Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
696
 

Ankara yolculuğu

Ankara yolculuğu
 

Cennet Abla... Ankara Yolculuğundaki baş konuğumuz...


Ankara’ya doğru bir yol göründü bana ve özüme. Özgürlüğümü haykırmaya ve haklarımı istemeye gidiyordum. İçimde bir heyecan bir umut yükleniyordu geçen her dakikalarda. Çünkü ben meydanları seviyordum. Haksızlığın zulmüne karşı tek yürek olduğumuz yer meydanlarımızdı. Meydanlarda toplanıyor sloganlarımızı atıyor haklarımızı çığlıklarımızla duyurtuyorduk zalime karşı.

Her şey güzel gidiyordu.

Yola başlamadan bir ses yükseldi

‘ Cennet burada mı?’

Bakıyordum otobüse cennetin ortasındayım tabiî ki burada diye cevap verdim. Ama maalesef verdiğim cevap sorunun karşılığı değildi. Çünkü otobüsümüzün neşe kaynağı ileride fark edeceğim Cennet ablamızı soruyorlarmış… Tabiî ki o da oradaydı.

‘ Tamam, yola çıkabiliriz. Kimse eksik değil demek ki’ diye bir ses daha yükseldi.

O an anladım ki otobüsümüzün içinde yerinde duramayan neşe kaynağımızın olduğunu…

Yolculuğumuza başlarken cennet abla başladı hani türgü söyleyenimiz yok mu? Tabi o iğrenç ses tonumla başladım ‘ Karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin…’ diye.

Ellerimiz havada seslerimiz kulaklarımızda ezgi olarak gezerken bu mutluluk portresini yaşamak beni ap ayrı dünyalara götürüyordu içimde.

Sonra klasik görüntüler tabi ilerleyen saatlerde yorgun bedenler ve uyuyan birçok insan. Ne yalan söyleyeyim aralarında bende varım. Tabi rüyamda, hayalini yüreğime kazıdığım kalbimin gülümseyen sevdasıyla beraberdim. Otobüsün içinde gidilen her kilometrelerce yolda uzaklaşırken ben o uzaklığı rüyalarımda kapatıyordum. Ancak böyle bir sevdayı uyuşturuyordum içimde. Neyse pek fazla özelime de girmeden yolculuğun devamın da sabaha karşı uyandığımda karşımda bir portre ile karşılaştım. Cennet ablamız iş başındaydı. Güneş hafif yüzünü göstermiş Cennet ablamızda güneşe karşı nispet yaparcasına gözlüklerini takmış ve güneşi selamlıyordu.

Hemen söylendim ablama ‘ooo abla gözlük takmışız. Kaça aldın?’ diye.

10 YTL ye aldığı gözlükleriyle poz vermeyi de eksiltmiyordu tabiî ki. Canım benim ya…

Sonra miting başlamış… Ellerimizde pankartlarımız ağızlarımızda sloganlarımız yürüyoruz hedefimize doğru… Gözümü kaldırdım Cennet ablam en önde gençlerle yürüyorken slogan attırıyordu Anadolu şivesiyle… ‘ Sivas’ın ışıgı sönmeyeceg gardaşım’…

Tabiî ki saatler geçti ve günün sonuna geldik. Herkes bir köşeye dağılmış cennet ablamı da en son gören ben olmuşum ve cennet ablamızı kaybetmişiz. Herkes bir köşeye koşuşturuyor nerede bu kadın diye… 7 numaralı otobüse binmiş kafası esmiş diye… sorduk hemen ‘neredesin sen’ diye… canım sıkıldı sizden 7 numaralı otobüse geçtim diye cevap verdi. ‘Niye abla?’ dedim…

Çaktırma oğlum otobüsleri karıştırdım diye cevap verdi… o an kulağımda yola başladığımız söz çınladı ‘ Cennet burada mı?’ diye… ‘ Cennet buradaysa herkes burada demektir’. Gerçekten de öyleydi…

Gökhan Doğan 10.11.2008 (13.00)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanları birbirine düşürerek, bu Cennet ülkeyi Cehennem yapmak isteyenlere karşı uyanık olmak da bizim sorumluluğumuz..MB'ye hoşgeldiniz..Selamlar..

ali açıköz 
 17.11.2008 17:59
Cevap :
Bu çerçevenin içinde hak istemekte insanlığa haykırı bir durum değil...Yaşamak hakkı istemek gayet doğal. Bu tür katliamların yapıldığını açık açık hataları söylemek bu ülkeyi bölmez. Önemli olan bu tür hakları vermek istemeyerek akıllara zarar fikir sokanlara karşı uyanık olmakta bizim sorumluluğumuz...  17.11.2008 22:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 484
Kayıt tarihi
: 17.11.08
 
 

Kocaeli Üniversitesi İzmit Meslek Yüksek Okulu Muhasebe bölümünü okudum. Sene olarak bitirdim ama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster