Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '09

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
2951
 

Anız yakmak geleceği bereketsizleştiren bir cinayettir

Anız yakmak geleceği bereketsizleştiren bir cinayettir
 

denlim@dicle.edu.tr
Bu yıl hasatttan sonra tarım alanlarından yükselen dumanlar bir felaketin habercisi gibi akciğerlerimize kadar girip yine içimizi karartmaya devam ediyor. Çevreyi kirleten ve geleceği bereketsizleştiren bir cinayettir “anız yakma”. Anız, ekin biçildikten sonra tarlada kalan ve çoğunlukla bitkilerin kök, yaprak ve saplarından oluşan kısma verilen isimdir. Görünen o ki ne basında yaralan konuyla ilgili uzman kişi, kurum ve kuruluşların <ı>“anızı yakmayın” uyarısı ne de Diyanet’in <ı>“Anız yakmak canlıyı öldürdüğü için haramdır” söylemi engelliyebilmiştir anız yakmayı.

Toprak çeşitli kaya ve minerallerin fiziksel, kimyasal ayrışması sonucu meydana gelen bünyesinde organik ve inorganik maddelerin yanı sıra hava, su ve canlı organizma bulunduran farklı katmanlardan meydana gelmiş doğal canlı bir örtüdür. Yerkabuğu üzerinde bulunan toprak tabakası birkaç cm den 2–3 m ye kadar olabilir. Toprağın üst tabakası yani toprağın işlendiği ve tarımın yapıldığı kısım, humusça zengin, bitki ve diğer canlıların beslenmesinde gerekli temel besinleri bünyesinde barındıran bir karışımdır.

Doğal denge, birbirinden farklı canlıların varlığının bir sonucudur. Doğada ekolojik önemi olan maddelerin belli bir döngü içerisinde birbirine dönüşerek şekil değiştirmesi doğal dengenin temel esaslarından kabul edilir. Birbirine dönüşen bu maddeler, sürekli olarak canlılar tarafından yeniden kullanılır. Toprağın içerdiği organik maddenin kaynağının esası da bu söz konusu dönüşümlerin bir sonucu olarak meydana gelir. Toprak yüzeyinde bulunan mikroorganizmalar yüzeydeki bitki atıklarını humus adı verilen besin maddesi kaynağına dönüştürerek toprağı organik maddece zenginleştirir. Bu da bir sonraki dönemde ekimi yapılacak bitkiye hazır besin maddesi kaynağı sunmaktadır.

Anız yakmanın nedenleri; bir sonraki ekim dönemine geçişte sürümü kolaylaştırmak, hasat sonrası tarlada kalan sap, kök gibi bitki atıklarını yok ederek toprağın işlenmesini kolaylaştırmak, daha kolay tohum yatağı hazırlamak, bitki ve atıkları üzerindeki olası hastalık etmenlerini yok etmek ve yabancı ot ve haşereleri ortadan kaldırmak gibi sıralanabilir.

Anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini değiştirerek, biyolojik dengeyi bozduğu beraberinde toprak verimliliğini düşürdüğü bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Toprak verimliliğinin düşmesi bir sonraki yıl yapılacak üretimde daha fazla gübre kullanılmasına neden olarak üretim maliyetini artırmakta ve toprak kalitesini düşürmektedir. Anız yakma, toprak yüzeyinde bulunan ve bitkileri besleyen temel besin kaynağının yok olması, organik maddenin topraktan uzaklaşmasından dolayı toprağın fakirleşmesi, yararlı mikroorganizmaların ortadan kalkması nedeniyle de doğal döngü ve ekolojik dengenin bozulması gibi sonuçları beraberinde getirmektedir. Toprağın üst yüzeyinde bulunan organik maddeler aynı zamanda yağmur sularının emilmesini sağlayarak toprakta kümeleşmeyi engeller ve erozyonla toprak kaybını en aza indirir. Anız yakmanın diğer önemli bir sonucu da orman yangınlarına sebep olması ve anızla birlikte diğer komşu tarla ve bahçelerin de yanmasıdır. Anız yakma sonucu meydana gelen gazlar ise çevreyi önemli düzeyde kirletmektedir.

Gelişmiş ülkelerde hiç rastlanmayan anız yakma, ülkemizde yürürlükte olan 2872 sayılı Çevre kanunu ile hukuken suç kapsamına alınarak anız yakma fiili kesinlikle yasaklanmış olup yakanlar hakkında kanuni işlem yapılması öngörülmektedir. Ancak, ilgili kanunda yer alan cezaların uygulanmasındaki aksaklıklar ve ceza miktarının caydırıcı olmaması nedeniyle anız yakmanın pek önüne geçilemediği görülmektedir.

Yapılacak yeni kanuni düzenleme ve uygulamaların yanında, çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Çiftçi, anız yakmanın toprağı verimsizleştirerek bir sonraki ekimlerde üretim maliyetini artıracağı bilincine varması gerekir. Çiftçilerin topraklarındaki anızı yakmaması için ek ödeme, ödül veya toprak koruma pirimi gibi bir takım teşvikler ile ikna edilmesi gerekir. Gerekirse anızı tarladan uzaklaştıracak alet ekipmanı yardımı yapılarak toprak yüzeyinde bulunan anız toplanarak değerlendirilebilir. Başta Valilik ve kaymakamlıklar, suç kapsamında olan bu olayın takipçisi olarak ilgili kanunun gereğini yere getirmelidir. Para ve hapis cezası ağırlaştırılmalıdır. Çiftçilerin anız yakma nedenleri göz önüne alınarak geliştirilecek tarımsal yöntem ve uygulamalar ise sorunun çözümüne büyük katkılar sağlayacaktır. Toprakların milli servet olduğu ve gelecek nesillerin de bu toprağa bağımlı bir yaşam süreceği göz önüne alarak güzel ve verimli bir çevre için anızları yakmayalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2636
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster