel anılarınız vardır artık elinizde, bir dolu... İçinizdeki öfkeyi bir kenara bırakıp, sakinleşip, hayatın tadını çıkartmak isterseniz, ille de olağan üstü aktiviteler yapmanıza gerek yoktur... Yapabiliyorsanız dünya turlarına çıkın elbette, gecikmiş hayatınızı yaşama adına... Ama ben kuşları seyrediyorum bütün gün balkonumda... Çünkü bana huzur veriyor serçeler, kırlangıçlar... Onların başımın üzerinde benden hiç çekinmeden uçmalarından, büyük bir mutluluk duyuyorum. Kitap okuyorum dingin bir ruh haliyle... Her zaman çok sevmişimdir kitap okumayı zaten... Eşimle gidebildiğim her yer, benim için en güzel seyahattir. Bazen bir köy, bazen bir göl, bazen bir sahil, bazen de bir orman... Ama en önemlisi, çocuklarınızla geçirebildiğiniz kadar çok vakit geçirin. İş-güç derdine düşüp, onlara ayıracağınız zamanı kısarsanız, çok pişman olursunuz ilerde. Çünkü çok kısa bir süre kalıyorlar aslında yanımızda, unutmayın. Bir gün yuvadan uçup gittiklerinde, size kalacak anılar dağarcığı, dolu dolu olsun. Çünkü siz, bu anılara tutunarak yaşayacaksınız. Hayatınıza bu anılar anlam katacak. Dünyanın bilmem hangi ülkesinde çekilmiş resim değil, çocuğunuzla olan resimleri arayacaksınız dağarcığınızda... Bulamazsanız, çok üzülürsünüz...
 
.    Geçirdiğiniz her günü, yarına güzel anılar bırakmak için, dolu dolu ve sevgiyle yaşayın. Öfke ve kinle geçirilen her gün, anılarınızı kirletecektir, emin olun. Kendiniz için, bir kez olsun bencilce davranın ve geçmişte, bu günde, size öfke, kin duygularını yaşatan kimseleri affedin... Ama sadece kendiniz için!... Bu hesaplaşmalardan sonra, çok hafifleyeceksiniz...
 
.    Hayata tutunmak, anılara tutunmak demektir bana göre... Hayatı doya doya yaşarken, sımsıkı tutunabileceğiniz, sıcacık, sevgi dolu anılarınız olması dileğimle, hoşçakalın...
.
.
Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü---Muğla-Menteşe--14.07.2018
Fotoğraf çekimi: F.Fisun Gökduman Kökcü
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dediğiniz gibi anılarımız kimi zaman özlem veya hayıflanmayla karışık garip bir hüzün verse de hayatın sürekliliğini, yaşamanın anlamını hissettirip bizi yarına bağlıyor, bugün de ayakta tutuyor sevgili Fisun hanımcığım. Ve bu yüzden şanslıyız; geçmişini hatırlamak istemeyen kimbilir ne çok insan da var ki bugününde ve yarınında huzurlu bir yaşam ondan fersah fersah uzaktır. Siz bize yine anılarınızı yazın, yazın ki nasıl bilge olunuru birebir ağzınızdan dinleyelim sanatçı ruhlu doktorum. Sevgi ve saygılarımla selamlar...

Tuğba Şardan 
 21.07.2018 12:43
Cevap :
Anıların hepsinin iyi ve güzel olması mümkün değil...İllaki,herkesin hatırlamak istemeyeceği anılar da var.Ama geçmişimizle barışamazsak,yarını inşa etmemiz çok zor olur.Bu günü yaşamak da aynı ölçüde eziyetli olur.Benim anlatmak istediğim,bu acı anıların etkisini azaltarak,hayatımıza güzel anılar katarak,yaşamaya devam etmemiz gerekliliği...Duygularıma tam anlamıyla ortak olduğunuz,beni anladığınız için çok teşekkür ederim.Beni bilge olarak nitelendirmeniz de sizin yürek güzelliğinizden kaynaklanıyor sevgili Tuğba hanımcığım,keşke bilge olabileydim ama değilim:)Yorumunuz için çok teşekkür ederim.Cevabım,şehir dışında olduğum için gecikti,affedin.Sevgi ve selamlarımı gönderdim yürek dolusu.Sağlıcakla kalın...  23.07.2018 23:58
 

Ne kadar doğru. Zaman az kalınca insan anılarını düşleyerek aslında hayata tutunuyor Fisun Hanımcığım. Ne mutlu güzel anılar biriktirenlere, ne mutlu gününün kıymetini bilenlere. Ben de şimdi torunumla anı biriktiriyorum çocukları bir yanda tutup. Bir gün ben gittiğimde beni güzel hatırlasın diye...:) Ve balkon, ve kuşlar, kitap bir de yanında kahve olursa değmesinler keyfime...:) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 19.07.2018 13:56
Cevap :
Ne güzel,torununuz mu var?Allah bize de nasip eder inşallah.Torunlar daha çok sevilirmiş,herkes öyle diyor.Ben daha tatmadım o sevgiyi ama öyle olacağını tahmin ediyorum:)"Anılara tutunmak" yazımın temelinde mutlu anılar var zaten.Olabildiğince güzel anılar biriktirmek,iyi geliyor insana.Siz de tatlı torununuzla güzel anılar biriktirin inşallah,uzun yıllar...Resimdeki balkonumda,bütün gün serçeler ayağımın dibinde dolaşırlar.Bana çok alışkınlar.Ben de kitap okurum,örgü örerim...Kahve olmazsa olmazım ama benim bir de sigaram var yanında maalesef:) Böylece geçiyor emeklilik günlerim...İçten yorumunuz için çok teşekkür ederim.Hayat,sizin gibi içten dostlarla daha anlamlı...Gönül dolusu sevgiler,selamlarımla,sağlıcakla kalın Ayşegül hanımcığım...  19.07.2018 18:20
 

Fisun Hanım, bir süreliğine bilgisayardn uzağım, özürlerile esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 18.07.2018 16:22
Cevap :
Hiç sorun değil değerli şairim,özür ne demek efendim.Sizi merak etmiştim,acaba rahatsız mı diye.Şimdi içim çok rahatladı.İyisiniz ya, bu bana yeter.İyi bir yaz geçirmenizi diliyorum çok sevdiğiniz Çeşme'de,Ilıca'da.Döndüğünüzde görüşürüz.Teşekkür ederim.Saygı ve selamlar değerli şairim...  18.07.2018 20:14
 

Hayata tutunmayı anılara tutunmakla ilişkilendirmenizde bence bir sorun var. Şöyle ki yeni doğan bir bebek doğanın kuralları gereği hayata tutunması şarttır ve gerekir ama yeni doğan bebeğin tutunabileceği anıları yoktur. Kaldı ki ne mutlu size ki anılarınıza zevkle tutunabiliyorsunuz. Ama birde kötü, berbat anılarla yaşamak zorunda olanları düşünün. Onlar o anılara tutunmak değil ellerinden gelse o anıları unutmak istemezler mi? Bence insan dünü düşünerek değil yarını düşünerek yaşarsa daha yerinde olur gibime geliyor. Kaldı ki "insan ümit ettiği müddetçe yaşar" sözü de herhalde boşuna söylenmiş bir söz değildir. Selamlar:))

Matilla 
 15.07.2018 7:57
Cevap :
Tüm canlılar gibi,insan da yaşama içgüdüsüyle doğar.Kötü şeyler yaşasa bile,hiç bir çocuk ölmeyi istemez.Çünkü ölümü bilmez.Ölümle yüzleştiği zaman,ölümü öğrenir.Ölümü öğrenen insan,her başı sıkıştığında,ölümü kaçış olarak görebilir.İntihar dürtüsüdür bu.Her intihar düşüncesi,intiharla sonuçlanmaz.Çünkü ölüm bilinmezdir ve korkutucudur.Çoğu son anda vazgeçer ve yaşamayı seçer.Benim anılarımın hepsi mutlu değil.Siz,benim yazdıklarım kadarını biliyorsunuz.Yazamadıklarım öyle çok ki.Kötü anılar,kötü insanlardan dolayı vardır.Yazımda belirttiğim affetme metaforu bu yüzdendir.Hayatınıza giren kötüleri affetmeniz,onlarla can ciğer olacağınız anlamına gelmez.Onları beyninizden atın ve hayata devam edin çağrısı benimki.Ben öyle yaptım.Bu kötü anılar yerine,güzel anılar oluşturun ki,tamamın içinde,kötü anılar seyrelsin.Güzel anılara tutunun,çünkü bu anılar,gelecek için bir ümit oluşturur,yaşama sevinci verir.İnşallah anlatabilmişimdir derdimi değerli yazarım.Saygı ve selam ile,sağlıcakla kalın.  15.07.2018 20:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 690
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 281
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Evli ve bir oğul annesi, emekli tıp doktoruyum. Paylaşacağım linkte, halk müziği ile ilgili çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster