Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
627
 

Anlamak ya da anlamaya çalışmak!

Anlamak ya da anlamaya çalışmak!
 

Bayan yargıç


İnsanları anlamaya çalışıyorum. Yazık ki, anlamak ya da anlamaya çalışmak hiç bir şeyi değiştirmiyor. Bir an için yanlış bakanı, yanlış göreni, yanlış karar vereni anladığımızı düşünelim. Bu bize, yapılan haksızlığa ortak olmaktan başka ne kazandırır? Hiç bir şey. O zaman bu yöntem bir çözüm değil.

Bana göre çözüm, icra makamındakilerin içinde yaşadıkları toplumun ürettiği sosyaliteden kaynaklanan farklılıkları kabullenmelerinde yatıyor.

Kafama takılan o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemiyorum. Dün okuduğum köşe yazılarından birinde, (1) Fatih 1. İcra Mahkemesi'nde yaşandığı söylenen bir olaydan bahsediliyor. Bari onu yazayım.

Bir bayan hakim, kocası hakkında tazminat davası açtığı duruşmaya, çarşafıyla çıkan hemcinsini paylamış. Kadın yargıç, davacıdan (galiba) önce yüzünü açmasını, sonra da çarşafını çıkarmasını istemiş.

Davacı çarşaflı hanım bu talep üzerine, "Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında böyle bir şey yok, " diyerek kendini savunmuş. Hakime hanım da, iddiasına uygun kanun bulamadığı için olacak, onun yerine joker kullanmış, "Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz." demiş. Herhalde "inkilaplarına" göre diyecekti. Çünkü literatürümüzde "Atatürk Kanunları" biçiminde bir yasa metni yok.

Sanki, Atatürk ilke ve inkilâplarında örtünme ve çarşaf yasağı varmış gibi. Sanki kendisi dahil herkes, bunlara harfiyyen uyuyormuş gibi. Sanki, Atatürk ilke ve inkilapları insanların kişisel tercihlerinin önünde bir engelmiş gibi. Biliyoruz ki, bu ilkelerde dövme yaptırmak, göbeğe persing taktırmak ta yoktur. Peki bazı kızlarda niye vardır?

Sonra daha da ileri gitmiş, "Sizin Allah'ınız ve Allah'ınızın kanunları burada geçmez!" biçiminde bir cümle kurmuş. Gerçekten davacı kadının, Allah'ın kanunlarını mahkemeye taşımak gibi bir niyeti var mıydı; hakime hanım nasıl böyle bir kanaate ulaştı, bilmiyorum.

Acaba, "Allah'ın kanunlarının geçmediği yer" neresidir? Tüm ülke sathı mıdır, yoksa sadece duruşma salonu mudur? Eğer sadece bu bayanın yetkili olduğu duruşma salonuysa, çözüm kolaydır. Dava, başka bir mahkemeye taşınarak mesele halledilebilir. Yok eğer ifade tüm ülkeyi kapsıyorsa, yeni bir sosyal ve hukuki problemle karşı karşıyayız demektir.

Muhtemelen bu yargıcımız başörtülü değildir. Kıyafetinin üzerine veya görev esnasında giydiği cübbesine her hangi bir simge de iliştirmiş değildir. Büyük ihtimalle giyim bakımından görünümü tarafsızdır. Ne var ki, aynı durum zihin bakımından geçerli değildir. Yargıcımız bu noktada taraflıdır.

Anlaşılıyor ki, dış görünüş insanın iç dünyasını değiştiremiyor. Kişiyi, idolojisinden kaynaklanan yanlı tutumundan kurtaramıyor. O zaman, "başörtülü bayan yargıçlar tarafsız olamaz" tezi, boş bir iddiadan ibaret kalıyor.

Bu olay, tüm fikri farklılıklar açısından yeni bir değerlendirme yapmamızı gerektiriyor.

Bazı insanlardaki zihni işleyiş kesinlikle incelenmeli ve sorun varsa, giderilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Tek gerçeğin kendi fikrinden ibaret olduğunu sananlar rehabilitasyona tabi tutulmalı, başarılı olamayanlar kamu kurumlarındaki karar mercilerine atanmamalıdır. Çünkü ülkemizdeki sosyal problemlerin tamamına yakını, yönetimle ideolojisini özdeşleştiren (yani kargadan başka kuş tanımayan) makam sahiplerinin, farklılıkları dışlayıcı tutumundan kaynaklanmaktadır.

Değişik sosyal sınıflardan gelen, değişik inançlara sahip özel sektör görevlileri meselâ; satış elemanları veya müşteri temsilcileri, nasıl sakin ve sevecen insanlar haline getirilebiliyorlarsa, kamu görevi yapacak kişiler de aynı anlayışa sahip kılınabilirler.

Böylece, ana eksendeki üst düzey kamu çalışanları, toplum fertlerinin aynı fabrikadan çıkmış, aynı ideolojiye proğramlanmış "yapay ürünler" olmadıklarını öğrenmiş olurlar.

Eğer karşımızda tarafsız, sempatik, giyim kuşamla değil de dava ile ilgilenen yargıçlar görmek istiyorsak bunu mutlaka başarmalıyız. Yoksa bizi, tipimize ya da kıyafetimize bakarak yargılayanlardan kurtulamayız.

Resim: http://www.loadtr.com/314235-bayan_yarg%C4%B1%C3%A7.htm
(1)- Ekrem Dumanlı zaman 26.05.2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dövmeli hızmalı bir kız gördüğünüz de nasıl tepki verdiğinizi paylaşabilir misiniz ?

Duyku 
 15.06.2010 14:57
Cevap :
Ben yargı makamında oturan bir hakim değilim. Herkese eşit davranmak gibi bir görevim yok. Adalet te dağıtmıyorum. Hakim, makamı dışında veya içinden çarşaflı bir kadına, ben de dövmeli bir insana farklı bakabilirim. Ama görev esnasında asla! You understand?  15.06.2010 21:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 687
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster