Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
2986
 

Ankara'nın Tarihi Konakları...


Ankara'nın başkent olmasının yanı sıra önemli bir özelliği de Hititlerden Roma'lılara ;oradan Selçuklu'lara değin geniş bir arkeolojik ve tarihsel zenginliğini, genç Cumhuriyet kuşaklarına altın bir tepsi içinde sunmasıdır...

Doğduğuım,temiz havasını soluyarak büyüdüğüm ;ömrümün yarısını geçirdiğim ve hala ziyaret etttiğimde duygulandığım bir modern kenttir Ankara'mız...

Eski Ankara'lıların merkezden uzaklaşarak Çay Yolu,İncek,Gölbaşı ve Bala sırtlarına hızla dağıldığı günümüzde,Başkentimizde, kentleşmenin çağdaş çizgilerini de görmek mümkün olmaktadır...

Şehirleşmenin ve hızla büyümenin insanlar üzerinde oluşturduğu negatif enerjiden payını alan gelir düzeyi yüksek olan Ankara'lıların ''dışa açılmaları '' yadsınmamaktadır.

Bilinçsizce ve proğramsız uygulanan taşıt trafiğinin getirdiği kötü yaşamsal engellerden kaçıştır bu !..

Belediyelerin adeta yarışırcasına halkın parasını ''çar-çur '' ettiği ,bol gürültülü ve çirkin seslerin sunulduğu (?) konserlerden kaçışın sonucudur bu !..

Mahalle aralarıda yapılan bol ''maytaplı'' davul-zurnalı ''zoraki düğünlerin '' kontrolsüzlüğünün de ürünüdür bu kaçışlar...

Fakat ,hernekadar ''merkez-kaç kuvveti'' görülmesine rağmen tarihi doku, gerçek Ankara'lıyı ve yurtseveri kendi gizemli atmosferine çekmektedir.

Gezmeyi ve gözlemlemeyi seven ve bunu hobi edinen bir ''araştırmacı blog yazarı '' olarak yoğun koşuşturmalarım arasında, Ankaramızın değişik köşelerini gezme fırsatım da oluyordu tabi...

Tarihsel yapılara olan hayranlığım nedeniyle, öncelikle Ankara Kalesi'ni gezmeyi planlamıştım.Eski Ankara evlerinin rahmetlik Özal Dönemi'nde kredilerle özendirilerek yeniden yapılandırıldığına tanık olmuştum.

Ankara'nın ilk yerleşim birimlerinden ve Kurtuluş Savaşı mimarlarına verdiği maddi ve manevi destekleriyle tanınan Hisar, Ankara Kalesi, Ulus civarı esnafıyla yaptığım sohbetlerden ;gezerken gördüğüm tarihi yapılardan mini bir diziyle bahsedeceğim.

Bunlardan birincisi, resimleriyle de tanıtmaya çalıştığım Cemilzade Konağı (Mangalım ) dır.Güleryüzlü personeli ve tarihi yapısıyla özdeşleşmiş dekoruyla hayranlık uyandıran bir mekan...

Burada gördüğüm ocak,tandır,kiler gibi bölümler beni çocukluk günlerime götürdü.Özellikle ortada duran 150 yıllık sobaya ve aynı yaşta olan asılı gözleme sacları;ninelerimin genzimi yakan bazlamalarını anımsatmıştı.Antik değeri yüksek halılar da bir o kadar cezbediciydi...

Ankara Kalesi ve restoran haline getirilen tarihi evlerin otantik ve büyüleyici havasını anlatmanın çok uzun süreceği inancıyla Cemilzade Konağının işletmecisinin ağzından Ankara yemekleri hakkında aldığım genel bilgileri aktarıyorum.


Bu arada şahsıma ikram edilen gözlemeleri de iştahla yerken nedense o eski lezzeti tam olarak alamıyordum.

Nedenini de tahmin etmekte gecikmedim.Çünkü ,benim çocukluğumda yediğim gözleme,bazlama sap ve samanın çalı-çırpıyla kaynaştığı bir ocakta ve ninemin elleriyle yoğurduğu henüz kimyasal katışımlardan nasibini almamış- mübarek mis gibi unlardan -yapılıyordu.






''Eski Ankara mutfağı evin en büyük kısmını meydana getirirdi. Bir tarafta ocak ve tandır, bir tarafta kışlık erzakın muhafaza edildiği kiler bulunurdu. Kilerler genellikle iki katlı olur ve yukarı kısmına mü-sandere denirdi. Mutfağın bir kenarına odun istif edilirdi. Yemekler yere serilen sofralarda yenir, önce büyükler, sonra ev halkı otururdu.''

ANKARA YEMEKLERİ

- ÇORBALAR: Aş çorbası, tutmaç, keşkek çorbası, miyane çorbası, sütlü çorba, tarhana çorbası, toyga çorbası

- ET YEMEKLERİ : Ankara tavası, alabörtme, calla, çoban kavurması, ilişkik, kapama, orman kebabı, patlıcanlı et, sızgıç, siyel, siyer.

- PİLAVLAR : Bici, bulgur pilavı, oğmaç aşı, pıtpıt pilavı.

- KÖFTELER: Kadınbudu köfte, mucirim köftesi, yumurtalı köfte, tohma, tiritli köfte.

- DOLMALAR: Efelek dolması, mantı, şirden dolması (bumbar), yalancı dolma, yaprak dolması.

- BÖREKLER- ÇÖREKLER: Altüst böreği, ay böreği, bohça böreği, entekke böreği, hamman, kana, kol böreği, papaç, pazar böreği, tandır böreği, yalkı.

- YEMEKLER: Carcıran, bici aşı, çılbır, çırpma, göçe, göter, kaile, keşkek yemeği, köremez, mıhlama, omaç, papara, saz, tamtak tiridi, topaç.

- HAMUR İŞİ YEMEKLER: Bazlama, cızlama, gözleme, nevizme, öllüğün körü, su böreği.

- TATLILAR - KOMPOSTOLAR: Ayva boranası, baklava, bırtlak, daşlak, ekir, fıslak, höşmerim, kabak tatlısı, karga beyni, kar helvası, kaygana, köyter, omaç, perçem, saraylı, tiltil helvası, tuhafiye, zerdali boranası, zerdali hoşafı.

EKMEKLER:
Bazlamacın, bezdirme, gizleme, çerpit, ebem ekmeği, kartalaç, kömbe, kete, saçkıran, şerit, yarımca.

....

Olsa da yesek der gibisiniz değil mi?..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yinede tarihin ve tarih kokusunun gectigi heryeri merak ve yeni yurumeyi ogrenen cocuk sevinci ile geziyorum.Ankaranin tarihi evlerindede farkli bir durusu var hani.Size ANTALYA ve SIVASIN tarihi binalarinida oneririm.Oyle muhtesemlerki...Ama yazik bazi gozu aciklarimizin kudaklamalarina maruz kalmasalar keske.Yada halkimiz sahip ciksa bircogunada restore edilebilse..sevgiler ve saygilar...

sekerpinari 
 21.08.2008 14:35
Cevap :
Şeker Kardeş,Tarihi bize anlatanların beceriksizlikleri nedeniyle yeterli bilgi edinemedik. Halbuki kişisel gözlemlerimiz sonucunda, insan yaşamının soylu geçmişini bu binalar ve eserler çok açıkca ele veriyor. Tarihte müstakil,bahçeli konaklarda yaşayanlara imreniyoruz. Şimdiki apartman yaşamı, modern mezarlıklar biçiminde ve gelecekte de hiçbir tarih vasfı olamayacak. Antalya'yı gezdim :)) Sivası da görmek isterim. Ankara Kalesindeki evler muhteşem.Bir tatil zamanı sizi gezdirmek isterim...İlgine teşekkür eder sevgilerimi,selamlarımı iletirim...  21.08.2008 19:03
 

SEVGİLİ ASLİ BAŞKANIM...ESKİ NOSTALJİK ANKARA ACABA DAHA MI GÜZELDİ BİZLERE..? ANKARA'da DEDEMLER,YENİMAHALLE İVEDİK CADDESİNDE OTURURLARDI (1954-1960) İKİ KATLI BAHÇELİ EVLERDİ SIRA SIRA VE ÜST KATDA PENCEREYE OTURDUNUZMU ÖNÜNÜZDEKİ TARLADAN ANKARA-İSTANBUL TRENLERİNİ RAHATLIKLA UZAKTAN GÖREBİLİRDİNİZ.. CEBECİ O DÖNEMİN EN LÜKS SEMTLERİNDEN BİRİYDİ.AMCAMLAR ORADA OTURURDU.BAHÇELİEVLER YENİ İNKİŞAF EDİYORDU.SAMANPAZARI-ULUS İSE TİCARET MERKEZİYDİ.GENÇLİK PARKI İSE ANKARA'NIN KALBİ GİBİYDİ.MİNYATÜR TRENİ İSE PARKIN ETRAFINI TURLARDI..HEY GİDİ ANKARA HEEYY.! BEN EN ÇOK ANKARA TAVASINI ÇOK SEVERDİM.TARHANA ÇORBASINIDA MECBUREN İÇERDİK,YOKSA TATLI YASAKLANIRDI BİZ ÇOCUKLARA,TATLILARDAN İSE KAYMAKLI KABAK TATLISI ELBETDE..BİRDE (A.O.Ç)DONDURMASI İLE İÇME SUYU OLARAKDA "KAVACIK" DAMACANA SUYU. CUMARTESİ GECESİ DÜĞÜNÜNÜZ ŞİMDİDEN KUTLU OLSUN SİZLERE SEVGİLİ ASLİ BAŞKANIM MESUT BEYCİĞİM. NECİP KÖNİ - İSTANBUL / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 07.08.2008 23:43
Cevap :
Saygıdeğer Necip Bey,Duygularıma tercüman oldunuz ve yazıma güç verdiniz...Teşekkürler...Saygılarımla...  12.08.2008 12:24
 

Uzun uzun yaşadığım bir şehir olmadı hiç. Ama sevdiğim arada bir ziyaret etmekten keyif aldığım bir şehirdir. Başkent oluşu ile, Kurtuluş Savaşı'na yakından tanıklık eden bir şehir olması ile hep önemli olmuştur benim için. Oradaki akrabalar sayersinde arada sırada yolum düşer Ankara'ya ama Toyga ve Tutmaç çorbalarının Ankara'ya ait olduğunu bilmiyordum. Güzel yazınınz için teşekkürler Hocam. Saygı, sevgi, selamlarımla...

Özlem Akaydın 
 06.08.2008 9:25
Cevap :
Sevgili Özlem Hanım,Ankara'mız planlı bir mimari yapılaşmayla devamlı gelişmesine rağmen insanı sıkmayan bir atmosferi var.Kapkaçcının,uğursuzun,magandanın olmadığı keyifli mekanlarda huzurla gezebiliyorsunuz.Zamanında yeterince tanıtılamayan Başkentimiz'de bugünlerde yaz sıcağından bunalanlar için buz gibi geceleriyle Ankara Kalesi mekanlarını herkese tavsiye ediyorum...Teşekkürler...Saygılarımla...  06.08.2008 17:39
 

Ben üniversiteyi Ankara'da okudum ama anlıyorum ki bu şehri hiç tanımamışım. Ankara benim için kışları karlı, kasvetli, pis havalı, yazları kuru sıcak bir yer. Sinema ve tiyatroları dışında da bir özelliği yoktu benim için. Halen 20 sonra gittiğimde bile çok sıkılıyorum. Saygılarımla...

moonlight1 
 29.07.2008 0:06
Cevap :
Değerli Öğretmenim,Sıkıntılı öğrencilik yılları ,yaşanan kentleri olumsuz tanımamıza neden olabiliyor.İstanbul'u anlattığım yazılarımda da aynı duyguları yansıtmıştım.Ama inanın şu son günlerde Ankaramızın görülmeye değer ;ama zamanında kaçırmış olduğum yerlerini geziyorum...Yeniden yapılanmanın da olumlu etkisiyle mutlu oluyorum.Size tavsiyem yolunuz düşerse Ankara Kalesini ve çevresini,Bahçeli'nin 7. caddesini,Kuğulu'yu;Dikmen'i,Mogan'ı bri kez daha gezin...Özellikle milletin kavrulduğu şu son günlerde,Ankara gecelerinin bir başka tadı var...Selam ve sevgilerimle...  29.07.2008 0:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1558
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster