Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '20

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
30
 

Anlam

 
Anlam işi, kişinin anadilini tanıması – kullanması – ile yaşam bulur.
 
Anadilini kullanamayan, kurallarıyla birlikte uygulayamayan kişi, anadilinden uzaklaşacağı gibi anlam işini de gerçekleştiremez.
 
Kısaca, anadilinden uzaklaşan kişi anlama gücünü yitirir.
 
Türkçe sesçil, yalın, bir dildir.
 
Bu kolaylığı başarabilmenin yolu kuşkusuz anadili bilincinden geçmektedir.
 
Anlama
 
dinleme / okuma
 
metin / düzyazı,
paragraf,
tümce,
sözcük
 
boyutlarında edilgen biçimde gerçekleşir.
 
 
METİNDE / DÜZYAZIDA ANLAM
 
 
Düzyazı,
 
dilbilgisi kurallarına göre paragraf, tümce ve sözcüklerden oluşan anlatım türlerine verilen genel addır.
 
Bu genel ad, metin / düzyazı, “şiirden düzyazıya geçiş düzyazının tiyatro türünde önem kazanmasıyla geçekleşmiştir.” (Cevat Çapan, Değişen Tiyatro) Bizim yazınımıza da Tanzimat’tan sonra Batı kökenli düzyazı türleri girmiştir.
 
Bu düzyazı türleri Türkçenin sözdizimi kuralları içinde işlenip geliştirildi.
 
Bunlar
 
düşünsel ve yazınsal
genel başlığı altında toplanabilir:
 
Düşünsel türler:
 
Düzyazıda bir amaç için oluşturulan, bilgi veren gazete ve dergi yazıları olarak da adlandırılanlardır.
 
Bunlar:
 
makale,
deneme,
eleştiri,
köşe yazısı,
söyleşi,
gezi yazısıdır. Bir de gerçek yaşam ve yaşantıdan
anı,
günlük,
yaşam öyküsü,
gerçek özyaşam öyküsü,
mektup
 
türlerini sayabiliriz.
 
Yazınsal türler
 
Gerçekleri düş gücüyle kurmaca bir dünyaya dönüştüren, duygusal, çağrışımsal anlatım özelliği taşıyan yazılardır.
 
Örneğin,
öykü,
roman,
masal,
dramatik türler,
şiir
 
olarak adlandırılabilir.
 
Şiir,
 
tüm düzyazı türlerinin işlevini üstlenen insanın ilk anlatım yoludur.
 
Yazınsal ilk tür şiirdir. İlkel insandan bu yana gelişen bütün yazınsal türler şiirden doğup gelişmiş, şiir onların anası olmuştur. (Cristopher Caudwell, Yanılsama ve Gerçekçilik; George Thomson, Şiir Sanatı)
 
 
 
METNİ / DÜZYAZIYI OLUŞTURAN ÖĞELER
 
 
Bir yazıda sözü edilen nesne, ele alınacak durum, anlatılan olay, açıklanan düşünce ya da çözümlenmek istenen sorun
 
konu’dur.
 
Yazı neyin üzerinde duruyor, neden söz ediyorsa konu odur.
 
Örneğin,
 
“. Örneğin,
 
Orhan Pamuk’un
 
Yeni Hayat
 
adlı romanında
 
yeni hayatın peşinden koşan bireyin öyküsü anlatılıyor.
 
İnci Aral’ın
 
Yeni Yalan Zamanlar
 
adlı romanındaysa
 
çözülmenin, yozlaşmanın hızla yaşandığı bir ortamda kimliklerini yitiren insanlar, kimliklerini, yaşamı sorgulayarak çevrelerinde olup bitenleri adlandırmaya çalışıyor.
 
Yazarlar, konuyu okurlara kavratabilmek için sınırlandırırlar.Konunun sınırlandırılması şu noktaların belirlenmesiyle gerçekleşir:
 
1.Konu
2. Görüş Açısı ( Bakış Açısı )
3. Anadüşünce
4. Yardımcı Düşünceler
 
 
 
ilhan Aydın, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 703
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster