Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1436
 

Ankaragücü-Galatasaray maçından notlar ve arkaplan

Ankaragücü-Galatasaray maçından notlar ve arkaplan
 

Ntvspor.net


Kornerlerin ve Keita'nın kıymeti!

Geçmiş haftalarda alınan farklı skorlar nasıl büyük bir gelişim ölçütü değilse, farklı yenilgi de büyük bir düşüş ölçütü değil. Keita ve kornerlerin takım için önemi bir kez daha anlaşılmış oldu. Hikmet Karaman Galatasaray’ın öndeki üç oyuncusunun topla buluşmasını engellemek için orta sahayı kalabalık tuttu. Önde, orta saha karakteri yüksek oyuncular kullanarak Arda ve Elano’nun topla daha az buluşmasını istedi; arkada da Hürriyet, Barbaros ve Semavi ile baskı yaptı. Semavi görece ince oyuncu olduğu için, Karaman, onu zaman zaman hücuma çıkarttı. Keita’nın sakatlığı nedeniyle sahada olmaması Aydın’ın şans bulmasıyla sonuçlandığı için, Ankaragücü savunma yaparken çok zorlanmadı. Kewell da kulübede olunca Ankaragücü ilk yarı boyunca savunma oyununu rahat götürdü. Mehmet Çakır’ın oynatılmamış olması, takımın oyun anlayışı dikkate alındığında, yanlıştı. Top Ankaragücü’ne geçtiğinde yeterince süratli çıkamadılar. Mehmet Çakır bunu sağlayabilirdi; atacağı şutların yapacağı katkı da cabası. İlk yarı boyunca Ankaragücü doğru düzgün şut atmadı. Mehmet Çakır’ın baskı oyunu içinde sırıtabileceği korkusunun bu seçimde etkili olduğunu düşünüyorum; ama Metin’in yerine kullanılmasıyla bu olasılık da en aza indirgenmiş olabilirdi. 70. dakikadan sonra oyuna girdikten sonra Ankaragücü’nün çıkışları daha etkili oldu. İlk yarı boyunca iki takımda pozisyon üretemedi. İlk yarıda Ankaragücü sol açığını birkaç kez Galatasaray savunmasının arkasına kaçırmayı denediyse de, bu, oyuncunun ofsayta düşmesiyle sonuç verdiği için hücumlar başlamadan bitti. Uğur’un hücuma katıldığı ve Aydın’la paslaştığı bir pozisyon sonucunda Galatasaray gole yaklaştı; ama Uğur topun dibine girmeyi düşünmediği için gol kaçtı. Bu pozisyonun dışında, Elano ve Aydın'ın birer şutu vardı; bu anlar, ilk yarı boyunca Galatasaray'ın öndeki etkinliğinin tamamıydı.

Caner hücum seçeneği olmalı

Caner yerini yadırgıyor; hata yapma korkusuyla hücuma yeterince katılmıyor; bu oyuncu bek değil, açık. Maçın son bölümlerinde Aydın’ın sakatlığının ardından ön tarafa Ayhan değil, Caner kaydırılmalıydı. Ayhan topla alışverişi iyi; ama yeterince yırtıcı ve bitirici değil; teknik anlamda sakin bir oyuncu. Galatasaray, geçen seneki takımla çıkmış gibiydi. Bu bize, bu sezonki anlayış farkını gözleme olanağı tanıdı. Lincoln yok Elano vardı. Topal yok Sarp vardı; yani takım esas itibariyle aynı takımdı. Takımın sahaya yansıttıklarında ise geçen seneki oyunla eşleştirildiğinde bir artı gözlemlemedim. Bu, kazanılan maçlarda oynanan futboldan da anlaşılıyordu; ama bu maç, anlaşılmanın ötesinde, bu geçeği "resmi olarak" açığa çıkarmış oldu. Geçen seneki takım Ankaragücü’nü etkili Lincoln performansıyla rahat yenmeyi başarmıştı. Tabi rakip, geçen seneki yumuşak rakip değildi. İkinci yarı Kewell’ın oyuna dahil olması soldaki etkinliği biraz olsun artırdı. Ankaragücü golü öncesi iki takımın da etkili ikişer pozisyonu vardı. İlk pozisyonu bulan Baros ile Galatasaray olmuştu; Galatasaray öne geçebilseydi, skor Galatasaray lehine aynı olabilirdi.

futbolteknik@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 773
Kayıt tarihi
: 05.03.09
 
 

Felsefe okudum. İnsan denilen sürüye hakikatini hissettirmeyi seviyorum. Araba ile, kıyafet ile k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster