Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
845
 

Anılarınız silinsin ister misiniz?

Anılarınız silinsin ister misiniz?
 

“Sakın anılarıma dokunmayın, silmeyin...acı veya tatlı beni anılarımla bırakın, beni ben yapan anılarımdır” mı diyorsunuz?

Bilim adamları, anılarımızı hafızamızdan silebilmek için var gücüyle çalışıyorlar!...Bir gün hafızamızdan anılarımız silinebilse, hangilerini silmek, hangilerini hatırlamak isterdik? Bir an geçmişinize bakın, hafızamızda ne çok anı biriktirmişiz…Bir kısmını hiç hatırlamak istemiyoruz , aklımıza geldiğinde hemen geri kovalıyoruz, bazılarını ise ısrarla çağırıyoruz, anımsadıkça yine gülümsüyoruz, yüreğimize sıcak sıcak yine aynı hoşluktaki duyguları akıtıyoruz.

Kötü veya güzel, acı veya tatlı, anılarımızla birlikte “ bu hayat benim” diyebiliyoruz. Evet, hayatımız anılarımızla bir bütün. Neler yok ki o anıların içinde?...pişmanlıklar, hatalar, kırgınlıklar, kötülükler, haksızlıklar veya tam tersi pek çok güzellikler ve kazanımlarımız. Hepsi de başlı başına bir hayat dersi. Anılarımız olmasa bize bizden ne kalırdı ki?

Bu akşam bu konuya takılmamın nedeni; az önce bir tv kanalında izlediğim program oldu…Programın adı “Günlerin Getirdiği”…Bir bilim adamımız konuşuyor, diyor ki; “insanların hafızalarındaki bir takım anılar artık silinebilecekmiş”… halen gizemini koruyan insan beynine ulaşabilmek anlamında önemli bir bilimsel çalışma ve sonuçlarından bahsediyor, konuşmacılar ve sunucu ile konuyu değerlendiriyorlar.

Amerikalı nöroloji uzmanı Karim Nader’in 2001 yılından beri önce fareler daha sonra da insanlar üzerinde yaptığı araştırmaların sonuçlarına göre; insanların hafızalarında acı veren anıları silmek, böylelikle kötü anıların daha sonra korku, travma, depresyon olarak ortaya çıkmasını engellemek ve tedavi edebilmek bazı terapi yöntemleri ile mümkünmüş. Anladığım kadarı ile anıların silinmesi, beynin resetlenmesi gibi bir şey değil, yani hafızadaki bir takım anıları, bazı bilimsel yollarla geri çağırıp, istikrarsız bir hale dönüştürüp, insana zarar vermeyecek bir hale getirip, yeniden hafızaya geri gönderilebiliyorlar. Kısaca ; anının orijinal şekli hafızadan silinmiş oluyor.

Hani bir şarkı vardı “herşey bir rüya olsa, unutarak uyansam" diyen…anıların silinmesi de bunun gibi bir şey olsa gerek. Biraz bilgi taraması yaptığımda karşıma bir sinema filmi çıkıyor, araştırmacılar da bu filme atıfta bulunuyorlar. Filmin orjinal adı "Eternal Sunshine of the Spotless Mind". Türkçeye "Sil Baştan" ismiyle çevrilen, Jim Carrey ve Kate Winslet'in baş rollerini paylaştıkları bir film. Nasıl oldu da izlememişim, konuya takılınca baya bir hayıflandım. Hatıraların insan hayatında ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir filmmiş. Bir kadın ve bir adam, ilişkilerine dair tüm anılarını sildirmek için gizem dolu tıbbi bir müdahaleye başvururlar. Ancak kadın gözyaşı ve kızgınlık dolu anılarının altında sevgilisine karşı duyduğu büyük bir aşk olduğunu ve onu kaybetmek istemediğini fark eder ve anılarını silme işlemini durdurmanın bir yolunu arar.

Anıları unutmak veya hafızadan silinmesi, tıbbi açıdan mutlaka çok faydalı olabilir ama bir de işin beyinle bu derece uğraşmak gibi bir tuhaf boyutu da var. İnsanoğlu unutabildiği için şanslı mı değil mi, açıkçası kafam takıldı kaldı.

Yani, insan sadece güzel anılardan oluşan bir yaşam mı sürmeli, yoksa hayatı yaşanmaya değer kılan hem acı hem de tatlı anılarımız mıdır? Sonuçta yaşamdan ders almak da acı anılarımız sayesinde olmuyor mu? Acı çekmeden mutluluğun kıymeti de bilinmez ki…sürekli gülümseyen bir insan olabilir mi? Bu da başka bir tuhaflık doğrusu.

Aklınıza hiçbir acı, kötü anı gelmeyecek, hepsi silinip gidecek…o zaman yaşam mücadelesinin ne anlamı kalacak? Yanlışlarımızdan nasıl ders alacağız? Uğradığımız haksızlık ve kötülüklere karşı koyabilmek bizi daha güçlü yapar diye düşünüyorum.

Yanlış mı düşünüyorum bilmem ama anılarla bu kadar uğraşmak ve anıları silmek çok da etik gelmiyor bana.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bence insan tercih ettiği insanların zihinlerine bir kanal açabilmeli.. birleşik zihin. yazını okuyunca bende böyle düşünceler şekillendi. böylece kendini hızla tnıtmış olursun.. kendimi düşünüyorum hiç geriye dönüp bakmıyorum..hiç bişey taqşımıyorum belki annemden kaynaklı o hep herşeyi olumsuz olanları özellikle hatırlar ve uykusuz kalır uyuması için verilen ilaç sznki hafızasını siliyor unutturuyor.. belkide eğer beni taşırken emzirirken benzer ilaçlar kullandı ise bende böle bi durum gelişmiş olabilir yoksa ayvayı yemiştim.. iyi kötü geçmişi taşımıyorumbeynimede sadec dil öğrenmek okumadığım kitaplarıokumuş hale gelmiş olmak için müdahale ettirebilirim. hep anda kalabilmek gerekir. sevinç yeniden yaşanmalı insanın kendini yenilemesi bu.. gam yok kasavet mi idi yok yani derler ya... eline sağlık sevgiler...

Salih ERDAGI 
 19.12.2009 19:31
Cevap :
Birleşik zihin!...iyileştirmek, güç katmak, ayakta kalmasına yardımcı olmak anlamında evet. Geriye dönüp bakıyorum, kötü anılardan işime yarar olanı seçiyorum, yani beni br daha aynı hatalara sevkedecek olanlardan çıkarımlarımı alıyorum,gerisini ben de ait oldukları dönemde bırakıyorum...ama bir de gülümseten, huzur veren anılar var, onları da saklıyorum, koruyorum ki, kötüleri etkin olunca onları yensin diye...buna "geçmişten güç toplamak" diyorum...yoksa hayat yaşanılası olmaktan çıkardı...evet birleşik zihin, ama ayrıştırılabilmiş ve seçilmiş anılarla birlkte sadece bugünü yaşamak... geçmişi taşımak ama yük olmasına ve yıpratmasına da hayır...gam da olur kasavet de, sevinç te olur kahkaha da...hepsi biz insanlar için...çok teşekkürler birleşik zihin:)) sevgiler  19.12.2009 21:24
 

Zaten bu ülkede yaşananları bir çırpıda unutanlardanız.Bizim için pek gerekli değil gibi.:)))Ama kendikilerimi silip başkalarının acılarını yazabileceklerse ben varım.Yada bu günün parti yöneticilerine yapılsa mesela.Örneğin Devlet 'Bahçeli'ye; biri dağa çıkmış biri askerde iki çocuğunu yitirmiş annenin acısını yükleseler.Ne hissederdi acaba...Sevgiyle kal Beran'cım.Gene çok güzel yazı.

Leylim. 
 19.12.2009 15:40
Cevap :
Bu memleketde olanları unutmak mümkün değil, nasıl olur da insanlıktan bu kadar uzaklaşırıldığımızı unutabiliriz...unutmayalım ki paylaşalım ve karşı duruşumuzu sağlamlaştıralım...iş dönüp dolaşı yine de "vicdan" a geliyor..."acı yüklemek", evet bazılarına bazı acıları yüklemeli,kesinlikle katılıyorum...çok teşekkürler, sevgiler  19.12.2009 21:28
 

İyi ya da kötü, acı ya da tatlı hiç bir anımı vermek istemem, biri giderse eksik kalırım. Çünkü onlarla yoğrularak kıvam buldum:) Ama bilim adamlarının bu araştırmalarının bazılarının bende merak edip okudum, sanırım daha kronik vakalar için bu tekniği kullanacaklar. Çünkü bazen insan bir olaya o kadar çok takılı kalıyor ki, geçmişte kalıyor, ilerleyemiyor. E, bu durumda olanlar için gerekli bir yol olabilir. Ama şu anımdan sıkıldım, sildireyim bari boyutunda olmasın:)( zamanla buda moda olursa şaşmam:))

mea culpa 
 18.12.2009 20:12
Cevap :
Merhaba mea, sayfama hoşgeldin...ben de aynen senin dediğin gibi acı ve tatlı anılarımla kıvam buldum, o nedenle yorumunu hissedebiliyorum:)) ama kendimi şanslı da hissediyorum, zira kötü anılardaki hata katkı payımı öğrendim:) dersimi aldım...her insanın güçlüklere karşı koyma gücü bir değil, tıp da bu kişiler için yeni yöntemler arayışında...umarım "insan" için iyi bişidir:) bilim insanlar için haldır haldır çalışıyor...mu acaba?...teşekkürler, sevgiler  18.12.2009 21:08
 

Bizi biz yapan geçmişte yaptığımız doğrular ve yanlışlar değil mi?

Ali Gülcü 
 17.12.2009 15:47
Cevap :
Bizi "insan" yapanlardır...eğrimiz,doğrumuz, hatıralarımız...kesinlike katılıyorum, teşekkürler Ali, sevgiler  17.12.2009 20:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2273
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster