Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '11

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
469
 

Ankara seyircisi?

Ankara seyircisi?
 

Siz böyle değilmişsiniz eskiden, anlatıyorlar hep. İbretle bakarlarmış diğer şehirlerden de "Ankara seyircisi bir başka oluyor" diye. Oysa ki artık böyle değilsiniz, dün olduğu gibi... 

Siz, dün salona vaktinde gelmediniz, konser vaktinde başladı oysa ki. Elton John, saat 8'i 7 geçe sahnedeki yerini aldığında siz hala gruplar halinde salona girmeye devam ediyordunuz. Bahaneniz de hazırdı, "biz ne bilelim vaktinde başlayacağını?" Oysa ki, dışarıda verilen kokteylde yemeğinizi yerken siz, sahneye çıkan adam bağırınıyordu "içeri gelin artık" diye. Konser başladıktan yarım saat sonra, hala ve hala içeri girişleriniz devam ederken Elton John'un size garip bakışlar atmasından utandınız mı? Umarım utanmışsınızdır! 

Ben sizi tanıyordum, fakat yanımdakiler tanımadığı için sahneye çıkan adamın "alkış da alkış" diye ön uyarılar yapmasına şaşırdılar, sizi içeri çağırmasına da şaşırdılar. Konser başlayınca anladılar o adamın niye öyle bir uyarı yapma gereği hissettiğini. 

Siz, koca koca adamlar, kadınlar, konser esnasında tuvalete gitmek için salonu terk edip edip, geri döndünüz, sahnede bir sanatçı şarkı söylerken! Taş çatlasın iki saat sabredemediniz demek? Bunu yaparken, oturduğunuz koltuktan kalkıp, belki de izlediği konserin bir saniyesini bile kaçırmamak için gözünü kırpmadan seyreden insanlara engel oldunuz. Sahnede şarkı söyleyen adamı belki de özlemle seyreden birinin, o adamın her anına şahit olmasını engellercesine önünden geçtiniz. 

Bir zamanlar konser adabını (ki bu öyle çok zor, çok uyulması saçma kurallardan oluşmuyor) en iyi bilen seyircilerden biri olduğunuz söylenirdi. Şimdi, tepki göstermeniz beklenirken, konser esnasında salonda "su, su" diye söylenerek dolaşan satıcılara çanak tuttunuz, engellemek bir yana su satın aldınız. 

Siz dün gece şehrinizin kaderini çizdiniz belki de. Ankara'nın gördüğü son konser olmasına sebep oldunuz ya da. Bir daha bir organizatör böyle bir konser düzenlemeyi göze alır mı bilmiyorum. Siz, ertesi gün insanlara "dün gece Elton John'daydık şekerim" diyeceksiniz diye, oraya Elton John'u canlı canlı dinlemekten başka hiçbir amacı olmadan gelen insanlara saygısızlık ettiniz. 550 lira verip de, dışarıdaki kokteyle katılma hakkını kazandınız diye salona geç gelmeyi kendinize hak gördünüz. Biz ise verdiğimiz 50 lirayla, iki şarkı daha fazla duyalım, bir dakika daha çok görelim, bu konserin tadını çıkaralım diye sızlanmadan üç saat ayakta bekledik. 

"Bir daha çal sir" çağrısını bir kez yaptınız ve sonra hemen vazgeçtiniz Elton John'u yeniden görmekten, sanki her gün gelirmiş, her günü bırakın her yıl gelirmiş gibi... Üstelik bu son şarkının yarısında ve hatta Elton John daha bis'ten önce ilk gittiğinde "aman kapıda yığılma olmasın", "aman otopark dolmasın" telaşıyla salonu terk etmeye başlamıştınız bile. En fazla on dakika daha fazla bekleyeceksiniz diye siz, biz o iki fazladan şarkıyı duyamadık belki de alkışlarımız az geldiği için. 

Ve kusura bakmayın ama, siz terbiyesizsiniz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elton John'u pek sevmiyorum, spor salonlarında verilen konserleri sevmiyorum, bulunduğu sanat dalında "elit" bir tabakaya hitap eden sanatçıların konserlerini hem de bürokrasi şehri olan Ankara'da izlemeyi hiç mi hiç sevmiyorum. Çünkü izleyicilerin %60'ı tam da yazınızda bahsettiğiniz gibi ertesi gün etrafındakilere "oradaydım, izledim" demek için gelen sevgili "sanat seviciler" olur. Ve kendilerinde etrafı rahatsız etme hakkını bulurlar. Çünkü onlar için sadece orada olmaktır önemli olan, dinlemek ve keyfini çıkarmak değildir amaçları. Bu yüzden hem sanatçıya hem de gerçek sanat severe en büyük saygısızlığı yaparlar. Ankara eskiden bir sanatsever kentiymiş galiba, şimdi ise Can Yücel'in şiirindeki gibi sadece "sanat sevici"dir kendileri. Geçen yıl İstanbul'da Babylon, "sessiz konser" adı altında bazı kurallar çıkarmıştı, ben de eleştirmiştim. Şimdi düşününce, belki de bazı koşullarda saygıyı bilmeyenlere yazılı kurallarla önceden uyarıda bulunmak faydalı olabilir. Saygı ve sevgiler...

Hezar Yokus 
 07.07.2011 23:25
Cevap :
Aslında spor salonlarında yapılan konserleri ben de sevmiyorum ve tercih şansım olduğu sürece gitmiyorum. Fakat bu sefer ne yapalım ki böyle oldu. Ankara'nın nispeten geniş kapasiteli bir de konser salonuna ihtiyacı vardır belki bu tarz etkinlikler için, eğer hala olursa... Dediklerinize katılıyorum ben de. Konserlerde insanların kısıtlanması bana da hoş gelmese de, bazı "yapılsa iyi olacak" şeyler var salona vaktinde gelinmesi gibi, beklediğim bir tek o... Teşekkür ederim.  07.07.2011 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1069
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster