Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
271
 

Ankara çayı

Ankara Çubuk Çayı eskiden bir başka güzeldi. Kışınki hırçınlığını saymazsınız, baharları sakin, nazlı ve tertemizdi. Etrafı yemyeşil ağaçlarla kaplı bağ bahçe ve tarlalarla çevriliydi. Balık tutmaya gelen avcılar. Piknik yapan, kafasını dinlendirmeye gelenlerle insanlar hafta içi ve hafta sonu buraları doldururdu. Bir gün okul çıkışı derslerimizi yapıp dere kenarına indik.

Uzaktan baktık bu güne kadar hiç görmediğimiz bir manzara. Ufak bir sandalye üzerinde, ağzında piposu, başında yuvarlak ve kasketi andıran bir şapkası, elinde kalınlı inceli fırçaları ile bir adam. Önünde üçayaklı bir panoda(şövalye) bir şeyler karalıyor. Bazen fırçayı bir gözüne yaklaştırıp uzaklara bakıyor, sonra panoya bir şeyler çiziyor. Üstüne oturduğu minik taburenin yanında yine küçük bir sehpada tahta bir kutuda boya ve fırçalar, tiner ve üstübü parçaları var. Daha sonra bu adamın ünlü bir ressam olduğunu duyduk. Bizim dere kıyısının güzelliğinden ilham alarak eserler ortaya koyuyor. Çok değil beş yıl sonra bu anlattığım manzara tam tersine döndü. O yemyeşil dere kenarı sanayi ve evsel atıklarla önce kirlendi. Sonra suları azaldı. Balıklar ayaklarını sudan kesince, kurbağalar onların yerini aldı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 405
Toplam yorum
: 240
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 19.04.07
 
 

Okumayı ve kendimce yazmayı severim. Samimi eleştirilere açık biriyimdir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster