Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
1101
 

Ankara'da bir yılbaşı akşamı...

Ankara'da bir yılbaşı akşamı...
 

Yeni yıl yaklaşıyor...

Acısıyla tatlısıyla bir yıl daha geride kalıyor...

Bugün Hicri yeni yıl.

Yirmi küsur gün sonra da Miladi yeni yıl başlıyor.

Geçen yılı iki kere düşünüp iki kere muhasebesini yapma ve yeni yıla üstünden iki kere geçilmiş sağlam kararlarla başlama şansı diye geçti aklımdan bu hal.

Yıllar geçiyor...

Hayat geçiyor...

Ömür geçip gidiyor...

Hayatım boyunca kutladığım yeni yılları düşündüm bu akşam.

Bende iz bırakan tek yeni yıl akşamı yirmi yıl öncesinden...

Ankara'da geçirdiğim bir yılbaşı.

Neden sadece o gece iz bırakmış bende?

Bilmiyorum.

Soğuk bir Ankara akşamında Sheraton'un önündeki ışıklı ağacı hatırlıyorum...

Kuğulu Park'tan geçtiğimi hatırlıyorum...

Yürüdüğüm caddenin adını unuttum şimdi ama ışıl ışıl parladığını hatırlıyorum...

Cadde üzerindeki mezeciden sandviç aldığımı hatırlıyorum...

Kar yoktu...

Soğuktu sadece...

Radyoda ne vardı...

TV'de ne vardı...

Unuttum...

Otobüsle eve dönüşüm kalmış aklımda.

Bir de apartmanın içimi üşüten soğuğu...

Yalnızdım o akşam evde.

Kırk yılda pek çok yılbaşı gecesi yaşadım.

Bazıları evde...

Bazıları hastanede nöbette geçti.

Bazılarında bütün aile biraradaydık...

Bazılarında yalnızdım.

Ama sadece o Ankara gecesindeki yılbaşı var hatıralarımda.

Ankara'yı belki de ilk o akşam sevdim.

Işıl ışıl gecesine...

Suskunluğuna...

Sokaktaki çiçekçilerine...

Kokina demetlerine...

Sıhhiye köprüsünden Kocatepe'nin görünüşüne...

Şehrin görünüşüne...

Tren seslerine...

Beni sarıp sarmalayışına...

İlk o akşam vuruldum belki.

Kimbilir...

Diyacahsan niye?

Ne biliiimm...

İşte ele :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her yılbaşı olduğu gibi bu sene de Kızılay ana baba günü olacak. Asıl önemlisi bağıran, elinde içki şişeleri ile dolaşan sarhoş serserilerin etrafta dolaşmaları. Siz siz olun yılbaşı gecesi Kızılayda pek dolaşmayın. Saygılar.

İlker Çokkeçeci 
 30.12.2009 16:46
Cevap :
onlar heryerde var, yandan geçiyorum ben de:)  31.12.2009 8:29
 

Ankara'nın (eskiden) yılbaşı akşamlarındaki sessizliği, dinginliği pek güzeldi... Bilirdiniz ki, ışıkları yanan memur evlerinde (olabildiğince) güzel bir sofra kurulmuş, olabildiğince mutlu yaşayan insanlar "portakal kokulu" bir akşam geçirmekteler... Sokaklarda sadece evsizlerin, yalnızların ayak sesleri duyulurdu. Bir de mahalle bekçisinin düdüğü... Dansözün çıktığı saatte evlerden bile ses çıkmazdı. Soluksuz izlenen siyah-beyaz Nesrin Topkapı hayatı durdururdu. Saat 2 civarlarında memur evlerinin ışıkları tek tek kapanmaya başlar, sokakta bir-kaç sarhoşun narası, bekçinin düdüğü ve sokak köpeklerinin havlamasından başka çıt çıkmazdı... Şimdilerde biraz değişti durum, ama gene de güzeldir Ankara'da yılbaşı... Bekleriz. :-) Sevgiler, saygılar...

Haluk Seki 
 18.12.2009 9:14
Cevap :
inşallah :)  18.12.2009 9:22
 

Bir yılbaşı gecesinin sabahı Belediye binasının önündeki beton çiçekliğin içinde uyandım... Üstelik kar da vardı... Nedeni, niçini uzun hikâye...

Ali Gülcü 
 18.12.2009 0:49
Cevap :
olur bazen :)  18.12.2009 9:08
 

Ankara'da yağmur yagıyıı,kar yagıyııı,üşümüyom... Diyacahsan niye? İşte elee

Serçe! 
 17.12.2009 21:52
Cevap :
:)  18.12.2009 9:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 403
Toplam yorum
: 2160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 992
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. Emekli oldum ve kendi işimi kurdum. İzmir'de yaşıyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster