Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
199
 

Ankara’da ve diğer tüm kentlerde yaşayanların dikkatine!

Ankara’da ve diğer tüm kentlerde yaşayanların dikkatine!
 

Ankara’da yaşadıklarımız konusunda yazılacak, söylenecek çok şey var ama yazmak içimden gelmiyor.

İnsanlar öfke ve çaresizlik içinde tüm duygularını döktüler. Söylenecek çok bir şey kalmadı gibi görünse de yazılması, hatırlatılması gereken çok önemli bir konu var.

Bunu Ankaralılar için değil tüm büyük kentlerde yaşayanlara “hatırlatmak ve tepki göstermenizi istemek” için yazacağım.

Çok önemli bir ayrıntıdır bu. Güvenliğimiz bu ayrıntının üzerinde durmadığımız için her an tehlikededir!

Bilirsiniz, Ankara'da saldırılardan sonra Avm ve özellikle metro girişlerinde bir kaç personel kapıya dikilir ve ellerinde işe yarayıp yaramadığından emin olmadığım bir cihazla çantalarımızı kontrol ederler.

Aradan bir süre geçer, hayat normale dönmeye başlar. İşte zaaf bu “normale dönüşte” ortaya çıkar ve hiç birimizin de umurunda olmaz. Ta ki, bir sonraki saldırıya kadar!

Aslında herkes farkındadır. Özellikle Metro ve Ankaray’da güvenlikçiler yine gişelere yakın bir yerde “dikilirler” ama ya yanındakiyle sohbet ediyordur ya da telefonuyla oynuyordur.

Bu iddia gündeme gelse inanıyorum ki derhal yalanlamalar başlar. Hatta abartılı aramalar yapılarak “ne kadar güvenilir güvenlikçiler” olduklarını ispat etmeye başlarlar.

Ben de derim ki; oturun kamera görüntülerini izleyin! Zafiyet var mı, yok mu görün. Ne diye koydunuz kameraları oralara?

Bakın kendi yaşadığımı anlatayım:

Patlamadan bir gün önce ellerimizde çantalarla AŞTİ Ankaray'a girdik. Arama yapılmadı. Güvenlik ortada yoktu, olan da telefonuyla oynuyordu.

Gece Kızılay'dan elimizde çantalarla metro istasyonuna girdik, yine arama yoktu. Güvenlik bir kaç kişiyle sohbet ediyordu.

Her iki girişte de bizim gibi "şüpheli görülebilecek" pek çok çantalı girdi Kızılay Ankaray durağına.

Arayan yok, bakan yok... Aramızda konuştuk; şurada bir saldırı olsa, değil yardım, cenazeler bile çıkartılamaz!

Çok basit bir test değil mi? Ankara’da yaşayan çoğu kişinin dikkatini çekmiştir bu.

İşte bu konuda herkese güvenlik zaafını hatırlatıyor ve herkesi TEPKİ VERMEYE davet ediyorum.

Avm ve Metro girişlerinde güvenlik personeli, girişlerle ilgilenmiyorsa, TEPKİ GÖSTERELİM!

Neden görevini yapmadığını soralım. Hatta mümkünse görüntüleyip sosyal medyada yayınlayalım.

Uyardığınızda "biz şüphelenecek kişileri biliriz" gibi cahilce savunma yapmalarına izin vermeyin. O zaman çıksınlar sokaklarda bombalı araç arasınlar!

Bizler, büyük kentlerde yaşayanlar, bu duruma tepki göstermek ZORUNDAYIZ!

LÜTFEN, sadece siz tepki vermeyin, böyle bir tepkinin oluşması ve bu bilincin yaygınlaşması için ÇABALAYIN.

Güvenliğimiz "kapağı güvenlik işine atmış sorumsuzlar" tarafından sağlanamaz.

Şikâyet edersem ekmeğinden olur diyerek vicdan muhasebesi yapmayın!

Ya o işinden olacak ya da biz canlarımızdan olacağız.

Seçim sizin!

TEPKİ, LÜTFEN TEPKİ!

Metro ve Avm girişlerinde aramaları doğru dürüst yapmayan tüm güvenlikçileri uyaralım ve gerekirse “polise” şikâyet edelim!

Kapalı otoparklara LPG ile çalışan araçları park ettiriyorlarsa bunu da şikâyet edelim.

Hangi kentte olursanız olun, güvenliğinize önce kendiniz sahip çıkın…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok gerekli bir uyarı ve tepki yazısı bu! İzmir' de de durum aynı ve ben bu sebeple metroda iki defa istasyon amirine ihbarda bulundum bu lakayıt görevlilerle ilgili. Ancak gelin görün ki, değişen bir şey yok. Tuhaf olan benden başka da buna dikkat eden birine rast gelmedim şu ana kadar. Özel güvenlik şirketleri çok kontrolsüz maalesef ve daha tehlikeli olanı bu bizim umursamaz halimiz...Bu kafayla daha çok faciaya " kader " deriz biz. Tipik Şark zihniyeti...! Teşekkür ve selamlarımla...

Çiğdem Timur 
 15.03.2016 21:22
Cevap :
İzmir'de de güvenliğin zayıf olduğunu İzmirlilerden duydum. Hatta bunun için change.org'da bir kampanya başlatıldı diye biliyorum. Kader anlayışını kast sistemlerinin kader anlayışına teslim ettiğimiz için her başımıza gelene kader diyoruz. Önce önlem... Sosyal medyada bu bilinci oluşturmak için bir şeyler yazın ve paylaşılmasını isteyin. Ben böyle bir etiket hazırladım ve şu an 8 bin kişiye eriştim. Önemli olan kolektif bilincin yaratılmasıdır. Bu da bir kişiyle başlar çoğu zaman. Tepkimizi her mecrada vermek durumundayız. Yoksa ürkek kedi yavruları gibi yaşar gideriz.Yaşamak denirse... Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygıyla...  16.03.2016 21:59
 

Neyi nasıl kontrol edeceğimizi neyden sakınalım artık bilemez olduk, arapsaçına çevirdiler ortalığı ve kesinlikle size katılıyorum.Selamlarımla.

Tülay EKER 
 15.03.2016 16:56
Cevap :
Terörün, ağababalarının ve halk düşmanı faşistlerin de istediği bu işte Tülay hanım.. At izi, it izi hepsi birbirine karışsın, tepkisiz ve ürkek bir toplum oluşsun.. Hayır böyle olmamalı, tepki vermeliyiz, yazarak, çizerek, yola çıkarak, görevini yapmayanı uyararak, birbirimizi uyandırıp kolektif bilinçler oluşturarak... Tepkili olmak durumundayız. Ne güzel ki sosyal medya gibi bir güç var halkın elinde. Fakat aradan üç gün geçti bu katliam unutulup geyikler dönmeye başladı gene... İşte buna bile tepkili olmalıyız... Saygı ve sevgiyle...  16.03.2016 21:18
 

Dört dörtlük aramalar ya hava alanlarında, ya da adliye girişlerinde oluyor dost. Hele adliyelerde neredeyse iç çamaşırına kadar arıyorlar. Sorumluluk deyince, Avrupa'da bir araçtan yere çöp atıldığında insanlar, hemen telefonlarına sarılarak ilgili birimlere şikayette bulunuyorlar. Ne yazık ki bizim insanlarımızda sorumluluk bilinci yerleşmediğinden ancak, felaketlerin sonunda ağıt yakmasını biliriz. Uyarınız yerinde de, bunu uygulayacak insan sayısı ne kadar olur? Bilinmez. Sevgiler, selamlar...

Erol Özışık 
 15.03.2016 16:17
Cevap :
Kaç kişi bu uyarıyı yapar bilmiyorum ama, bir kişi bile yapsa hiç değilse "güvenlik bilinci" oluşmaya başlamış demektir sevgili Işık... Benim aradığım da o bir kişi işte... Allah muhafaza, daha sonra şikayet blogları yazmak yerine şimdiden yazayım da... Selam ve sevgiyle...  15.03.2016 23:08
 

Kıymetli Haluk Seki;Bildiğiniz gibi birn şarkımızın sözleri" Nede olsa kışın sonu bahardır,buda gelir, buda geçer ağlama" misali geldi, geçti artık gelmez der ve unuturuz.Bu hep böyle olmuştur.Halbuki teröristlerin ne yapacağı hiç belli olmaz.O nedenle yazdığınız gibi hep dikkatli,çok tepkili olmamız gerekiyor.Tepkiler büyümeli bir bütün olmalı.Saygılar sunuyorum.Hep sağlıkla, daima mutlulukla yaşamanızı diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 15.03.2016 15:56
Cevap :
Unutmak bizim en önemli özelliğimiz zaten... Bu saldırı da bir kaç gün sonra tarihe gömülür. Ta ki yeni bir saldırıya kadar... Söylediğiniz gibi terörün, belanın ne zaman, nereden geleceği hiç belli olmaz sevgili Burakgazi. Ortada bunca "manyak" varken hiç değilse bu konuda tepkili olmamız gerekiyor. Sonuçta hepimizin canı söz konusu... Sevgi ve saygıyla...  15.03.2016 23:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 1679
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 27.05.07
 
 

Yaşayacağım yıllar yaşadıklarımdan daha az... Öyleyse "adam gibi yaşamalı" diye düşünüyorum. Kola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster